Kategori arşivi: Akut

Akut Öğrenci Toplulukları

akut15

AKUT’un üniversiteler ayağı olan ve öncelikle eğitim, toplum bilinçlendirme – sosyal sorumluluk projeleri esaslı faaliyet gösteren, acil durumlarda arama – kurtarma konusunda eğitimlerini tamamlamış üyeleri ile AKUT operasyonel ekiplerine destek olan, bununla beraber ilgili konularda bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten üniversite öğrencileri ve akademisyenlerden oluşan ekiplerdir.

Şu an için AKUT Öğrenci Toplulukları;

  • Abant İzzet Baysal Üniversitesi
  • Adnan Menderes Üniversitesi
  • Anadolu Üniversitesi
  • Bülent Ecevit Üniversitesi
  • Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
  • Hitit Üniversitesi
  • Işık Üniversitesi
  • İstanbul Aydın Üniversitesi
  • Bilgi Üniversitesi
  • Kocaeli Üniversitesi
  • Kültür Üniversitesi
  • Marmara Üniversitesi
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi
  • Süleyman Demirel Üniversitesi
  • Uludağ Üniversitesi

AKUT Öğrenci Toplulukları ilk olarak 2006 yılında Uludağ Üniversitesi’nde kurularak faaliyetlerine başlamıştır.

Günümüzde Türkiye genelinde 15 üniversitede kurulu olan topluluklarımız değişik alanlarda birçok projeye imza atmaya devam etmektedir.

Siz de üniversitenizde AKUT Öğrenci Topluluğu olmasını ister misiniz?

Detaylı bilgi için;

Sinan USER
AKUT Öğrenci Toplulukları Koordinatörü
GSM:+90 (535) 616 07 77

PROJELERİMİZDEN ÖRNEKLER

  • Kan Bağışı
  • Organ Bağışı
  • Elele / Birgün
  • Batıdan Doğuya Işıklıyız
  • Toplum Afet Gönüllüleri
  • Genç AKUT
  • SHÇEK / Huzurevi Ziyaretleri
  • Arama Kurtarma Eğitimleri
  • Yaratıcı Drama Eğitimi
  • Kitap Bağışı
  • Kamp / Tracking
  • Temel İlk Yardım, Yangın Eğitimleri
  • Temel Afet Bilinci
  • Sempozyum
  • Ağaç Dikimi
  • Kalemin Umut Yazsın
  • AKUT Koşusu
  • Cankurtaranlık

Akut Ve Küresel Isınma

akut14

Küresel İklim Değişimine Bakışımız

Dünyamız  yıllardır insanoğlunun hoyratça kullandığı doğanın bir sonucu olarak  “küresel ısınma”tehditiyle karşı karşıya.maalesefki uzmanların söylemlerine göre geri dönüşü olmayan bir sürece girildi.Daha önceki yıllarda da küresel ısınmanın olası etkilerinden bahsedilirken  günümüzde artık bu etkinin tahmin edilenden çok daha erken tarihlerde  gerçekleşeceği konuşulmaktadır.

Bir çok bilim adamı bu konuyu dile getirmişler, ancak felaket tellallığıyla suçlanmışlardır. Bir çok büyük ve dünya politikalarında etkin  sanayi kuruluşları maalesefki küresel ısınmanın tehdit boyutlarını tamamen hiçe sayarak  ticari endişeleri uğruna küresel ısınmanın dünyamız üzerindeki negatif etkilerini duymazdan gelip  böylesine önemli bir meselenin gündemde kalmasını bile bir şekilde  engellemişlerdir.

Evet gerekli önlemler alınır, insanlar bilgilendirilir ve bu konuda bilinçlendirilirse küresel ısınmanın hızı yavaşlatılabilinir olduğu  bir çok uzmanın ortak görüşü olarak bilinmektedir.

Küresel ısınma etkisiyle dünyamızda olabilecek felaketleri saymakla bitmez dersek hiç de abartmış olmayız…Bitki örtüsünün azalması, kuraklık , ekolojik dengelerin bozulması birçok canlı hayvan türünün yok olması , açlık , susuzluk, sular altında kalacak yerleşim bölgeleri, değişen iklimler , salgın hastalıklar , eriyen buzullar, ekonomik çöküşler,göçler bölgesel savaşlar…

Her biri de insan hayatını birebir ilgilendiren ciddi meseleler …

Derneğimiz  kazalarda , afetlerde hayat kurtarmak  gibi ciddi bir konuda misyon yüklenmiş ve bunu bugüne kadar  başarıyla sürdürmüştür.

Kazalar ve  afetler; maalesef ki  zamanını yerini ve boyutunu bilemediğimiz ,sonucunda  bir çok can ve mal kayıplarıyla ödediğimiz olaylardır

Başlıcaları,deprem ,sel,fırtına, çığ , göçük,yangın, vs

Dernek olarak amacımız  bu  ve benzeri afetlerde hayat kurtarmaktır .

Bunu kimi zaman enkazda kimi zaman sel baskınında kimi zaman kan vererek yaptık kimi zamanda organ bağışı yaparak, yaşamdan sonra bile hayat kurtarmayı hedefledik.

Şimdiye kadar yerini, zamanını ve boyutunu bilmediğimiz afetlerle savaştık ama şimdi zamanını boyutunu tahmin edebildiğimiz ve tüm dünyayı kapsayabilecek olası en büyük  afetle karşı karşıyayız.”KÜRESEL ISINMA”….Elbette bu gün veya yarın değil ama çok ta uzak değil….

Hayat kurtarmayı misyon kabul etmiş derneğimizin böylesine hayati bir konuda tüm uzmanların küresel ısınmanın etkilerini artık yüksek sesle telafuz ettikleri bir zamanda harekete geçerek bu konuda da üzerine düşen sorumluluk anlayışının bir ifadesi olarak, sahip olduğu misyonu ve vizyonu gereği bireyleri,kurum ve kuruluşları bilgilendirmek ve bilinçlendirmek adına bünyesinde “küresel ısınma komitesi”adı altında yeni bir bölüm oluşturmuş ve bu konuda gerekli çalışmalara başlamıştır.

Amacımız  ülkemizde ve diğer ülkelerdeki küresel ısınma etkilerini takip etmek,önlemleri ve gelişimi hakkında bilgi edinmek ve bu konuda  birey ve toplumları,  kurum ve kuruluşları bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapmaktır.Bu çalışmalara başlarken yüce önderin sözü hep bize ışık olmuştur.

“felaket başa gelmeden evvel,koruyucu ve önleyici tedbirleri düşünmek lazımdır.Geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur”
Mustafa Kemal ATATÜRK

“Geleceğimizi birlikte kurtaralım”
AKUT Küresel Isınma Komitesi

Akut Kent Gönüllüleri

akut13

AKUT Kent Gönüllüleri, toplumda “sosyal sorumluluk” bilincinin artmasını ve mevcut potansiyeli aktif hale getirmeyi hedefleyen; AKUT markasının sosyal sorumluluk tarafının bilinirliğini artırmak amacıyla çalışmalarını planlayan ve bununla birlikte “kentli olmak” kavramının altını çizerek yaşadığı şehre artı değer kazandırmak isteyen gönüllüler ile birlikte ortak çalışmalar yürüten bir projedir. İlk aşamada sadece İstanbul’da faaliyet gösterecek olmakla birlikte ilerleyen zamanlarda diğer kentlerimizde de uygulanması hedeflerimiz arasındadır.

AKUT Kent Gönüllüleri olarak projelerimizi yukarıda belirttiğimiz değerlere önem veren “bireysel gönüllülerimiz”; Türkiye’de son yıllarda birçok şirket ve markanın mutlaka iş planlarına dahil ettiği kurumsal sosyal sorumluluk konusu ile ilgilenen “kurumsal gönüllülerimiz” ve toplumda önemli paydaşlarımız olarak gördüğümüz okullar ve diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte yürütmekteyiz.

AKUT Kent Gönüllüleri, projenin internet sitesinde bulunan başvuru formunu doldurup yaklaşık 1 saat süren oryantasyona katıldıktan sonra ilgi alanına ve zamanına uygun olan projelerde yer alabilirler. Projelerimizin çocuk, eğitim, sağlık, kadın, yaşlı, çevre, hayvan vb. toplumsal konularla ilişkili olmasına önem vermekteyiz.

Detaylı bilgi için: www.akutkentgonulluleri.org.tr

Akut Çocuk Akademisi

akut12

AKUT Arama Kurtarma Derneği, 1996 yılından bu yana giderek artan bir ivmeyle ve bugün itibariyle 30 bölgede toplam 1500 civarında gönüllüsüyle ülkemize hizmetlerini aralıksız sürdürüyor. Bugüne dek yurt içi ve yurt dışında olmak üzere, her şart altında gerçekleştirdiği 1119 arama ve kurtarma çalışmasında, 1463 insan hayatının kurtarılmasında veya normal yaşam koşullarına nakledilmesinde aktif olarak görev almıştır.

AKUT Çocuk Akademisi’nde yaşama hazır bireyler yetiştirmek amacıyla bilgi, bilinç ve AKUT’un değerleri üzerine kurgulanan “Yaşayan Değerler”i anlatıyoruz. Oyun temeline saygı, sorumluluk ve empati kavramları yerleştirilmiş bir yapı oluşturduk.

Amacımız; ülkemizde ve uluslararası platformlarda toplumsal sorumluluk bilinci olan, sosyal performansı bu yönde gelişmiş ve içinde bulundukları topluma değer katabilen çocuklar yetiştirebilmektir.

“Çocuklar Geleceğimizdir ve Geleceğimizi Birlikte Kurtaralım” anlayışıyla çok anlamlı bir günde, 23 Nisan 2012 tarihinde Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda AKUT Çocuk Akademisi kapılarını açtı.

İlk uygulama gününe Gültepe Cumhuriyet İlköğretim Okulu’ndan 20 öğrenci katıldı. Saat 14:00’te başlayan eğitim, Tanışma Oyunu ile başladı. AKUT Arama Kurtarma Derneği Genel Merkezi bahçesindeki yemek arasından sonra eğitim; gönüllülük, dürüstlük, güvenilirlik, karşılıksız yardımseverlik ve insan hayatına değer vermek içeriği ile oluşturulan “Yaşayan Değerler Oyunu” ile devam etti. Çeşitli eğitici oyunlarla  eğitimin son aşamasında “AKUT Arama Köpeğini Tanıyalım” bölümünde GYPSY isimli arama köpeği ile tanışan çocuklar, ayrıca bugüne özel düzenlenen Telsiz Aktivitesi ile de seslerini tüm dünyaya duyurdular.

“Gönüllü Sözü” veren öğrenciler, sertifikaları ve AKUT Çocuk Akademisi tişörtleri ile evlerine döndüler.

AKUT Çocuk Akademisi olarak;

Misyonumuz; İnsanı arayan ve kurtaran AKUT çatısında insan olma yolunda ilerleyen yeni kuşaklar kazanmaktır. Doğanın ülkeleri bölgeleri ve sınırları tanımadığı gibi AKUT’un çatısı da bulunduğu coğrafyayla sınırlı değildir.

Vizyonumuz; Tüm Türkiye ve dünya çocuklarıyla afet ve insanlık bilinci birikimimizi paylaşarak ulaştığımız her çocukla farklı noktalarda bir AKUT çatısı elde edebilmektir.

İletişim: cocukakademisi@akut.org.tr

Gökçen GÖKSEL
AKUT Çocuk Akademisi
Genel Koordinatör
Sinem KOSTİK
AKUT Çocuk Akademisi
Genel Koord.Yrd

Akut Hakkında Sık Sorulan Sorular

akut11

AKUT’U DAHA YAKINDAN TANIMANIZ İÇİN SİZLERDEN SIKLIKLA GELEN BAZI SORULAR VE YANITLAR

1) AKUT’ta yaptığınız çalışmalar için önemli bir zaman harcıyorsunuz. Bunun karşılığında bir ücret alıyor musunuz? Almıyorsanız bu işi neden yapıyor ve nasıl geçiniyorsunuz?

AKUT’taki bütün faaliyetler Dernekler Kanunu kapsamında, tamamen gönüllük esasına göre yürütülmekte ve bu faaliyetlerin karşılığında herhangi bir maaş veya ücret alınmamaktadır. Bakanlar Kurulu kararı ile “Kamu yararına Çalışan Dernek” statüsü verilmiş olan AKUT’un kuruluşunda yer verilen ilkelerden “Gönüllük ve Yardımseverlik” her üyenin uyması gereken temel kurallardır. Tamamen sosyal sorumluluk bilinci ve topluma fayda için hareket eden gönüllülerimiz, kendileri açısından uygun zamanlarda AKUT’ta görev yapmaktadırlar. Gönüllülerimiz arasında öğrenci, ev hanımı, emekli, yönetici, memur, kısacası AKUT’un ilkelerine gönülden bağlı çok çeşitli meslek gruplarından insanlar yer almaktadır. Operasyonlarda katılımcıların yiyecek ve yol giderlerinin tamamını AKUT karşılar. Sadece bazı eğitimlerde katılımcılar parasal katkıda bulunabilmektedir.

2) Devlet AKUT’a çalışmalarında maddi katkı sağlıyor mu? Bugüne kadar hiç devlet desteği alabildiniz mi?

AKUT, rahmetli Bülent Ecevit’in Başbakan olduğu dönemde bir defa aldığı maddi yardım dışında, bugüne dek devletten hiçbir maddi destek almamıştır. Siz değerli vatandaşlarımızın yaptıkları bağışlar, çeşitli kamu, özel kurum ve kuruluşlarıyla ortak yürüttüğümüz projelerden elde ettiğimiz gelirler, üye aidatları, dernek olarak kuruluş amaçlarımız doğrultusunda verdiğimiz eğitimlerden elde ettiğimiz kazançlar, çeşitli etkinliklerden sağlanan gelirler ile AKUT’a yardım etmek isteyen çeşitli kurum ve kuruluşların karşılık beklemeksizin sağladığı nakdi yardım, araç ve benzeri desteklerle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

3) AKUT kuruluşunda döner sermaye birimi var mıdır? Nasıl gelir elde ediyor? Ticari ilişkileri var mı?
Döner sermaye “Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği” kapsamında ancak Maliye Bakanlığının iznine bağlı olarak ve Kamu kurumlarında kurulabilmektedir. AKUT bünyesinde bu tür bir birim yer almamaktadır. Gelir elde etme yöntemleri ile harcamaların nasıl yapılacağı ve muhasebeleştirileceği Dernekler Kanununda açıkça belirtilmiştir ve aynı kanun kapsamında denetime tâbi tutulmaktadır. Gelir elde etme yolları 2. soruya verilen yanıtta açıklanmıştır.

