Kürk Kullanıyor Musunuz? O Zaman Siz De Lanetlisiniz!

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Dosyalar - Kürk Dosyası

Bu sadece Çin denen memlekette kürkleri için akıl almaz işkencelerle öldürülen hayvanlar adına bir protesto sayılmıyor diyerek söze girmeli belki ama; önceliğin onlarda olduğu tartışılmaz. Bu ülkemizde ve başka ülkelerde birbiri ardına kapanan, kapısına kilit vurulan küçük işletmeler, ''sweat factory'' olarak nitelenen korkunç işletmelerde karın tokluğuna gün boyu çalıştırılan çocuk işçiler, köle muamelesi yapılan yoksul insanlar adına da bir boykottur evet ama; onların hiçbirinin bu kadar vahşîce bir katliama uğratıldığını hiçbirimiz söyleyemeyiz sanırım...

Hani şu ''bir milyoncu'' tabir edilen dandik uzak doğu mallarının satıldığı dükkânlar var ya; mumdan bibloya, yapıştırıcıdan basit el aletlerine, mandaldan saç tokasına kadar çok geniş bir yelpaze altında neredeyse her haltın satıldığı bu dükkânlara her köşe başında rastlamak mümkün ya; işte oralarda satılan malların etiketlerinin çoğunda ''made in China'' yazılıdır. Tabii bunu ''aldığım bu malı acep hangi ülke üretmiş'' sorusunu sorabilen, kısmen bilinçli tüketiciler farkedebilir. Gerisi için ''ucuz olsun da ne bok olursa olsun, bana ne lan'' mantığı geçerlidir. Bu nedenle ucuz hediyelik arayanlar evvelâ buralara dalar, çoğu o sepetler içinde analı-yavrulu oturan kedi-köpek biblolarına bayılır, ''ay sahici gibi valla, ne şekeeeeeer'' diyerek eşine dostuna, çocuğuna torununa alır. Ya da küçük kız çocuklarının analarının eteğini çekiştire çekiştire alınması için zırladığı tüylü, ponponlu, cicili bicili saç tokaları ''aman üç kuruşluk bişey kardeş, alayım da kurtulayım valla'' şeklinde alınıp kafalara oturtulur. Bunları o ''üç kuruşa'' satın alanların bilmediği ya da bilse de umursamadığı şey bu tür malların üretiminde gerçek kedi-köpek kürkü kullanılıyor olmasıdır, sahicidir yani bunlar, evet, doğrudur, gibisi fazladır!

Haydi buraya kadar da birşey yok varsayalım; bu kürklerin elde edildiği zavallılar dünyanın farklı köşelerinden toplanır, çalınır, alınır, tıklım tıkış kafeslerde Çin'e getirilir. Onlar adına çok korkunç sonlarına doğru, asla geri dönüşü olmayan bu yolculuğun son durağı Çin'dir. Bundan sonrasını anlatmaya benim kelimelerim de yetmez, insanlığım da müsaade etmez. Kalbi taş gibi sert ve sağlam olanlar burayı tıklayıp sonrasında olanları izleyebilir, ona ben karışamam. İzledikten (ya da izleyebildikten sonra diyelim) bu tarz tüylü, sevimli, cici bici şeyleri halen alabiliyorlarsa o da kendilerini bağlasa gerektir. Alsınlar, arkasında binlerce zavallı hayvanın canhıraş feryatları, oluk oluk akan kanları ve sonsuz lânetleri olan bu şeyleri sevdiklerine hediye etsinler, çocuklarının saçına takıp süslesinler onları, ne denebilir ki? 2008 Pekin Olimpiyatları dahil; arkasında, tepesinde, altında, üstünde, kıçında başında ''made in China'' etiketi olan ne varsa lânetlidir, alınması hem kendi ülke ekonomimize, hem de evrensel enerjiye balta vurmak anlamına gelir, bu sistemi beslerseniz canavar semirir, büyür, gün gelir kendi memleketinizde elinizi attığınız herşeyin altında aynı etiketi görürsünüz! Mahallenin köşesinde varolan ufak atölyenin, alışveriş merkezinde bulunan sevdiğiniz küçük dükkânın, terzinin, ayakkabıcının, takıcının, elektrikçinin, yüncünün niye kapandığını çoğunuz belki düşünmez ama zarar hepimizindir. Aldığınız dandik malı beş kere kullanıp atmayı adam gibi birşeye bir defa para ödeyip satın almaya tercih ederseniz cebinizden çıkan ve tasarruf ettiğinizi sandığınız o paranız bile size güler! Çin'in kahkası ise çocuk işçilerin acılarını, orada katledilen hayvancıkların feryadını, açlığı, yoksulluğu her zaman bastırır, olimpiyat hikâyesi de bunların üzerine sürülen Çin malı, ucuz, dandiğin dandiği ve dökülmeye mahkûm cilâ olarak bir süreliğine örter hepsini, o kadar! Siz bilirsiniz...