Sibirya Kurtlarının Burda Ne İşi Var
İnsanlar bakamayacakları hayvanları neden alıyorlar, sonra neden terk ediyorlar? Oysa hayvanlar sahiplerinden ayrı kalınca yas tutuyor, ölüm orucuna giriyor.
Sevgili Feyza Hanım, eşim ve ben 45 senedir Almanya'dayız. Her ikimiz de emekliyiz. Şu anda yazı geçirmek için Ayvalık- Sarımsaklı'dayız. Keşke gelmeseydik...
Sarımsaklı'da bir otelin önündeki kumsala 4 hafta önce bir Sibirya kurdunu terk edip gitmişler. Bu, hayvan küçücük bir palmiyenin gölgesinde, 38 derece sıcaklıkta bütün gün yerinden kıpırdamadan, büyük bir olasılıkla sahibini bekliyor. Kimseye yanaşmıyor. Kaçıyor, korkuyor. Kimse de onun önüne bir tas su koymuyor. Son derece ürkek. Belli ki insanlardan çok çekmiş, kimseye güvenemiyor.
Ben 67 yaşındayım, işimi gücümü bıraktım, ona buz, su taşıyorum, mama hazırlıyorum. 10 gündür bu hayvanla dostluk kurmaya çalışıyorum. Ama herhalde, “Nasıl olsa sen de bırakıp gideceksin, beni boşuna kendine alıştırma” dermişçesine ürkek, biraz yaklaşıp sonra kaçıyor.
Bu hayvanı buraya terk edip giden, acaba o zavallıcığın ne halde olduğunu düşünüyor mu? Vicdanı hiç mi sızlamıyor?
Bakmayacakları, bakamayacakları hayvanları neden alıyorlar, sonra neden terk ediyorlar? Onlar sahiplerinden ayrı kalınca yas tutuyor, ölüm orucuna giriyorlar.
Sibirya kurtlarının bizim memleketimiz gibi sıcak ülkelerde ne işi var? Bu hayvanların buraya getirilmesine kim izin veriyor?.. Şimdi bana müsaade, o zavallı hayvancığı beslemeye, su vermeye, onunla dertleşmeye gidiyorum.
Rumuz: Nuray Y.
Sevgili hanımefendi, her yaz bu olay hemen hemen tüm sahil kentlerinde, kasabalarında yaşanıyor.
Şu anda bulunduğum Datça'da sokaklar terk edilmiş birbirinden cins köpekle dolup taşıyor...
Hepsi bu acıyla boynu bükük, yemeden içmeden kesiliyor. Ben de sizin gibi soruyorum, neden alıyor, sonra da terk ediyorsunuz, diye...
Onların sahiplerinden ayrı yaşayamayacaklarını bilmiyorlar mı?
| < Önceki |
|---|