4) Ben de sizinle operasyona gelebilir miyim?

AKUT ile birlikte operasyona katılabilmek için öncelikle AKUT’a üye olmak, sonrasında bir dizi eğitim ve uygulamadan geçmek, görevlerde süreklilik göstermek ve fiziki açıdan yeterli olmak gerekmektedir. Özellikle doğal afetlere yönelik operasyonlarda eğitim almamış kişilerin operasyona katılması, operasyonun devamlılığı açısından ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Bu nedenle, bu tür taleplere sizlerin can güvenliği ve operasyonun devamlılığı açısından izin verilmemektedir.

5)AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki’nin Ermeni midir?

Sevgili Başkanımızın ön ismi Ali’dir. Tam adı ve soyadı Ali Nasuh Mahruki’dir. Yakın çevresi tarafından genellikle “Nasuh” ismi kullanıldığından bu ismi ön plana çıkmaktadır. Ali ismi, büyük büyükdedesi olan ve 2. Mahmut döneminde Osmanlı Donanmasının başında bulunan (ki bugünkü unvanı ile Deniz Kuvvetleri Komutanı) Kaptan-ı Derya Ali Paşa’dan gelmektedir. Ali Paşa, Sakız ayaklanmasını bastırdıktan sonra limana sızan bir Yunan denizcisi olan Kanaris tarafından bomba yüklü gemi ile Amiral gemisine yapılan saldırı sonucu yanarak hayatını kaybeder. Bu elim olayın ardından aileye “yanık” anlamına gelen ”Mahrukizade” ismi verilir. Aile Soyadı Kanunu ile Mahruki soyadını alır.

6) Eğitimlerinizi nereden alıyorsunuz?

Eğitimlerimiz AKUT’a üye olduktan sonra görev alacağımız birime (Departman gibi düşünebilirsiniz.) uygun olarak, AKUT’un uzman eğitim kadrosu tarafından verilmektedir. Planlama, İnsan Kaynakları birimi ile koordineli olarak Eğitim birimi tarafından yapılmaktadır. İhtiyaç halinde diğer kurum veya şahıslardan da bazı eğitim alınabilmektedir. İstanbul İtfaiyesinden alınan itfaiye eğitimini örnek verebiliriz.

7) Bugüne kadarki operasyonlarınızda yaralanan ya da hayatını kaybeden oldu mu?

Her türlü operasyonda öncelikle gönüllülerin güvenliği düşünülür. Kabul edilebilir dışında olan hiçbir risk alınmaz. Bugüne kadar operasyonel gönüllülerimizin hiçbirinde ciddi bir yaralanma ya da hayatını kaybetme durumu söz konusu olmamıştır. Operasyona çıkan herkes önceden belirtilmiş standartlara uygun kişisel malzemesini yanına almakla ve bu malzemeleri operasyon sırasında eksiksiz kullanmakla yükümlüdür. Kişisel güvenlik her şeyin önünde yer almaktadır.

8)Devletin arama-kurtarma ile görevli kurumları var iken siz neden kuruldunuz?

Devletin AFAD adı verilen acil durumu yönetme, koordine etme anlamında etkin, operasyonel tarafı eskiden Sivil Savunma Genel Müdürlüğüne bağlı olan teşkilatı mevcuttur. AKUT, 1996 yılında devletin bu alanda hizmet verecek kurumları yetersizken kurulmuş ve çalışmalara başlamıştır. AKUT için “arama–kurtarma alanının öncüsü” demek yanlış olmayacaktır. AKUT’un 1999 depremindeki çalışmaları neticesinde, STK’ların önemini gösterme anlamında da öncü olduğu kesindir. Günümüzde bu tür kuruluşların sayısı artmış olmakla beraber, organizasyon ve eğitim açısından AKUT birçoğundan oldukça ileride yer almaktadır. Ayrıca gerek AFAD gerekse bizim gibi sivil toplum kuruluşları ile yakın işbirliği ve koordinasyon içerisinde çalışmalar yapılabilmekteyiz.

9) Operasyon ihbarını nasıl alıyorsunuz?

Vatandaşlarımız bize, 24 saat boyunca dönüşümlü olarak nöbet tutulan ve aynı zamanda acil durum merkezimiz olan genel merkezimizin telefonundan veya mail yolu ile ulaşabilirler. Gerekli iletişim bilgileri web sayfamızda yer almaktadır. Ayrıca Türkiye geneline yayılmış 35 ekibimize ihbarlar, ekip liderlerinin web sitemizdeki (www.akut.org.tr) verilen telefonlarına ve bölgelerinde bilinir oldukları için yine vatandaşların telefonlarında kayıtlı olan cep numaralarından aranarak ihbarı alırlar.
Aynı zamanda AFAD veya devlet kurumlarından veya güvenlik birimlerinden (Polis, Jandarma) ihbar veya destek talebi gelebilir.
Ülkemizin karşılaştığı bir afet durumunda AKUT kendi planlamasına uygun olarak ön hazırlıklarını tamamlar ve acil durum yönetim merkezini işletmeye başlar.

10) Yurt dışında operasyonlara gidiyor musunuz?

AKUT Birleşmiş Milletler’in INSARAG oluşumu tarafından gerçekleştirilen derecelendirme tatbikatını geçen ilk Türk ekibi ve STK’dır. INSARAG üyesi olmak demek; yardım çağrısı geldiğinde, gerekli gönüllü ve ekipmanla yardım çağrısında bulunan ülkeye gidip arama ve kurtarma çalışması yapabilecek kapasitedesiniz demektir. ?AKUT’un yurtdışında da arama ve kurtarma yaptığı birçok afet bulunmaktadır.

11) Nasıl gönüllü olabilirim?

Her ay düzenlenen gönüllü tanışma toplantısına katılıp gerekli temel eğitimleri ve evraklarınızı tamamladıktan sonra gönüllülüğünüz başlar. Gerekli bilgi ve belgelere web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Akut Birimleri

akut10

Acil Durum Yönetimi

  • Acil bir durumda ya da kriz halinde “AKUT Kriz Merkezi” kurmak ve çalıştırmaktan sorumludur.
  • Arama ve kurtarma faaliyetlerinin koordinasyonundan,
  • Acil durumlarda gönüllü yönetiminden,
  • Operasyonel tıp uygulamalarının koordinasyonundan sorumludur.
  • Teknik SAR ekipleri bu birime bağlı çalışır.

İnsan Kaynakları Bölümü

AKUT’un üye alımı, performans değerlendirmesi ve konuyla ilgili olarak oluşturulan bilgi bankasının yönetimi bu birim tarafından gerçekleştirilir.

Mali ve İdari Kaynaklar Bölümü

  • AKUT’un mali kaynaklarını değerlendirmekten, kaynak yaratmaktan sorumludur.
  • AKUT’un resmi çalışmalarının takibini ve ofis yönetimini bu birim üstlenir.

Eğitim Bölümü

3 birimden oluşmaktadır.

Eğitim Birimi

AKUT misyonunda belirtildiği gibi; eğitimli, disiplinli ve standartları yüksek arama kurtarma ekibi yetiştirmekten ve konu ile ilgili olarak toplumu bilgilendirici çalışmalar yapmaktan sorumludur. AKUT Arama Kurtarma Derneği’ne katılmak için başvuruda bulunan ve üye olan tüm bireylerin alması zorunlu eğitim programlarını oluşturur.

Fiziksel Performans testlerini geçen ve operasyonlarda arazide çalışacak olan tüm bireylerin seçtikleri branşlardan bağımsız olarak almaları zorunlu tutulan eğitim programlarını oluşturur.

Seminer Birimi

Temel amacı toplumu bilinçlendirmek, afetlere dayanıklı bir Türkiye yaratmak olan, bunun içinde ülkemiz genelinde bilinçlendirme seminerleri düzenleyen AKUT VAKFI SEMİNER BİRİMİ Güvenli Yaşam Kültürü çalışmaları bağlamında 2011 yılında “Temel Afet Bilinçlendirme veya Deprem Bilinçlendirme Seminerleri ile 52.500 bireye seminer verilmesini sağladı.
2012 yılında bu rakamı, 502 ayrı kurumda, 2000’e yakın oturumda 112.542 ‘ye çıkardı.

2013 yılında da yine 108.754 bireyi bilinçlendirme hedefini başarmanın haklı gururunu yaşamaktadır.

Seminer Birimimiz ve Kültür Sanat Kulübümüzün ortak çalışması olan “Birlikten AKUT Doğar” çocuk oyunumuz ve diğer çocuk oyunlarımızla hem sanatsal bir kazanım hem de güvenli yaşam kültürü hedeflenmektedir.

Bu çalışmalarla öğrencilerimizi bilinçlendirmek bir diğer temel amacımız olmuştur.

Yine bu projemiz uluslararası sponsorluk ve hibeler almış, önemli başarılar elde etmiştir.

Ayrıca,  AKUT VAKFI SEMİNER BİRİMİ olarak “LİSE AFET BİLİNÇLENDİRME EĞİTİM PROJESİ” ve “AKUTJUNIOR” ile kulüp ve etkinlik faaliyeti olarak lise ve ortaokul kulüplerinde sosyal sorumluluk ve farkındalık adına öğrencilerle çalışmalar yürütmekteyiz.

Türkiye geneline yayılmış 35 ekibimizle yapılan her seminer çağrısına farklı yaş gruplarına yönelik farklı başlıklardaki sunumlarımızla katılım göstermeye devam edeceğiz.

K-9 Birimi

Kurumsal İletişim Bölümü

5 birimden oluşmaktadır.

Dış ilişkiler Birimi

Yurtdışından gelen STK ve ekiplere destek olmak (otel, transfer, tercüme), uluslararası kurumlardan gelen yazışmaları yürütmek, proje üretmek ve yazmak, AB fonlarına başvurmak ve yürütmek, INSARAG toplantılarına katılmak ve diğer dillerdeki AKUT bilgilerini web sayfasındaki güncellemek.

Tasarım Birimi

AKUT geneli ile ilgili kurum içi ve kurum dışı her türlü tasarımın hazırlanmasında danışman veya uygulamacı olarak görev alabilecektir. AKUT Kurumsal dosyasının sorumlusu olacaktır. Yukarıdaki konularda sadece yönetim kurulu tarafından onaylanan işler ve projeler ile ilgilenecektir. KİB ile ilgili aktivitelerin fotoğraflanması, bu fotoğrafların ve tüm görsellerin gerektiğinde kullanılmak üzere muhafaza edilmesi. AKUT ekiplerine fotoğraf çekimi konusunda eğitim verilmesi ve destek olunması. Tüm AKUT Ekipleri liderleri ve KİB sorumluları ile temas ederek aynı amaçlı çalışmaların yapılmasını önermek ve takip etmek.

Yerel İlişkiler Birimi

AKUT’un eğitim kurumları, şirketler ve fuar katılımcıları ile ilişkilerini sağlamak, tanitim@akut. org.tr adresi üzerinden yazışmaları ve araştırmaları sürdürmek, projenin uygulanma sürecini diğer gönüllülerimizle birlikte gerçekleştirmek, projenin gelişimini ve tüm AKUT Ekiplerinde uygulanmasını sağlamak.

Basın İlişkileri Birimi

AKUT’ un medya yolu ile doğru şekilde tanıtılması, uygun olan medya kuruluşları ile sürekli iyi ilişkilerin geliştirilmesi, medya kurumlarına tanışma ziyaretleri yapılması ve/veya ilgili kişilerle iletişime aracı olunması. Haber ve diğer mesajların basın kuruluşlarına basiniliskileri@akut. org.tr adresi üzerinden bildirilmesi. Tüm AKUT Ekipleri liderleri ve KİB sorumluları ile temas ederek aynı amaçlı çalışmaların yapılmasını önermek ve takip etmek.)

Arşiv Birimi

Lojistik Bölümü

5 birimden oluşmaktadır.

Bilgi Teknolojileri Birimi

AMAÇ: Teknolojiyi yakından takip ederek, AKUT’un teknolojiyi maksimum derecede kullanmasını sağlamak birimler arası haberleşmeyi daha kolay hale getirmektir.

SORUMLULUK: Sosyal Medya platformlarının yönetilmesi, bölgelerin bilgisayar ihtiyaçlarını ve teknolojik olarak haberleşmelerini kesintisiz sağlanması, teknoloji Sponsorları bulmak, yeni teknolojileri dernek bünyesine adapte etmektir.

GÖREVLERİ: Sosyal Medya (Facebook,Twitter) hesaplarının doğru şekilde yürütülmesi haber girilmesi ve yönetimi,Web sitelerinin yönetimi,teknoloji sponsorları ile görüşülmesi,bünyemizde kullanılan teknoloji cihazların yönetimi ve kurulumudur.

İletişim Lojistiği Birimi

İletişim Lojistiği Birimi, AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin beş lojistik biriminden biridir.

AMAÇ: Asıl görevi AKUT’un tüm operasyonel ekiplerinin iletişim ekipman ve altyapılarının kurulmasını-sorunsuz işlemesini sağlamaktır.

SORUMLULUK: Gerek telsiz sistemleri gerekse navigasyon ve personel takiplerinde kullanılan ekipmanların tedariki, ön hazırlığı, işlerliği, bakımı ve onarımından sorumludur. Büyük afetler veya yerel operasyonlarda birimimiz bir veya birden çok AKUT ekibinin birlikte çalışacağı ortamlarda tüm haberleşme ağının kurulması da sorumlu alanıdır ve bu konuda ADY’yi asiste etmektedir.

GÖREVLERİ: Dernek merkezinin bulunduğu İstanbul ili içerisinde kurulu olan telsiz ağının bakım-onarım ve işletilmesi başlıca görevleri arasındadır. Tüm iletişim ekipmanlarının kanuni belgelendirmeleri ve bu belgelerin takip ve işlemleri birim tarafından yapılmaktadır. Birim olarak haberleşme konularında eğitimler yazılmakta ve düzenlenmektedir. İletişim lojistiği Birimi AKUT’u temsilen izcilik, arama kurtarma ve radyo amatörlüğü alanlarında faaliyet gösteren diğer STK ve kurumlar ile yakın ilişki ve işbirliği içerisinde olup ortak eğitimler-tatbikatlar düzenlenmektedir.

Ulaşım Lojistiği Birimi

  • Ulaşım Birimi dernek araçlarının tümünden sorumludur.
  • Ekiplerin araç ihtiyaçlarını karşılamaya, uygun araç temin etmeye, araçların eksiklerini gidermelerine destek sağlar.
  • Tüm araçların derneğin amacına, derneğin kurallarına, trafik kurallarına uygun kullanıp kullanılmadığını takip eder gerekli gördüğünde uyarıları yapar.
  • Araçların bakım ve onarımlarının zamanında yapılmasını sağlar takibini yapar eksiklerini giderir.
  • Araçların evrak takibini yapar .(Sigorta, Ruhsat, Muayene vs.)
  • Araçların kilometre ve yakıt giderlerinin takibini yapar gerektiğinde bilgi ister.
  • Araç kullanacak uygun personel belirler, uygun personele onay verir, gerektiğinde uygun personel sağlar.
  • Operasyon, faaliyet, eğitim, amaçlı kullanılacak araçları ve araç sorumlularını belirler.
  • Araçların her an operasyona çıkacakmış gibi hazır olmalarını sağlar.
  • Araç takip defterinin doldurulmasını takip eder.
  • Ulaşım biriminden habersiz araç alınmaz.

Tıbbi Lojistik Birimi

Tıbbi Lojistik Birimi sağlık personeli ya da bu birimde görev almak isteyen gönüllülerle birlikte;

  • AKUT gönüllülerinin aşı takibini yapar.
  • Operasyon ekiplerinin kullanacağı tıbbi sarf malzeme ve ekipmanların tedarik eder.
  • Operasyona çıkacak ekibe tıbbi personel desteği sağlar.
  • Doğal afetler sonrası, operasyon bölgesine yakın noktada olusturulan ana kampta müdahale alanı (çadır-konteynır vs.) kurar.
  • Gönüllülerin tamamına Temel İlkyardım eğitimi verir.k
  • Operasyon ekiplerinde yer alan gönüllülere İleri İlkyardım eğitimi verir.
  • İstanbul’da bulunan İLK YARDIM EĞİTİM MERKEZİ’nde AKUT’a müracaat eden şirketlere, okullara, şahıslara ve diğer kurumlara Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Temel İlkyardım Eğitimi verir.
  • Türkiye genelinde bulunan birimlerimizin tıbbi ekipman ve eğitim olarak aynı standartta olmasını sağlar.

Teknik Lojistik Birimi

AKUT Öğrenci Toplulukları

AKUT’un üniversiteler ayağı olan ve öncelikle eğitim, toplum bilinçlendirme – sosyal sorumluluk projeleri esaslı faaliyet gösteren, acil durumlarda arama – kurtarma konusunda eğitimlerini tamamlamış üyeleri ile AKUT operasyonel ekiplerine destek olan, bununla beraber ilgili konularda bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten üniversite öğrencileri ve akademisyenlerden oluşan ekiplerdir.

AKUT ÖĞRENCİ TOPLULUKLARININ BULUNDUĞU ÜNİVERSİTELER:

  • Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
  • Bursa Uludağ Üniversitesi
  • Çorum Hitit Üniversite Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
  • Gaziantep Üniversitesi
  • Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi
  • İstanbul Boğaziçi Üniversitesi
  • İstanbul Işık Üniversitesi
  • İstanbul Kültür Üniversitesi
  • İstanbul Maltepe Üniversitesi
  • Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
  • Kocaeli Üniversitesi
  • Sakarya Üniversitesi
  • Zonguldak B.Ecevit Üniversitesi

Akut Kültür Sanat Kulübü

akut09

AKUT KÜLTÜR SANAT KULÜBÜ


AKUT Kültür Sanat Kulübü’nün amacı;

  • AKUT Vakfı ve AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin temel değerleri göz önünde tutularak, sanatsal ve edebî konularda konferans, seminer, panel vb. etkinlikler düzenlemek,
  • Makale, hikâye, deneme, resim, müzik, tiyatro, kısa film ve fotoğraf alanlarında yarışmalar ve etkinlikler düzenlemek ve düzenlenen etkinliklere katılmak,
  • AKUT Vakfı ve Derneği Üyesi ve gönüllülerinin oluşturduğu katılımcılara söz konusu alanlardaki ortak ilgi ve fikirleri etrafında kendilerini özgür ve çağdaş bir şekilde ifade edebilmelerini sağlayacak sosyal, düşünsel ve kültürel bağlamdaki faaliyetler için bir çatı oluşturmak,
  • Kültür ve Sanat dünyası ile ortak faaliyetler düzenleyerek ve topluma önderlik eden sanat ve kültür insanlarıyla çalışmalar yaparak, Güvenli Yaşam Kültürü’nü toplumun içselleştirmesini sağlamak ve farkındalık yaratmaktır.

“AKUT Kültür Sanat Kulübü”; kültürel, sanatsal ve sosyal faaliyetlerle dernek üye ve gönüllülerinin kişilik gelişimlerini desteklemek ve birlikte gerçekleştireceğimiz sosyal – kültürel etkinliklerle topluma Güvenli Yaşam Kültürü’nü aktarmak üzerine kurulmuştur.

Bu Kulüp bir Birim olarak kurulmuş olup, sizlerin değerli desteği ve katkısı ile şekillenecektir. Amacımız tüm diğer birim, grup ve ekiplerle AKUT’un sanatsal ve kültürel yapılanmasını kurmaktır. Bu çalışmaya gönüllü olarak destek verecek dostlarımızı kulübümüze bekliyoruz.

Simge ÖNGÖREN
AKUT Kültür Sanat Kulübü

Akut’a Üyelik

akut08

ÜYELİK


AKUT Gönüllüsü olmak için:

Her şeyden önce bulunduğunuz bölgede bir AKUT Ekibinin olması gerekmektedir. (AKUT Ekiplerinin bulunduğu bölgeleri ana sayfamızdaki Türkiye Haritası’nda görebilirsiniz.)

İstanbul’da İkamet edenlerin yapması gerekenler:

  1. Tanışma toplantısına katılmak.
    Ayda bir dernek merkezimizde yapılan ve derneğimizin genel bir tanıtımının yapıldığı tanışma toplantımıza gelirken; herhangi bir belge getirmenize, randevu almanıza veya isim yazdırmanıza gerek yoktur.
    İLK TANIŞMA TOPLANTI TARİHİ VE YERİ
    29 Ocak 2015  Saat: 19:30;
    AKUT Merkez, Büyükdere Caddesi, No:120, Esentepe-Şişli-İstanbul
  2. 2 aşamalı seminer/oryantasyon programını tamamlamak.
    Tanışma toplantımıza katılan kişilere seminer/oryantasyon programımızın tarihleri mail yoluyla bildirilecektir
  3. Aşağıdaki belgeleri hazırlamak.
    Belgelerin asılları olmalıdır, fotokopi kabul edilmez ve seminer/oryantasyon programını tamamlayanlar getirebilirler.

    • İkametgah Belgesi (muhtarlıktan alınmalı)
    • Nüfus cüzdan sureti (Nüfus müdürlüğü veya muhtarlıktan alınmalı)
    • Sabıka Kaydı (savcılıktan veya www.turkiye.gov.tr adresinden alınmalı)
    • Kan grubu belgesi (kimlik veya ehliyet fotokopisi ile kan grubu ibrazı kabul edilmez)
    • 2 adet vesikalık fotoğraf
      (Belgeleri Dernek merkezimize getirdiğinizde form da doldurmanız istenecektir.)
  4. Mülakat
    Sizleri daha yakından tanımak ve görev almak istediğiniz birime yönlendirebilmek için yapılacak mülakatın tarihi, yukarıdaki işlemlerin ardından gönüllü adaylarımıza bildirilecektir.
  5. Birim seçtikten sonra birim sorumlusuna yönlendirilmeniz ile gönüllük süreciniz başlamış olur.

Metro gelindiğinde;

Gayrettepe Metro İstasyonu’nun Gayrettepe çıkışı kullanıldığında, Müselles Sokağa girip (T. İş Bankası’nın sokağı) ilk sola dönüldüğünde yerimiz sağda bahçe içindedir.

Metrobüs ile gelindiğinde;

Zincirlikuyu durağında inilip aynı şekilde Gayrettepe Metro istasyonuna yürünebilir.

İstanbul’da ikamet etmeyenlerin yapması gerekenler:

İstanbul’da ikamet etmiyorsanız; ana sayfamızdaki Türkiye Haritası’ndan iletişim bilgilerine ulaşabileceğiniz, bulunduğunuz bölgedeki ilgili AKUT Ekip Lideriyle irtibata geçmeniz gerekmektedir.

Daha fazla bilgi almak isterseniz insankaynaklari@akut.org.tr mail adresine sorularınızı yazabilirsiniz.

BİR AKUT GÖNÜLLÜSÜNÜN GÖZÜNDEN ATATÜRK VE SOSYAL SORUMLULUK DÜŞÜNCESİ!

Özgürlüğün ve uygarlığın yanındadır Atatürk. O kadar yanındadır ki, “ÖZGÜRLÜĞÜN BİR PARÇASINI SAKATLAMAKTANSA HEPSİNİ FEDA EDERİZ” demiştir Cumhuriyeti kurduğu günlerde. Özgür düşünceyi ve özgür inanışı demir kafesler içine kapatmak isteyen görüşlerin karşısında yer almıştır hep. Her türlü katı düşüncelere karşı çıkmıştır. Barışçıdır ve barışseverdir Atatürk. Eğer sürekli barış isteniyorsa demiştir yaşamını son yıllarında, “İNSAN TOPLULUKLARININ DURUMLARINI İYİLEŞTİRECEK ULUSLARARASI ÖNLEMLER ALINMALIDIR. İNSANLARIN TÜMÜNÜN GÖNENCİ (REFAHI) AÇLIK VE BASKININ YERİNE GEÇMELİDİR. DÜNYA VATANDAŞLARI KISKANÇLIK, AÇ GÖZLÜLÜK VE DÜŞMANLIKTAN UZAKLAŞACAK ŞEKİLDE EĞİTİLMELİDİR”… Bu nedenledir ki insandan yanadır Atatürk, bilimden yanadır, akıldan yanadır. Özgür düşünceyi tutsaklaştırmak isteyen düşünce ve inanışın karşısındadır. Onun içindir ki her türlü katı düşünce dizgelerini yadırgamış, devrimcilik ilkesini ortaya atmıştır. “DÜŞÜNMEDEN İNANACAKSIN” felsefesini benimsememiştir. Atatürk o kadar gerçekçidir ki, “BİZ İLHAMIMIZI GÖKTEN VE GAİPTEN DEĞİL, DOĞRUDAN DOĞRUYA HAYATTAN ALMIŞ BULUNUYORUZ “ demiştir 1937 yılında. İnanç tutsaklığına karşı çıkmıştır, inanç özgürlüğünü sağlamak için… Uygarlık alanını devrimci bir atılımla değiştirmek yolunu tutmuş, teokratik sistemden laik sisteme geçirmiştir. Türk toplumunu. Ulusun mutluluk, esenlik ve refahını sağlamak için saltanatçılığın karşısına halkçılığı çıkarmıştır. Atatürkçülük adını verdiğimiz bu ulusal kültürel ve evrensel düşünce biçimi, 81 yıl önce cumhuriyet yönetimini getirmişti yurdumuza. Cumhuriyet bir rejim biçimi değildi kuşkusuz bir devlet biçimiydi. Devlet biçimi olan cumhuriyetten rejim biçimi olan demokrasiye geçirmek istiyordu Türk ulusunu. Tüm çabası bu doğrultudaydı. Toplumun törel yapısını değiştirmeye çalışıyordu bu nedenle. Çünkü demokrasi yalnız yasalarla elde edilemezdi.

Gelişmesi ve yaşaması için, ulusun demokratik kurum ve kuruluşları yaşatma bilincine de sahip olması gerekiyordu. Acı bir gerçek Çok acı bir gerçektir ki Atatürk’ün çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için bir araç diye düşündüğü ilkeler, bugün bizim için birer amaçtır. Önce bu amaca, sonra da çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak zorundayız şimdi. Gönüllünün sorumluğu Ben bir gönüllü olarak bundan sorumlu olduğumu düşünüyorum. Bundan hepimizin sorumlu olduğunu düşünüyorum. Yönetici olarak sorumluyuz, yönetilen olarak sorumluyuz, aydın olarak sorumluyuz. Bundan, Türk halkına yıllardır hiçbir karşılık beklemeden hizmet eden, zor günlerde hep yanında olan, Türk halkının en çok güvendiği sivil toplum örgütü üyeleri, gönüllüleri ve dostları olarak, bundan büyük ATATÜRK’ün Cumhuriyeti emanet ettiği “TÜRK GENÇLİĞİ” olarak sorumluyuz. “GERÇEĞİ KONUŞMAKTAN KORKMAYINIZ” diyen Atatürk’ün önünde bu sorumluluğumuzu açıkça ortaya koyalım. Yıllar yılı Atatürk’ü bilim ışığında yeterince inceleyemedik, Atatürk öğretisinin, Atatürk ideolojisinin bilimsel temellerini atarak onu halka mal edemedik. Böyle bir ortamda yeniden Atatürkçülüğe yönelmekten ona sahip çıkmaktan başka çıkar yol yoktur. Çünkü Atatürk, hem devrimden, hem demokrasiden yanadır. Ve Atatürk Türk ulusu için her şeydir. Ondan vazgeçemeyiz, ondan vazgeçmemeliyiz. Türk ulusunu bugünkü koşullarda barışa, mutluluğa ve esenliğe götürecek olan tek yol Atatürk’ün çizdiği yoldur.

Saygılarımla

Ender BARAN
Bir gönüllü

Anadolu’dan Akut’a Mektuplar

akut07

ANADOLU’DAN AKUT’A MEKTUPLAR


Sevgili AKUT,

İlk önce size teşekkür etmek istiyorum.bazı göçükte kalanları eğitilmiş köpeklerle kurtarılıyor. Şu ana kadar çoğu depremlerde çok kişiyi kurtardınız. Tüm dünyanın size çok teşekkür borcu var. Öğretmenimiz olmasaydı sizlere bu mektubu yazamazdık. Size çok teşekkür ederim siz bize bu kadar emek vermeseydiniz biz şu an burada bulunamazdık.

Zeynep Bilgin
2-A sınıfı Gazi ilk öğretim Okulu
Merzifon/AMASYA

Merhaba AKUT yetkilileri,

Sizleri çok seviyorum.çünkü siz insanların hyatını kurtarıyorsunuz. Büyüdüğümde bende sizin gibi olmak istiyorum.sizden istediğim benim mutlu günümde yanımda olmanız hepinizi sünnetime bekliyorum bu mektubu ve davetiyeyi biriktirdiğim okul harçlıklarımla göneriyorum.

Hüseyin Uyan
Çenedağı Mahallesi Girne Sokak
No:2 K.3. D.5 Derince / KOCAELİ

Sevgili AKUT çalışanları,

Benim beyza bu mektubu sınıfım adına yazıyorum.size teşekkür etmek istiyorum sizin sayenizde pek çok insanımız kurtuldu. Bende büyüyünce sizn gibi bir ekipte çalışmak isterim çalışmalarınızı ilgiyle izliyoruz.bu çalışmalar hakkında poster,yazı,afiş gönderebilirmisiniz? Bütün dünyada olduğu gibi türkiyemizde zaman zaman doğal afetler olamktadır.bu olaylarda geçmişte maddi manevi kayıplar çok olmaktaydı AKUT gibi dernekler sayesinde insanlar bilinçlendirilerek insanların kaybı dahada azaldı hepimiz bir birey olarak doğal afetlerde yaşamak zorunda olduğumuzu kabul etmek kabul etmeliyiz bize düşen görev depremin öncesinde ve sırasında yapmamız gerekenleri bilmektir bu bilgileri sizin sayenizde öğrendik iyi varsınız…

Beyza Aydın
Seyrani ilk öğretim okulu
2/A sınıfı
Develi/ KAYSERİ

Gelen kutuları arkadaşların yardımı ile açtık ve eşit şekilde dağıttık köyümüzde birde ilk öğretim okulu var orayada azda olsa bir şeyler gönderdim. Oyuncaklar için bir dolap ayarladım hepsi orada duracak ve istedikleri an oynayabilecekler.
Bana bu mutluluğu yaşattığınız için teşekkür ederim lütfen bir gün gelin ve misafirimiz olun içten sevgilerimle….

Zeynep Altınay
Fatih ilk öğretim okulu
Malazgirt / MUŞ

Merhaba değerli dostlar,

Ben Artvin/Şavşat’lıyım. Köyümün okuluna yapılan yardımlardır bu satırların sebebi. Çok teşekkür ederiz.Ben ve benim gibi İstanbul’da yaşayan pınarlı köylü genç arkadaşlar… Mezun olduğumuz okulumuza bağış yapmak istiyoruz ( pinarli ilköğretim okulu ) kitap, kırtasiye, giyim vb. toplanan yardımları sizin aracılığınız ile ( Anadolu tırı ) köye ulaştırma şansımız olabilir mi? Şimdiden haberlerinizi bekliyorum.
İyi çalışmalar

Pınar Yazıcı
İSTANBUL

TEŞEKKÜRLER AKUT

Gönderdiğiniz yardımlar öğrencilerimi ve beni çok sevindirdi ‘Böyle yerlerden yardım gelmez’ diyen insanlara da çok güzel bir cevap oldu.Öğrencilerimle size teşekkür mektubu yazmaya karar verdik.İnşallah en yakın zamanda göndericez.Tekrar çok teşekkür ederiz.

Elif Özbalaban
Yukarı köyü ilkokulu
İnebolu / KASTAMONU

Ben Giresun ilinde Piraziz Tepeköy İlköğretim okulu isimli bir köyde zor şartlar altında eğitim veren bir öğretmenim.Okulumda köy çocukları için bir kütüphane,kitaplık oluşturma çabası içindeyim.umarım,bu çabama destekolur,bir kaç kitap ta olsa yardım edersiniz.

Tuncer Şahin
Tepeköy ilköğretim okulu
Piraziz / GİRESUN

Sevgili arkadaşım, can dostum, Şenol DURMUŞ.

Siz çok iyi bir insansınız. Dün yardım dağıtırken sizi izledim. Bir ermiş, bir yaşam filozofu gibiydiniz. Yüreğiniz dolaştığınız tüm dağları alacak kadar genişmiş.Ben gerçekten duygulandım sizin enginliğinizden.Lütfen, ne olur diğer insanlara benzemeyin. Maddi menfaatler peşinde koşan, sevgisiz, içleri rekabet hırsıyla, büyüklenmelerle dolu küçük insanlara benzemeyin. Onlardan çok var.Her zaman size yardımcı olmaya hazır bir askerim.
Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Lütfen her işi bir süre bir yana bırakıp kendi özel yaşamınıza ilişkin düşüncelerinize konsantre olun.

Hakan Kubalı
Vali yardımcısı
ERZİNCAN

Sayın Nasuh MAHRUKİ,

Öğretmenimiz hep sizden bahsediyordu sizi okulumuza davet ediyoruz. Ve nasıl ekiplerinize eğitim veriyorsunuz. Ev deprem altında kalan insanları kurtardığınız için teşekkür ederiz eğer gelmeseniz insanları kurtaran bir mektup yazınız okulumuzun adresi….

Ali Yüzük
Karakoyunlu ilköğretim okulu
Çelebibağı/ Erçiş / VAN

Sevgili AKUT ekibi,

Siz 17 ağustos depremden sonra yaralı olan bütün insanlara yardımcı oldunuz. Yüzlerce yaralıyı hayata döndürdünüz.onların tekrar yaşamalarını sağladınız. Sizler AKUT ekibi olarak kurulduğunuz günden bu güne kadar zor durumda kalan insanların yardımına koşarsınız. Türkiyemiz bir deprem ülkesi ve bazı blgelerde yaşayan sel felaketleri ülkesi olduğu için hemen her yıl ülkemizde meydana gelen felaketler bizi çok üzmektedir.işte bu felaketlerden etkilenen insanları siz AKUT olarak kurtrıyorsunuz bundan dolayı siz AKUT ekibine teşekkür eder işlerinizde kolaylık dilerim. Ben batmandan sümeyye kartal

Sümeyye Kartal
Kültür İlköğretim Okulu
2/f Sınıfı
BATMAN

Ben sinan güneş BİTLİS in hizan ilçesi ballıca köyünde okuyan ilkokul 2. sınıfa gidiyorum.okulumuzu çok seviyorum,ülkemizi çok seviyorum,ATATÜRK ün izlediği bir tük genci olmak istiyorum.bunu başarmak içinkısıtlı imkanlarla olsa bile kendi kendime söz verdim onu başarıcamokulumuzda ve köyümüzde çok eksiğimiz var. Kitap, defter,silgi,kalem gibi kırtasiye araçları,giyecek,ve temizlik gereçleri istiyorum sizleden rica ediyorum.bir türk genci olmak için bu ihtiyaçları bizlere ulaştırırmısınız.bu mektubuma cevap vermenizi dört gözle bekliycem.ilginize çok teşekkür ederim..

Sinan Genç
Ballıcaköyü İlköğretim Okulu
Hizan / BİTLİS

AKUT YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINA
Sayın AKUT yönetimi

İnsan zor durumlarda kalınca duygularını nasıl açıklar bilemiyorum ancak benim zor durumum sadece siz gibi e AKUTa üye insanları şimsiye kadar anlayamamam tanıyamamamdır.şimdi bir vesile ile tanıştığım ve beni bu yardım işlerinin içine davet eden şenol DURMUŞ beye çok teşekkür ediyorum.hatta binlerce kez teşekkür ediyorum.

Çünkü:
Vermenin(insanları mutlu etmenin)almaktan daha mutlu ettiğini öğretti ve bende öğrendim.

Ve
Bende bir kişinin bile olsa mutlu olmasına sebep olduysam ve buda hele birde çocuksa ne mutlu bana dedim. Siz ve sizin gibi insanlar,insanlara yardım etmenin mutluluğunu tatmışsınız ve bir daha bırakmıyorsunuz bu konudada NE MUTLU SİZLER…
Şimdi AKUT ANADOLUYLA ELELE… projesi kapsamında bana göndermiş olduğunuz eğitim çantalarını sorumlu olduğum bölgede bulunan 7 köy okuluna dağıttım. Ve bunları o çocukların sırtlarında görünce çok sevindim ve mutlu oldum ve bende sizler çok dualar ettim.

Çünkü:
Benim sorumlu olduğum bölgemin insanları devlet imkanlarından uzak ve fazla bir yardım göremedikleri için vede bizde bu insanlara bir yardımda bulunarak özellikle okuyan çocukların mutlu olmasını sağladık ve o çocuklar şimdi köyde beni görünce kaçmıyorlar benden korkmuyorlar(önceden beni görünce ağlayan,kaçan çocuklar vardı ve ben bu duruma sinir olurdum,çünkü anneleri küçük çocuklara seni askere teslim ederiz diye korkutuyorlarda ondan)

Sizin sayenizde şimdi biraz sevilmeye başlandık ….NE MUTLU BEN ŞİMDİ SİZLERE DİYORUMKİ!
Siz dağıtırken mutlu oluyorsunuz,ben ilk defa buna ortak oldum.bundan böyle artık benim çalıştığım bölgelerde gönüllü temsilciniz olmayı kabul ediyorum ve sizlere elimden geldiğince ve görevlerim fırsat verdikçe yardımcı olacağım ,bana verilecek vazifeleri her zaman sabırsızlıkla bekliyorum bunu bilesiniz bütün şükran duygularımla ve

SAYGILARIMLA,

Muzaffer TAŞDEMİR
Jandarma başçavuş
Sorguçkavak jandarma karakol komutanı
Digor/ KARS

Sayın AKUT başkanı Nasuh MAHRUKİ,

Biz VAN erciş çelebibağı karakoyunlu ilköğretim okulu.

Bu mektubu size gönderiyoruz. Biz doğal afetler ünitesindeyiz öğretmenimiz sizden bahsetti bizde sizi okulumuza davet ediyoruz eğer gelemezseniz sizde bizlere çalışmalarınızı anlatan bir mektup yazmanızı rica ediyoruz. Doğal afetlerde insanlara yardım ettiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyoruz.

Ferhat DENİZ
Ercan KAYA
Niyazi GÜL
Karakoyunlu İlköğretim Okulu
Sınıf: 2/A
Çelebibağı / Erciş / VAN

Sayın Şenol DURMUŞ,
AKUT ANADOLUYLA ELELE… proje koordinatörü

Okulumuz 4 katlı olup 350 öğrencisi olan 11 okulun taşındığı taşınma merkezli bir okuldur okulumuzun bir çok araç gerecini hayır sever iş adamlarımızdan tedarik etmiş bulunmaktayız.tedarik edemediğimiz bir çok malzemeyede ihtiyacımız bulunmaktadır

Bu konuda yapacağınız yardımlardan dolayı şimdiden teşekkür eder saygılar sunarım önceki yıllarda yaptığınız yardımlardan dolayı büyükköy ilköğretim okulu size MİNNETTAR dır.

Bülent AKSOY
Büyükköy ilköğretim okulu
Okul müdürü
Çayeli / RİZE

AKUT derneği gönüllülerine,

AKUT gönüllüleri olarak insanlığa hizmet anlamında onurlu biş iş yapıyorsunuz.bir eğitim kurumu olmamız nedeniyle çocuklarımıza,gençlerimize enerjilerini faydalı bir şekilde nasıl kullanabileceklerine dair olumlu örnek olduğunuzun farkındayız.gençlerimizin farklı konularla gündeme geldiği bu günlerde sizin gibi derneklere,gençlerin olumlu neler yapabileceklerini gösteren örneklere ihtiyaç var.

Öğrencilerimiz derneğinizi tanımak amacını anlamak,yaptıklarınızı öğrenmek yoluyla faydalı şeyler öğrendiler. Derneğinize bir katkı olması amacıyla bir ay süresince kendilerinin yada öğretmenlerinin yaptıkları kek ve kurabiyeleri satarak bir kampanya başlattılar ve topladıkları parayı (362.50 YTL ) derneğinize sunma onuruna eriştiler.

Çocuklarımıza gençlerimize açtığınız güzel yoliçin sizleri kutluyor,çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
Saygılarımla,

Okul Müdürü
Filiz ÇAĞLAR
Ulus özel musevi okulları
İSTANBUL

Gönüllü Kaleminden Akut

akut06

GÖNÜLLÜ KALEMİNDEN AKUT


BU YAZI AKUT YÖNETİM KURULU BAŞKANI ALİ NASUH MAHRUKİ’NİN 6. KİTABI VATAN LAFLA DEĞİL EYLEMLE SEVİLİR’DEN ALINMIŞTIR.

AKUT GÖNÜLLÜLERİNİN KALEMİNDEN KENDİ DUYGULARI

Sizleri kitabımın bu bölümünde, AKUT’u var eden evlatlarınızdan, kardeşlerinizden, ağabey ve ablalarınızdan, anne ve babalarınızdan bir bölümüyle başbaşa bırakmak istiyorum. Her biri AKUT’un fikir önderi olan bu insanlar, kendilerine bağlı gönüllü olarak çalışan yaklaşık 700-750 kişilik büyük bir aileyi temsilen seçildiler. Her biri, kendi özellerinde gündelik hayatın türlü sorunları, sorumlulukları ile bir yandan mücadele ederken, bu çatı altında, tamamen gönüllü olarak ayırdıkları değerli zamanları ve emekleri ile vatanlarına, milletlerine hizmet etmenin içsel doygunluğunu, manevi huzurunu ve sonucunda sıradışı olarak nitelendirilebilecek kişisel gelişim ve büyüme süreçlerini de yaşıyorlar.

Bu ortak çabada bireyler gelişiyor, AKUT güçleniyor ve millet kazanıyor. İnanıyorum ki, duruşlarında, kelimelerinde, duygularını ifade şekillerinde bunu sizler de hissedeceksiniz.

Bu yazılar değişik zamanlarda kaleme alındığı için, bazı rakamlar veya projelerle ilgili bilgiler çelişkili görünebilir; sebebi yazıların kaleme alındığı tarihlerdir.

İşte AKUT’u AKUT yapan ve arkasındaki başarının gerçek sahipleri; AKUT’un yüce gönüllü, yiğit gönüllüleri…

MEMET TANRISEVER;
KURUCU ÜYE, YÖNETİM KURULU ESKİ ÜYESİ;
EĞİTİM KONULARINDAN SORUMLU

AKUT’ta ne kadar zamandır eğitmenlik yapıyorsunuz?

Diğer altı kurucu ve kurucu olmayan, ancak bizimle birlikte çalışmalarımıza katkıda bulunan diğer arkadaşlarımla beraber AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin yapısını oluşturmaya başladığımız 1994 yılı Kasım ayından günümüze dek olan süreç içerisindeki temel görevim, arama kurtarma konusu ile ilgili eğitimlerin hazırlanması ve uygulanması çalışmaları ile ilgili. Doğal olarak bu çalışmalar, eğitimlerin ve ilgili doküman ve malzemelerin hazırlanması, standartlarının düzenlenmesi, eğitimlerin verilmesi ve/veya koordine edilmesi ya da ilgili tatbikat gibi uygulamaların planlanması gibi birçok konuyu içeriyor. Farklı illerimizdeki ekiplerimiz kendi eğitimlerini kendi sorumlulukları altında düzenlemekle beraber, tüm organizasyon genel bir prensipler yapısından oluşuyor ve dernek içinde bu konudaki genel sorumluluğu üstleniyorum. Eğitim programına bağlı olarak hangi sorumluluğu üstleneceğim ise programa, görev dağılımına ya da yetkinlik miktarıma bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.

AKUT eğitimlerinden kimler yararlanabilir?

AKUT eğitimlerinden gerek bireylerin gerekse kurumların yararlanma imkânları var. Özellikle 1999 yılı sonrasında yapılan çalışmalar sayesinde bugün yalnızca arama ve kurtarma konularında değil, işçi sağlığı ve iş güvenliği, sosyal sorumluluk gibi konularda da eğitim, danışmanlık ya da yerinde inceleme, denetleme gibi uygulamaları da orijinal belgelendirme ile yapabildiğimizden, hizmet verebildiğimiz kesim oldukça genişledi.

Eğitimlerinizden yararlanmak isteyen kişi ve kurumlar ne yapmalıdırlar?

AKUT eğitimlerinden yararlanmak isteyen AKUT dışından kişi ve kurumların, herhangi bir problemle karşılaşmamaları için derneğe yazılı olarak başvuru yapması gerekiyor. Bunun için e-posta kullanılabileceği gibi, faksla başvuru yapma yolu da seçilebilir (+90 (212) 217 04 22).

TSE için yürüttüğünüz özel çalışma hakkında bilgi verir misiniz?

2000 yılında, sonraki süreç için arama kurtarma konularında ülkemizde karşılaşılabilecek en önemli zorluklardan birinin standart eksikliği olabileceğine dair bir öngörümüz vardı. Bu amaçla o günden itibaren sürdürdüğümüz çalışmalarla standart hazırlanması konusunda oldukça önemli ilerlemeler kaydettik. Sonuç olarak bugün; hem TSE ile doğrudan yürüttüğümüz çalışmalar oldukça ilerledi, hem de resmi kurumlarımızın desteği ve ilgili diğer STK’ların katılımı ile bu konudaki iletişim arttı. Ulusal standart hazırlama konusunda özellikle geçtiğimiz dönemde yürüttüğümüz çalışmalara ve bugün gösterilen tüm çabalara istinaden, önümüzdeki süreçte ülkemizin bu konuda birçok çok önemli standarda sahip olacağını memnuniyetle söyleyebilirim.

Bu tür bir çalışmanın ülkemiz açısından avantajlarını sıralamak gerekirse öncelikle şu konular göze çarpacak gibi görülüyor:

  • Standart çalışmalarının tamamlanması ile, acil durum ve afet yönetiminden sorumlu kurum ve mercilerin kaynaklarını tanımlaması (arama ve kurtarma branşları, Ekip ve personel yeterlilik seviyeleri vb.) sağlanacak,
  • Arama ve kurtarma Ekiplerin kendilerini geliştirmeleri için bir kılavuz yapısı oluşturulmuş olacak,
  • Eğitim kaynaklarının bir bütünlük sağlaması temin edilecek,
  • Eğitim tesisleri, kaynakları ve eğitmenlerin sayısı, yeterlilik ve gereklilik
  • anlamında eğitim yapısının ulusal bütünlüğü bozulmadan artabilecektir.

DEMİR KARDAŞ;
ESKİ 2. BAŞKAN

1998 yılında gönüllü olarak girdiğiniz AKUT’ta 5 yıl 2. Başkanlık görevini sürdürdünüz, Yönetim Kurulu’nun yaşça en büyük temsilcisi olarak AKUT’u nasıl tanımlıyorsunuz.

Gönüllülük kavramının önde olduğu derneğimizin üyeleri; bu kavramı tanımlarken ülkesine hizmet edebilmeyi ve bizleri yetiştirmiş olan bu ülkenin bir ferdi olarak kişisel sorumluluklarının farkındalığı içerisinde kendi imkân ve kabiliyetlerini AKUT ailesinin gücüne katarak çoğaltmayı, büyük bir bütünün sağlam halkalarından biri olarak yurduna ve insanlığa yararlı olmayı anlamaktadırlar. Genç olanlarımız heyecanlarını, benim gibi orta yaşlı olanlarımız ise gönüllerimizi koyduğumuz bu aile, ortak bilgi ve deneyimlerin birleştiği, ilerici, çağdaş ve katılımcı düşünce ve davranışları ile toplumsal görevini yeni katılımları ile uzun yıllar devam ettirecektir.

• “Lojistik”, arama kurtarma konusunda çalışan bir ekip için nasıl bir önem arz eder? AKUT’un teknik donanımı uluslararası standartlara göre yeterli midir? Bu konudaki planlamalarınız nasıldır?

Geniş anlamdaki “destekler” içerisinden; Ekiplerin Teknik Lojistiğini anlayarak ifade etmeyi isterim. Çalışan Ekiplerin; başarılarının sonuçlarını, iş kalitelerini, hızlarını, bilgi ve beceri düzeylerini öne çıkartan; Lojistik planlama ve yapılanmalarıdır. AKUT 1996 yılından bu yana edindiği deneyimleri ile kendi ekipman envanterini ve planlamalarını kabul edilmiş standartlara ulaştırmıştır.

Çocuklar için özel bir projeniz olduğunu duyduk. Genç AKUT Gönüllüsü Projesi nedir? Biraz bilgi verir misiniz?

9-12 yaş İlk Öğretim Öğrencisi gençlerde; toplumsal sorumluluk konusunda farkındalık geliştirmek amaçlanmaktadır. Projeye katılan gençlere AKUT’un değerleri olan, gönüllülük, karşılıksız yardımseverlik, dürüstlük, güvenilirlik ve insan hayatına değer vermek konuları işlenmekte; ayrıca, saygı, sorumluluk ve empati kavramları anlatılarak; takım çalışması yapılmaktadır.

YILMAZ SEVGÜL;
ESKİ 2. BAŞKAN; ANTALYA EKİBİ LİDERİ

• Çalışmalarınızın en yoğun olduğu alanlar nelerdir? Ekibiniz kaç kişiden oluşuyor? Üye profiliniz nasıl?

1999 yılında AKUT’un İstanbul dışındaki ilk ekibini Antalya’da kurduk. Zaman içerisinde çalışmalarımız ve başarılarımızla dış ekiplerin oluşması için iyi bir örnek olduk. Dağ ve sel arama kurtarma konularında sistemli eğitimler geliştirdik ve bu doğrultuda dağ arama kurtarma perspektifini de genişleterek öncü rolü üstlendik.

Üyelerimizin %80’i Akdeniz Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu öğrencileri, öğretim elemanları ve Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluşuyor. Genelde öğrenciler ağırlıkta olduğundan son derece dinamik ve hızlı bir yapıya sahibiz.

Turizm bölgesi olmamız nedeniyle operasyonlarımızın yoğunluğu turistlere dayalı. Bölgemize gelen yerli ve yabancı turistler doğa sporları ağırlıklı aktiviteler yapıyorlar. Dolayısıyla Batı Toroslar Bölgesinde kaçınılmaz olarak dağ kazaları, kayıplar, düşmeler, kanyona mağaraya girip çıkamama gibi sorunlar meydana geliyor. Bunlara ek olarak az da olsa kırsalda yaşayan bölge halkının yaşadığı sorunlar var. Antalya coğrafyasının sert olması sebebiyle avcılar, çobanlar kaybolabiliyor, yaralanabiliyor, ölebiliyor. Yöre halkı bizleri yakından bildiği için bizlere kolaylıkla ulaşıyor ve bu tür her olaya imkânlarımızı zorlayarak müdahale ediyoruz.

Ekibimiz dağ ve doğa kazaları alanında çok deneyimli. Ben 20 yıllık dağcıyım, Türkiye’de ve dünyada belli başlı pek çok dağda tırmanışlar gerçekleştirdim. 1989’dan beri dağ ve doğa kazalarıyla iç içe yaşıyorum. Bu kadar yıllık birikim ve empati sayesinde her kayıpta, kazada neden-sonuç ilişkisine dair net çıkarımlar yapabiliyorum. Hataları kolay tahmin edebildiğimiz ölçüde çözümlere de kolay ulaşıyoruz. Bu da yüksek performans ve başarı yüzdesiyle çalışmamızı sağlıyor. Zor koşullarda gönüllü olarak görev alıyoruz ve hayattan çok ilginç kesitler biriktiriyoruz.

CÜNEYT KOPARAN;
2. BAŞKAN; ÜYE İLİŞKİLERİNDEN SORUMLU

29.04.1957 Mudanya doğumlu, Anadoluhisarı Gençlik ve Spor Akademisi mezunu, yıllarca Hentbol’de milli forma ile ülkemi gururla ve şerefle temsil etmiş, evli ve bir kız çocuğu babasıyım.

AKUT ailesine 1998 sonlarında katıldım, şu anda üye ilişkilerinden sorumlu yönetim kurulu üyesiyim.

Hayatım boyunca insanlara yardım etmeye çalışan, kavgaları ayıran, küsleri barıştıran, barışçıl, sevecen, kendi derdinden çok başkasının dertleri ile ilgilenmeyi, dostluğu, kardeşliği, yardımlaşmayı kendime ilke edinmiş bir insanım. Bu özelliğimden dolayı AKUT’ ta üstlenmiş olduğum bu görevimi, yukarıda saydığım özelliklerime paralel, tatlı sert, üyelerin dertlerini dinleyerek ve çözüm bulmaya çalışarak, onları kırmadan, yanlışlarını ikaz ederek kaybetmeye değil kazanmaya çalışarak, AKUT’u en iyi şekilde temsil etmelerini sağlamaya ve onları birarada tutmaya çalışmaktayım.

AKUT’a üye olmaya gelen insanlar güvenilir, karşılıksız yardımsever, içinde insan sevgisi olan, ülkesini seven, seçilmiş özel insanlardır, bu yüzden AKUT’un olmazsa olmaz uyulması zorunlu olan ETİK ve DİSİPLİN kurallarına uyum sağlamakta pek zorluk çekmezler. Bu kurallar ve bu kurallara azami uyum sağlayan üyelerin bilgi ve tecrübesi sayesinde, yaptığı yardımlarla, kurtardığı hayatlarla AKUT, dünyada haklı bir saygınlık kazanmış, Silahlı Kuvvetlerimizden sonra ülkemizin de en güvenilir kurumu haline gelmiştir. Halkımızın bize bahşetmiş olduğu bu şerefe ve haklı gurura, ömrümüzün sonuna kadar layık olmaya çalışacak, ülkemizin, devletimizin, halkımızın ve tüm insanlığın emrinde olmaya devam edeceğiz.

SAYDUN GÖKŞİN;
GENEL SEKRETER

Yönetim kurulu nasıl çalışır? AKUT’taki yapı başka vakıf ve derneklerden farklı mıdır? Bunun avantaj ve dezavantajları nelerdir?

AKUT farklı yaşlarda ve çeşitli yaşam tarzları olan insanlardan oluşuyor. İlk bakışta bu kadar farklı renklere sahip bir mozaiğin bir arada tutulması ve idaresi zor gibi gözükse de, her Ekibin ‘’insan hayatı’’ teması nedeni ile tek amaca yönelmiş olmamız her zaman aynı yöne hareket etmemizi sağlıyor, hem de gönüllü olarak. Belki de bu tılsım AKUT’u 10 yıldır geliştiriyor ve ileriye götürüyor, farklı insanların oluşturduğu farklı bir dernek olmamızı sağlıyor

AKUT Medeni Kanun, Dernekler Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerde belirlenen kurallara göre kurulmuş ve çalışmaktadır. Arama kurtarma konusunda operasyonlar, eğitimler, toplantılar, standart yazımı konuları ile ilgili yaptığımız her işte insan hayatının ana unsur olması sebebi ile yetkin hale gelebilmek ve güncel kalabilmek konusunda yaptığımız detaylı çalışmaların aynısını kanunlar nezdinden de gerçekleştiriyoruz, bunu da gönüllü bir Ekip olarak yapıyoruz.

Yönetim Kurulu her hafta aynı gün ve saatte, dernek merkezinde, katılmak isteyen tüm üyelerimize açık olarak bir gündem ile toplanır, görüşülen konular ve alınan kararlar toplantı tutanağı ile tüm üyelere e-posta aracılığı ile ertesi günü iletilir. Tüm devam eden işler ve projeler gündemde yer alır ve sona erene kadar toplantılarda madde olarak ele alınır. Toplantıları üyelere açık olarak yapmak sureti ile şeffaf, etkin ve demokratik bir yönetim biçimi elde ettiğimize inanıyoruz.

ŞEVKET KERESTECİ;
YÖNETİM KURULU ÜYESİ; SAYMAN

• AKUT ne zaman ve neden İktisadi İşletme Kurdu? Çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

AKUT İktisadi İşletmesi 2004 yılının Ocak ayında kuruldu. Özellikle milletimizin bağışlarıyla yaşayan AKUT, kendi bilgilerini çeşitli kanallarla sürekli olarak vatandaşlarımıza aktarıyordu. Bu bilgi paylaşımını bugüne dek verdiği sayısız seminerle ve eğitimlerle gerçekleştirmekteydi. Fakat ekonomik şartların ağırlığı ve AKUT’un giderek gelişen ve çeşitlenen yeni projelerine de kaynak bulma ihtiyacından dolayı, bağışların dışında da kaynak yaratma çalışmalarına başladık. Türk Milletine yardımlarımızın devamı için derneğimize yeni bir açılım olarak İktisadi İşletme konusunu geliştirdik.

Eğitimlerimizi devlet kurumları, gönüllü kurumlar ve akademik kurumlar dışındaki şirketlere bir bedel karşılığı vermek ve bunları da yasal sınırlar çercevesinde faturalamak ve bu gelirin vergilerini devletimize düzenli olarak verebilmek için kuruldu.

İktisadi işletmemiz 2004 yılında AKUT ANADOLU TIRI projemiz ile sesini duyurdu. 81 ili kapsayan projede 4 ay boyunca sponsorlarımızın da desteğiyle, 81 ilimizin tamamını ziyaret eden TIR’ımızda toplumumuzun afetler hakkında bilgilendirilmesi için özel olarak hazırladığımız 23 dakikalık bir eğitim filmi gösterildi. Valilik koordinasyonlarıyla Afetlere Hazırlık konularında seminerler verildi, AKUT’la Afetlere Hazırlık adını verdiğimiz 88 sayfalık bir kitapçık dağıtıldı ve AKUT’un 8-9 yıllık çalışmalarından derlediğimiz foto sergimiz bir milyona yaklaşan sayıda vatandaşımızla paylaşıldı.

İktisadi işletmemiz benzeri projeler için çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca özel sektör kuruluşlarına Acil Durum Yönetimi konularında eğitim, danışmanlık ve denetleme hizmetleri de vermekteyiz.

Bu arada bir ilkyardım eğitim merkezi kurmak üzere çalışmalarımızı iktisadi işletme üzerinden başlatmış bulunuyoruz. Sağlık Bakanlığı onaylı sertifikalı İlkyardım eğitimlerimizi de yine aynı şekilde pek çok kişi ve kuruma vermeye devam ediyoruz.

Özel sektör dışında da talepte bulunan kamu kuruluşlarına eğitimlerimizi ücretsiz olarak da sosyal sorumluluğumuz çerçevesinde vermeye devam ediyoruz

AYDAN PAŞAOĞLU;
YÖNETİM KURULU ESKİ ÜYESİ; DIŞ İLİŞKİLERDEN SORUMLU

AKUT’un yerel ve uluslararası platformda işbirliği içinde çalıştığı kurumlar ve ortak projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Ülkemizde arama kurtarma konularıyla bağlantılı alanlarda çalışan Türk Hava Kurumu, TRAC, İTÜ, TSK, Sivil Savunma gibi sivil toplum örgütleri, üniversiteler, devlet kurumları ile, afetlerde ve diğer zamanlarda, şehirde ve kırsalda, eğitim, tatbikat, bilgi alış verişi konularında işbirliği içinde çalışıyoruz.

1999’dan bu yana BM-OCHA’ya bağlı INSARAG (Uluslararası Arama Kurtarma Danışmanlık Grubu) üyesiyiz. FEMA, NASAR, RTA gibi kurumlardan eğitmen eğitimi ve materyal temini konusunda destek alıyoruz. Samarites (Yunanistan), Die Johanniter (Almanya), First (İsrail) ile dönem dönem ortak eğitim ve tatbikat faaliyetleri düzenliyoruz.

Ocak ayında Japonya’da düzenlenen BM Afetlerin Azaltılması konferansına katılmışsınız. Bu konferans hakkında izlenimleriniz nelerdir? Sonuçlar AKUT’un geleceğe dönük stratejilerini etkileyecek mi?

1994 yılında Yokohama’da düzenlenen “Dünya Afetleri Azaltma Konferansı”nın ardından geçen 10 yıl içinde yaşananların değerlendirildiği ve 2005-2015 döneminin hedef ve stratejilerinin gözden geçirildiği Kobe’deki BM toplantısına, DEIK Türk-Japon İş Konseyi’nin değerli katkıları sayesinde üç temsilci ile katıldık. Tsunami felaketinin güncel bir örnek olarak ele alındığı konferansta BM üye ülkelerinden devlet adamları, bilim adamları, gönüllüler, medya temsilcileri hep birlikte dünyada afetlerin azaltılarak yoksulluğun önlenmesi ve sürdürülebilir kalkınma ortamının yaratılması için gerekli adımların nasıl atılacağını tartıştık. Dönüşte de bu kapsamda ilk adım olarak bir Konferans Sonuç Bildirgesi yayınladık. Önümüzdeki dönemde, 1999’dan bu yana sürdürdüğümüz toplum bilinçlendirme çalışmalarını daha yoğun biçimde ve yükselen bir kalitede halkımızın hizmetine sunmaya devam edecek, bilgi üreten bir kurum olma yolunda ilerleyeceğiz.

• Siz Yönetim Kurulu’ndaki tek bayansınız. AKUT’ta görev dağılımında cinsiyet ayrımı yapılıyor mu?

Hayatın her alanında olduğu gibi arama kurtarma faaliyetleri ve afetler söz konusu olduğunda da olaylara kadın bakışı farklı bir boyut getiriyor. Diğer yandan kadınlar, yaşlılar, çocuklar ve engellilerle birlikte “incinebilirliği yüksek” nüfus olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla, hazırlık, önlemler ve müdahale aşamalarında kadın vizyonunu ve duyarlılığını göz ardı etmek çalışmaları, özellikle de etki-fayda anlamında, çok zayıflatıyor. Bu nedenle, AKUT’un Yönetim Kurulu ve tüm Ekiplerinde, operasyonlarda ve merkez ekipte, mümkün olduğunca eşit dağılımı sağlamaya özen gösteriyoruz. Biz birbirine son derece bağlı ve büyük bir aileyiz.

YAŞAR ÖZEN;
YÖNETİM KURULU ÜYESİ;
KAYNAK YARATMA VE SEMİNER GRUBU SORUMLUSU

Sigortacılıkla uğraşıyorum. Altı yıldır AKUT üyesiyim Ağırlıklı olarak idari işlerde görev yapıyorum, ayrıca okul ve kurumlara Deprem ve Acil Durumlara yönelik seminerler veriyorum. Özellikle okullardaki seminerler çok verimli geçiyor ve kişisel anlamda bana çok katkısı olduğunu söyleyebilirim. Ögrencilerin gözlerindeki ışık ve bilgi açlığı çok hoş. Yaşamlarıyla ilgili çok önemli bir konuda onlara katkı sağlayabilecek bilgileri iletmek, gerektiğinde gelecekleri ile ilgili önemli konuları konuşmak çok güzel bir duygu. AKUT büyük ve güçlü bir kuruluş ve bu kuruma yaptığım her türlü katkı, benim en önemli yaşamsal enerjilerimden biri. AKUT hayatı gerçek anlamda yaşamamda çok önemli bir araç benim için.

• Ne tür seminerler veriyorsunuz? Halkımız bu hizmetlerinizden nasıl yararlanabilir?

AKUT yoğun olarak okullara, kamu kuruluşlarına ve özel kuruluşların çalışanlarına yönelik, acil durumlarda davranış şekilleri ve ağırlıklı olarak deprem ve diğer afetler için önlemlerin ve hazırlıkların anlatıldığı seminerler veriyor. Seminer isteyen kişi ve kurumlar Dernek merkezine müracaat ettiğinde talepleri değerlendiriliyor ve en kısa sürede talepler elimizdeki imkânlar çerçevesinde yerine getiriliyor.

AKUT’un gelir kaynakları nelerdir? Devletten destek alıyor musunuz? Kaynak yaratmada sürekliliği nasıl sağlıyorsunuz?

AKUT’un gelir kaynakları ayni ve maddi bağışlardır. Kimi zaman proje bazında, kimi zaman da ihtiyaç olan ürün ve hizmet bazında destek talep edilir, sağlanır. Bir sivil toplum örgütü olan AKUT, Devletten yardım almıyor, Devlet kaynaklarıyla değil, halkın gönüllü bağışlarıyla çalışmalarını sürdürüyor. Dolayısıyla süreklilik için en önemli olgu, destekleyici kişi ve kurumların bize duyduğu güven. Bu güvenin en üst düzeyde olduğunu milletimiz bize her seferinde hissettirdi. Bunun sürekliliği ve beraberinde kurumla oluşturulacak ortak paydalar süreklilik için gerekli.

ENDER BARAN;
AKUT YÖNETİM KURULU ÜYESİ; TANITIM BİRİMİ SORUMLUSU

Sevgili arkadaşım Nasuh, “bir AKUT gönüllüsü olarak kalemin neler yazar” diye sorduğunda, bende AKUT’a nasıl katıldığımı ve AKUT gönüllüsü olarak hissettiklerimi yazmak istedim.

Evet, ben de birçok insanın olduğu gibi 17 Ağustos 1999 sonrasında insanlarımız için yaptıkları ile tanıdım AKUT’u. Ülkemizi şiddetle sarsan ve ulus olarak yeterince önlem almadığımız için felakete dönüşen o tabiat olayı ile fark ettim.

Bu büyük felaketin etkilerini, depremin birkaç gün sonrasında Kocaeli’deki teyzeme yazlık çadırımı ve şirketteki çalışma arkadaşlarımızdan birinin Gölcük’teki ailesine yardım götürmek için bölgeye gittiğimde daha da yakından gördüm. En yakınlarını, tüm ailesini, bir arada yaşadıkları komşularını ve her şeyini kaybetmiş insanların çaresizlik içinde yıkılışlarını gördüm. Yardım etmeğe çalışanların çoğunun bilinçsiz ve ümitsiz gayretlerini gördüm. Bir aspirin, iki ekmek ve bir şişe suyun ne kadar değer taşıdığını gördüm.

Daha sonra televizyonlardan bir avuç AKUT gönüllüsünün, elinden iş gelen yüzlerce yardım severi organize ederek ne kadar önemli işler yaptığını gördüm. Hep içinde, arasında olmak istedim bu çabaların ama çalışma temposu ve seyahati bol işimden ötürü o günlerde daha çok fırsatım olamadı.

O acılı günlerin üzerinden 4 yıl geçtikten sonra, iş değişikliği ile birlikte karşılık beklemeden yardım organizasyonları gerçekleştiren, Atatürk devrimlerinin çizgisinde, siyasetin ve kişisel çıkarların uzağında kalan ve gönül rahatlığı ile içinde olabileceğim bir STK aramaya başladım. Benim emeklerim, zamanım benim için çok değer taşıyordu ve doğru bir kuruma hizmet etmek istiyordum. Bu amaçla birçok STK’nun toplantılarına katıldım, özenle hazırladıkları web sayfalarını takip ettim.

Birçoğu bu tanımların dışındaydı, bir kısmı içinde gözükmeye çalışıyordu. Hatta adı o yüce insanın adı ile başlayan birçok STK’nun aradığım niteliklerde olmadığını üzülerek ve hayretler içinde gördüm. AKUT da takip ettiğim web sayfaları içinde yer alıyordu. AKUT’un değerlerine kendimi çok yakın bulmuştum. AKUT’a ilk geldiğimde tanıştığım ilk gönüllü, uzun saçlı, sokakta sıklıkla karşılaşmadığım insanlardan ve o gün kendisine münhasır olarak değerlendirip, bu sıralarda “kırmızı saçlı adam” adını koyduğum Şenol kardeşim oldu.

O günlerde doğudaki okullara, defter, kalem gibi eğitim araçları gönderiyordu. AKUT içindeki ilk projem Sirkeci’den satın alarak Şenol’a teslim ettiğim 2 koli, defter ve kurşun kalem yardımı oldu. Bu çok hoş duygular oluşturdu içimde. Bu projeye çevremdeki insanları, arkadaşlarımı teşvik ederek temin ettiğim malzemelerle destek olmaya çalıştım. Bir yandan da AKUT gönüllülerini inceliyordum. İçlerinde öğrencilerin, sporcuların, dar bütçeli çalışanların, iş adamlarının her gelir gurubundan birçok insanın yan yana gayret içinde olduklarını, gönüllerini birleştirdiklerini gördüm. Fener – Galatasaray dışındaki muhabbetin neredeyse tamamı insanlara karşılık beklemeden yardım etmek ile ilgiliydi.

Toplumun içinde bulunduğu çıkar ilişkileri, kirli yapılan siyaset, kendinden başkasını düşünmeyen insanların sahte mutlulukları ile ne kadar çelişen bir dünya idi burası. Daha çok AKUT içinde oldukça Atatürk’ün çizdiği yoldan ayrılmayan gönüllüleri daha da çok sevdim. AKUT web sayfasına bu konuda yazılar ve haberler göndermeğe başladım. Çok heyecanlı oluyordu benim için. Benim gibi düşünen insanların arasındaydım ve gönlümden kopanları yazıp gönderiyordum.

O yıllarda AKUT web sayfasını yöneten Melih arkadaşımın yazdıklarımı bir an önce yayımlamasını heyecanla bekliyordum. AKUT’a daha çok gelmeye Pazartesi günleri yapılan Yönetim Kurulu toplantılarına daha çok katılmaya başladım. Artık gönül rahatlığı ile AKUT gönüllüsü olmak için başvurabilirdim. Bir gün evraklarımı tamamlayarak Fatma arkadaşıma uzattım. Evraklar içinde AKUT gönüllülerinde tanıdıklarınız diye bir bölüm vardı oraya ilk tanıdığım AKUT gönüllüleri olan Şenol Durmuş ve Melih Fidan‘ın adlarını yazmıştım.

Yıllar sonra bugün AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin hayatımda çok önemli bir yeri var. Orada benim gibi düşünen birçok arkadaşım var ve işimden, ailemden kalan zamanımı (bazen onlardan biraz pay alarak ta olsa) mutlu olduğum şeyleri yaparak değerlendiriyorum. Bunu sadece mutlu olduğum için yapıyorum dersem eksik olur. Aslında elimden gelenlerin vatanım için, insanlık için yararlı olduğunu, çok önemli olduğunu gördüğüm için mutlu oluyorum. Daha sonra Kadıköy belediyesi ile ortak bir projede görev almıştık. Tüm binayı resimlerle donatmış ve çok hoş ve anlamlı bir organizasyon gerçekleştirmiştik. O gün başkanımız benim kulağıma eğilip “ne kadar önemli bir iş yaptığını biliyor musun Ender ağabey” demişti. Çok duygulanmış ve tarif edilemeyen duygular hissetmiştim. O gün hissettiklerimi bu gün de yaşayabiliyorum, bundan çok mutluluk duyuyorum.

Atatürk’ün çizdiği yoldan ayrılmadan, devrimlerinin, Cumhuriyetin temel taşı olan Laikliğe, sözde değil özde bağlı bir STK içinde olduğum için çok mutlu oluyorum. Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği, gerektiğinde her şeylerini bu yolda feda etmekten kaçınmayacak gerçek Türk gençlerinin arasında olduğum için çok mutluyum.

AKUT’un hiçbir şekilde ödün vermediği ilkelerine, değerlerine bağlı yeni ekipler ve gönüllülerle giderek büyüdüğünü görmekten çok mutluyum. Bizler, tüm AKUT gönüllüleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı en büyük emanet olan demokrasiye, laik ve çağdaş Cumhuriyete, Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sahip çıkacağız ve bu konudaki en iyi örneği oluşturacağız.

Bunu başaracağımızdan emin olduğum için çok mutluyum.

MAHMUT ÇELİK ;
DİSİPLİN KURULU ÜYESİ; DENETLEME KURULU ESKİ ÜYESİ,
İSTANBUL ADY BİRİMİ ESKİ SORUMLUSU

İstanbul operasyon ekibi ne tür olaylara müdahale ediyor? Deprem odaklı hazırlıklarınız nasıl gidiyor? Siz aynı zamanda denetleme kurulu üyesisiniz. Yetki ve görevlerinizden, çalışmalarınızdan bahseder misiniz.

1999 yılından beri AKUT’ta aktif olarak görev almaktayım. Dernek içinde Denetleme Kurulu üyesi ve İstanbul ekibi arama kurtarma sorumlusu olarak görev yapmaktayım.

Biz AKUT’lulara sık sık etrafımızdaki insanlar sorarlar “Neden AKUT’tasınız?” Onlara kendimce bazı cevaplarım olur. Bunların en başında “İnsanı Sevmek” derim “Ülkemi Sevmek” ve bu ülke halkının her zaman her şeyin en iyisine layık olmasını sebep gösteririm.

Ben hep AKUT’taki arkadaşlarıma “özel insanlar topluluğu” derim. Hepsi gerçekten özel insanlar. Neden mi özel insanlar? Bir yapı düşünün, içinde insan sevgisi taşıyan, karşılıksız yardım eden, din, para, politika konuşmayan, tek kişinin öne çıkmadığı, tam bir Ekip çalışmasının yapıldığı, Atatürkçü, vatansever insanlardan oluşan…

İşte bu özelliklerin hepsinin bir ekipte aynı anda toplanması ve bir araya gelmesi çok sık görülen bir olgu değildir. Bu nedenlerden dolayı, benim arkadaşlarım özel insanlar ve ben onlarla aynı kurum içinde çalışmaktan, operasyonlara çıkmaktan büyük gurur duyuyorum.

Ben şuna inanıyorum, gün gelecek bu ülkedeki tüm insanlar bizim gibi düşünecek. Vatanını insanını sevecek ve halkının her zaman, her şeyin en iyisine layık olduğunu anlayacak.

Bazen düşünüyorum da, AKUT’a katılmak ile hayatımdaki en önemli kararlardan birini almışım.

EBRU ATALAY;
DİSİPLİN KURULU ÜYESİ

En büyük korkum sevdiklerimi kaybetmekti. Tüm dualarım ise onlardan ayrı kalmamak, onlardan birini sırasız ve aniden kaybetmemek üzerine…

İşte belki insanların sevdiklerine kavuşmasına yardımcı olabilirsem, kurtarılabilecek kayıplara yardım edebilirsem, sevdiklerimin uzun süre yanımda kalmasını, onlarla birlikte sağlıklı ve mutlu bir yaşam geçirmeyi hak edebilirdim. Her şey için bazı fedakârlıklar gerektiğine, iyiliğin iyilik olarak bize geri döndüğüne inanıyorum.

99 yılında AKUT’a bu düşüncelerle katıldığımda böyle büyük bir deprem felaketi ile karşılaşabileceğimi düşünmemiştim. İlk aylarım yoğun geçen eğitim dönemi ile yorucu ama bir o kadar da keyifli geçti. Kendisi gibi düşünen, karşılıksız zaman ve güç sarfedebilen insanların varlığını görmek, birlikte ekip halinde calışmak müthiş bir tatmin duygusu yaratıyor insanda.

Ağustos ayında ise daha önce aldığımız eğitimlerin, hiç tahmin edemeyeceğimiz kadar zorlu sınavı ile karşı karşıya kaldık. İlk gün Avcılar’da, sonraki 10 gün ise Değirmendere’de çalıştım.

Bu dönemin sonunda uykusuzluk ve yorgunluktan verimli olamayacak hale gelmiştim. Enkazlara arabayla ulaşırken küçük kazalar yapmaya başlayınca artık dönmem gerektiğini, bundan sonra İstanbul’daki AKUT merkezde daha verimli çalışabileceğimi düşündüm. Ayağında ciddi bir enfeksiyon sorunu olan İlker ve hemen hemen hiç dinlenmeden çalışan ve el ve kollarında derin yaralar açılan İskender ile birlikte İstanbul’a döndük. Dönüş yolunda İskender arka koltukta baygın şekilde uyuyor, İlker ise beni uyanık tutabilmek için sürekli konuşuyordu (aslında sanırım o her zaman çok konuşuyordu…) Bir an irkilip uyandıgımda bir Japon çizgi filminin içindeydim, İlker ise bana askerlik anılarını anlatıyordu. Araba kullanırken bir an için nasıl uyunabileceğini yaşayarak öğrenmiştim. Gözlerim açıktı ama bilincim tamamen başka bir boyuta geçmişti.

İstanbul’a döndüğümüzde yeni bir şok yaşadığımızı hatırlıyorum. Her şey olabildiğince normal görünüyordu ancak buna adapte olmak bizim için bir hayli zor olacaktı. Hayatımız ve biz asla eskisi gibi olmayacaktık, bunu hissediyordum. Yaşadıklarımız bize karşilıksız olarak manevi ve fiziksel emek vermenin, bu emeğin karşınızdakiler için hayati öneme sahip olmasının sonsuz iç huzuru ve tatmin duygusununu vermişti. Bu duyguyu tanımlamak oldukça güçtü.

Orada yaşadığım, asla kimseye anlatmak, paylaşmak istemediğim anılarım var. Artık hemen hemen hiç ağlamıyorum… herhangi birşey karşısında duygulanıp gözlerim yaşarmıyor… ama kendimin bile daha önce farkında olmadığım bir irade ve dayanma gücüne sahip olduğumu hissediyorum.

Artık AKUT bambaşka bir yerde. En büyük ödül olan halkın sevgisini ve güvenini kazanmış büyük bir sivil toplum örgütü. Biz de buna layık olabilmek için AKUT misyonunu ve etik değerlerimizi büyük bir hassasiyetle korumak zorundayız.

İşlerim nedeniyle eğitim ve operasyonlara katılamıyor olsam da Disiplin Kurulu’nda görev yaparak AKUT için çalışmaya devam ediyorum.

ŞENOL DURMUŞ;
ARŞİV SORUMLUSU
AKUT ANADOLU TIRI PROJESİ SORUMLUSU

GÜNEŞİN SOFRASINDA YAŞAMIN BİLİNCİNE YOLCULUK…

Düşünceyi düşünmek ama etrafına bakarak düşünmek, hasatı dilin ucundadır. Asırlar öncesi “üstat” Aşkale’nin dağlarında bunu söyler; “bil düşünceni, söz bulursa beden olacak”

Bir düşünceden yola çıktık, akılla zekanın engelleri arasında bu günlere geldik, bilmediler ki enerjinin asla bloke edilemeyeceğini, asla yılmadık nice meşakkatlere maruz kalsak da. ATA’mızın izinden yol aldık, daha çok uzun yolumuz var. Her bedende gönül saklı, iş bunu aktif hale getirmek ve sürdürebilmek. Gönül önden giderse beden onun ardından ayrılmaz, ego da aralarına girmek için yalvarır. Ama ne olduysa insan denen canlının kozmik çorbasında ego inanılmaz bir enerjiye sahipti. Oysa ego hep önden gitti beden ardından hiç ayrılmadı, gönül de aralarına bir türlü girmeyi başaramadı. Ego da kendini tatmin etti.

Yaşamın bilincine olan yolculuğumda AKUT çok ama çok geniş bir basamakta yer aldı, almaya da devam ediyor. Kültür taşıdım yılmadan, yorulmadan. Aşkla ve sevgiyle gönüllü olduğum bu kurumda da buna devam ediyorum. Her adım attığımda ekosistemin değişimini gördüm, onun yanı sıra kültür de değişiyordu. Eskimiş düşünce tortularıyla, ikinci el düşüncelerle Anadolu insanını bloke ettiler. Şehirdeki yaşam şarlatanları, onlara akıl oyunları oynadı ama Anadolu insanı gönlünde saklı tutmadığı o sevgiyi, aşkı hep ortaya koydu. Afetlerin ne kadar doğal olduğunu onlara aktarmadılar. Bizler bir avuç Anadolu gönüllüsü afetlerin doğallığını var gücümüzle anlatmaya devam ediyoruz. Bizler gibi dünyanın da yaşadığını, bu yaşamın koşulları, kaideleri olduğunu sadece anımsatmak için yıllardır hep kültür taşıyoruz.

Anamın bana bir sözü vardı; “erken git işine ekmek değer dişine.” Her sabah kulağıma küpedir erkenden yol aldım Anadolu yollarında. Ne meşakkatler yaşadım, yaşacağım ama yılmadan, yoldaki basamaklara gönül koyarak…

Bir yaşlı beden düşünün köşe başında durur bedenine destek almış bastonundan. Kısa sürse de tanışmamız bana bir şiir okur. Anladım yaşamı damıtarak yazdığını. O şiirden çok önem verdiğim bölümden kısa bir alıntıyı sizlere aktarmak istiyorum.

DÜŞÜNDÜK..
DÜŞÜNDÜĞÜMÜZÜ ANLADIK…
DÜŞLEDİK….
DÜŞLEDİĞİMİZE VARDIK….
BİLDİK
BİLDİĞİMİZE SEVİNDİK
ŞUURLANDIK
YÜCELDİK ve İNSAN OLDUK

Yaşamın ne kadar kutsal olduğunun hepimiz az çok bilincindeyiz… Işık düşmeden enkazlara nidalar geldi kulağıma, yaşlı bir beden korkudan kokular salmış etrafına. İri bedenimle dar hayat üçgenlerinden yanına ulaştım, uzattı elini bana yaşama sarılırcasına. Oradan çıktık gün ışığına ve bana der ki; “ne söyleyeceğimi bilemiyorum yeğenim.” Bende; “söyleme” dedim, “bir şey söyleyeceğin ve duyacağım cehaletimiz olur, haydi yaşam seni bekler” dedim ambulansa koyup sağlıklı koşullara sevk ettik… (Düzce Depremi – Kaynaşlı)

Güneşin sofrasında yaşamın bilincine olan yolculuğumuzda her kim ne öğrendiyse, ne öğrenecekse cehaletini öğrenecektir ama gönülde saklı duran o kutsal enerjiyi bir açığa çıkardı mı insan, değmeyin o zaman yaşamın kutsal akışına. Akıl, zeka, duyular şaşa kalır. Üstat doğru demiş zamanında “cehalet bilgeliktir.”’ Bir beden gibi bir arada olmalıyız, seyre dal hasatı o zaman. AKUT’ta biz bunu başardık…

Sevgi ışığınız daim olsun.

DÜNDAR ŞAHİN;
AKUT’UN ACİL DURUM KONULARINDA VERDİĞİ EĞİTİM, DENETLEME VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ SORUMLUSU

Türkiye’deki acil durum yönetimi yapılandırılması ihtiyaçlara cevap verecek şekilde organize edilmiş midir? AKUT’un bu alanda vereceği danışmanlık hizmetleri neleri kapsayacaktır?

Türkiye’de Acil Durum Yönetim Sistemi yapılandırması maalesef daha yeni yeni şekillenmeye başlıyor. Genel olarak baktığımızda iki tür yapılanma söz konusu: Birinci yapılanma Türk hukuk mevzuatı ve Kamu Yönetimi sistemi içindeki yapılanma. İkinci yapılanma ise uluslararası standart ve kuralların oluşturduğu daha çok kurumsal kaygıların belirlediği yapılanma.

Birinci yapılanmayı açarsak; özellikle 1999 depremi sonrası kamu yönetiminin reflekslerini arttırmak amacıyla oluşturulan merkezi teşkilat içindeki yapılanma önümüze çıkacaktır ki, bu Başbakanlığa bağlı Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Sekreterliğidir. Yine aynı eksende özellikle Avrupa Birliği Entegrasyon süreci içinde, İş Kanunu ve yönetmeliklerinde hızlıca yapılan değişikliklerle, kurum ve organizasyonların Acil Durumlara müdahale edebilecek net planlarının olması ve Ekiplerini bu plan doğrultusunda yetiştirmeleri görülmektedir.

Bu noktada asıl fark yaratan öge acil müdahale sistemlerine yapılan personel, eğitim ve teknik destek lojistiği yatırımlarında görülmektedir. Tümdengelim yönetim yaklaşımı Acil Durum yönetimi ve müdahale sistemini inşa edebilecektir. Aynı; zamanda elde bulunan sivil savunma, itfaiye ve emniyet Ekiplerine yapılacak olan, “günümüze hitap edebilen” personel yatırımları da inşa sistemine büyük katkı sağlayacaktır. Ülkemizde Yatırım kavramı genel olarak lojistik ve malzeme yatırımı olarak anlaşılmaktadır. Oysa ki tüm malzeme ve Ekipmanı kullanabilecek olanlar doğru eğitimi almış bireylerdir. Bireye yatırım esas teşkil etmektedir.

Devletin bence asli görevi iktisadi hayatta olduğu gibi, Acil Durum Yönetim Sisteminde de genel düzenleyici kamu normlarını ortaya koyup, uygunluk ve yerindelik denetimi ile hizmet kalitesini kontrol eden bir mekanizma olmalıdır.

İkinci yapılanma ise OHSAS 18001, ISO 14001 ve SA 8000 gibi Uluslararası standartların kurallarıdır. Bu standart belgelerini talep eden işletmeler için bir zorunluluk olmakla beraber, her üç dünya standardı da Acil Durum Yönetim Sistem yapılanmasına büyük önem vermektedir. Kurumsal kaygılar hukuksal kaygılardan daha derine nüfuz eden çalışmaları ortaya koymaktadır.

AKUT Arama Kurtarma Derneği olarak özellikle kurumların Acil Durum Müdahale Sistemlerinin dizaynından, bu sistemler içinde yer alacak üst yönetim kadrosunun ve uygulamacıların eğitimlerine, kurum ve organizasyonları tehdit edebilecek risklerin analiz edilmesinden, Kurumsal Sürekliliklerini (BCP) durdurabilecek her türlü durumu analiz hizmetlerine kadar çok geniş bir yelpazede hizmet vermekteyiz. Söz konusu hizmetlerimizin tamamı uluslararası yetkinlik ve sertifikalarla desteklenmektedir.

ZEYNEP FULYA KOÇ;
AFETLER HAKKINDA ARŞİV ÇALIŞMALARI SORUMLUSU
<

Kentsel afetlerin etkilerinin azaltılması konusunda nasıl bir proje yürütüyorsunuz?
Bu konuda yurt dışı deneyimlerini nasıl faydaya çeviriyorsunuz?

Güney Asya’da son yaşanılan ardışık felaketler aslında insanlığın ne kadar incinebilir olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. Bunun dışında ardı ardına gelen felaketler aslında riski algılama konusunda sorunumuz olduğunu göstermektedir. Özellikle felaketin gerçekleştiği ülkeler ile en çok ölü veren ülkeler arasında binlerce kilometrenin olması afetlerin insanlık açısından ne kadar büyük bir tehdit olabileceğini ortaya koymaktadır. Bir diğer çarpıcı gerçekse, yaşanan deprem ve tsunaminin ardından bölgenin ihtiyaç duyduğu yardımın büyüklüğü göz önüne alındığında ülkeler arası iş birliğinin afetler sırasında ve sonrasında ne kadar önemli olduğudur. Artık uluslararası camiada sadece afetlerin sonrasında değil öncesinde de risklerin ülkeler arasında nasıl paylaşılacağı konuşulmaktadır.

Ortaya çıkan kayıp tablosunun büyüklüğüne bakılırsa, özellikle yerleşim alanları seçimindeki yanlışlıklar ve alt yapı sorunları artan nüfus açısından afetlerin etkilerini yıkıcı boyuta taşımaktadır.

Bugün dünyada yaşanılan depremlerin %75’i Asya’nın gelişmekte olan ülkelerini vurmaktadır. Her ne kadar biz depreme odaklansak da, dünyada gerçekleşen felaketlerin %32’si meteorolojik kökenli olaylar ve seller, %12’si depremler, geriye kalan %20’si kıtlık başta olmak üzere diğer felaket başlıkları altında toplanmaktadır. Felaketlerin oluş yüzdeleri bakımından meteorolojik sebepler öncelikli görünse de afetlerde en çok ölümler deprem ve sellerde ortaya çıkmaktadır. Bu noktada, Asya ve Afrika ülkelerinde can kayıpları daha çok olmakla beraber ABD gibi batılı ülkelerde mal kayıpları daha fazladır. Batılı ülkeler sigorta sistemi ve kentsel alt yapıyı sağlam tutarak mal kayıplarını azaltmaya çalışsalar da can kaybının telafisi yoktur.

Özellikle ülkemiz açısından bakıldığında dünyada yaşanan büyük afetlerden çıkartabileceğimiz birçok dersler var. Bu anlamda mega kentleri tehdit eden riskleri anlamak ve olaylardan ders çıkartmak ülkemizdeki büyük kentler açısından son derece önemli. Dünyada insan yerleşimlerinin yaklaşık üçte ikisinin suya yakın yaşadığı düşülürse önümüzdeki yıllarda kentsel felaketlerin etkilerinin artacağını söylemek mümkün. Bu açıdan bakıldığında büyük kentlerimizin sadece depremden dolayı değil iklim değişikliklerinden kaynaklanabilecek sorunlara karşı da daha etkin önlemler alması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Özellikle önümüzdeki yıllarda iklim göçlerinin yaratabileceği etkiler kalkınma açısından en önemli sorunlardan biri haline gelebilir. Türkiye’nin yurtdışı kaynaklı göç koridorlarından birisi olmasından dolayı, aslında Afrika ve Asya’daki afetlere karşı ilerde duyarsız kalamayacağımız kesindir.

AKUT olarak ilk yola çıktığımızda afetlerin müdahale aşamasında yapabileceklerimiz konusunda uzmanlaşmaya çalışıyorduk. Oysa bugün geldiğimiz noktada afetlere hazırlanmak isteyen birçok kurum ve bireyin afetlere karşı önlem geliştirebilmesi konusunda doğru bilgiyi aktarabilmek çabasındayız. Bu anlamda kentsel afetlerin etkilerinin azaltılması konusunda sürekli uluslararası deneyimleri izliyoruz. Yaşananlardan çıkan dersleri Türkçeleştirmek değil yerelleştirebilmek önemli.

Bir diğer konu bireysel veya kurumsal deneyimlerin yazıya aktarılması. Bugün geldiğimiz noktada tüm operasyon raporları gelecekte kaynak olacaktır düşüncesi ile raporlama kalitemizi artırıyoruz. Özellikle bu açıdan bakıldığında İran – BAM deprem raporu oldukça ciddi ve yararlı bir başvuru kaynağıdır. Bunun dışında özellikle farklı ülkelerin deneyimlerini bizzat yerinde giderek inceliyoruz. Bu konuda ilk çalışmamız 11 Eylül’ün hemen ardından bölgede yapılan çalışmaları inceleyen ve geleceğin mimari mirası ve büyük kentlerin dikey köyleri yüksek yapılar ve afetler konusunda bir kitabın yazılması oldu. Bu çalışmada DEİK Türk-Amerikan İş Konseyi’nin önemli katkıları olmuştur. Adı geçen sayesinde DEİK ile kentsel afetlerin azaltılması konusunda iş birliğine gidilmiştir. Bu kapsamda DEİK-Türk-Japon İş Konseyinin desteği ile üç gönüllü üye Japonya’nın Kobe kentinde Birleşmiş Milletlerin, “Dünya’da Afetlerin Azaltılması Konferansına” gönderilmiştir.

AKUT resmi kurumların yanında ülkemizden konferansa katılan tek STK olarak yeni bilgi birikimi, stratejik yaklaşımlar ve izlenimlerle konferanstan dönmüştür. Bu çalışmalar sırasında, özellikle Kobe depremini ve Güney Asya’daki Tsunami felaketini bizzat yaşayanlardan dinlemek oldukça önemlidir. Bir diğer nokta Kobe depreminden sonra yapılanları ve etkilenen bölgelerin yerinde incelenmesidir. Kobe depreminin en önemli sonuçlarından biri de afetlere karşı kültürel mirasın korunması konusunda Japonya deneyimini yarattığı farklılıktır. Kobe’de elde edilen bilgi birikimi ve deneyimler bugün bizleri afetlerde kültürel mirasın korunması konusunda bir kitabın hazırlanması çabasına sokmuştur. Özellikle deprem bekleyen ve ülkemizin önemli kültürel mirasını bünyesinde barındıran bir kent olarak İstanbul’a bu çalışmanın katkı sağlayacağını umut etmekteyiz.

HAKAN ERTAN;
AKUT İSTATİSTİKLERİ SORUMLUSU

Biz olabilmek altın üçlü. Dil, din, ırk, renk ayırımı olmadan insan hayatına yardım eli uzatabilmek, yaşamın verileri ile milli takım ruhuyla, orkestra mantığıyla üretebilmek muhteşem bir gurur ifadesidir. Bu duyguya gelin siz de ortak olun. Hayatta lütfen kendiniz için bir iyilik yapın nefes alın çünkü yaşamak için yaşatmak gerekir.

Bazı şeylerin kıymetini anlamak için kaybetmeye gerek kalmasın. Sevgi hamuruyla yaşam pınarının suyuyla bir şeyler yapmak için;

İsteyeceksin
İnanacaksın
Güveneceksin
Çalışacaksın

Her zaman için ne verebilirim diye düşünmeli, o zaman huzur dolu o anı yaşamanın keyfini tadabilirsin. Hayatı yaşarken her şeyin ayrı bir tadı var; duyarken bile görebilmeli, bakmasını bilen gözün anlam ve ifade tarzı var. Ne yapabilirim diye düşünmeli insan, bazen de sessiz kalıp gözlem yapmalı. Zaman hayatın ta kendisi bunu pozitif hale dönüştürmeli, iyi düşünmeli, hoş görülü olmalı. Özgüven çok önemli. Ben insan olabilmeye çalışıyorum sabırla sevgiyle, nefes aldıkça da devam edeceğim. Bir nefes aldıkça hayata anlam katan anlar vardır. Gelin bunları değiştirin bu olabilir mi rastlantıdır insanı ortaya koyan. Birbirimize güler bir yüz ile hoşumuza gidecek iki çift güzel söz bahşetmek bu kadar zor mudur. Hayatta kusur görmeden sevmesini öğrenmek gerekir. Bir şeyler öğrendikçe hiçbir şey bilmediğimi düşünüyorum.

Tıbbi lojistik birim üyesiyim. AKUT bölge birimleri ile AKUT merkez yönetim kurulu arası yazılı ve sözlü ihtiyaçlarına köprü olabilmeye çalışıyorum. Yaşamda ürettiğiniz sürece başarınız her zaman kalıcı olur. Lütfen sakın ola zamanı boşa geçirmeyin çünkü zaman hayatın ta kendisidir. Hakan Ertan iyi günler diler.

FATMA ÖZGEN;
AKUT’UN İDARİ İŞLERDEN SORUMLU PERSONELİ

Ben 2001 yılında AKUT’ta mali ve idari işler biriminde profesyonel olarak çalışmaya başladım. Kurumdaki ilk günlerimde hiçbir karşılık beklemeden özel zamanlarını buraya ayıran çeşitli kademe ve branşlarda olan gönüllülerin özverili çalışmaları beni büyülemişti. Şimdi ben de çoğu zaman profesyonelliğimi unutup adeta gönüllü olarak çalıştığım, bu yüce kurumun çatısı altında olmaktan ve gönüllü arkadaşlarımızla aynı amaca hizmet etmekten son derece mutluyum.

Derneğimizin güncel iletişim trafiğinin hemen hepsi benim üzerimden geçmektedir. Gelen iç ve dış talepleri bu yoğun trafik içerisinde doğru zamanda doğru noktaya ulaştırmanın hassasiyetinin bilinci ile ve gönülden yaklaşımımla iş yükü ne kadar ağırlaşsa da bir yorgunluk yaşamıyorum. Kurumumuzun misyonu doğrultusunda yaptığı tüm gönüllü çalışmalarında bir parça katkımın olması benim için değeri biçilmez bir mutluluk.

Sürekli göz önünde olan kurumumuz mali konularda da şeffaflığı ön planda tutmaktadır. Bu sebeple kayıtların dernekler kanununa uygun olarak tutulması, düzenli olarak mali tabloların hazırlanıp her yıl dışarıdan bağımsız denetçilere denetletilmesi ve gelen bağışların resmi web sayfamızda ilan edilmesi konularında da mali ve idari işler birimi olarak ayrı bir hassasiyetle çalışmaktayız.

VEYSEL AKSOY;
BİNGÖL EKİBİ MÜTEVEFFA LİDERİ

Bingöl Ekibi ne zaman faaliyetlerine başladı? Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Kış sizin için ne ifade ediyor?

Bingöl AKUT Ekibi 10 Kasım 2002 tarihinde Bingöl ilinde kuruldu. Bingöl AKUT olarak bölgede bulunan tek gönüllü kurtarma ekibi olduğumuz için sorumluluk alanımızı sınırlandırmadık. Bugün için 47 kişilik ekibimiz ile aklınıza gelebilecek her türlü olumsuz koşullarda vatandaşımızın yanında olmaya çalışıyoruz. Depremde de, selde de, karda kışta köylerinde hasta bir şekilde umutsuzca, çaresizlik içinde kıvranan vatandaşımızın yanında da, çığda da, trafik kazalarında da, yani her türlü olumsuz şartlarda 4 doktorumuz, 2 hemşiremiz, 3 sağlık memurumuz ve de çok büyük duyarlılık gösterip aktif olarak bizlere katılan Bingöl Vali yardımcımız Sayın Hayati TAŞTAN ile birlikte insanlık görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.

Kış bizim için tabi ki çok şey ifade ediyor. Buraların kışı çok zor ve çetin geçer, böyle olunca da hemen hemen tüm köy yolları kapanır ve köylerinde hasta halde bekleyen hastalara ilk yardım ve hastaneye ulaştırma yine AKUT Bingöl Ekibine düşüyor. Hal böyle olunca çok zor koşullarda Kar Motorumuzla ortalama her yıl 25 operasyonumuz oluyor. Bu hastaların içinde doğum hastası da oluyor, diyalize bağlanması gereken böbrek hastası da, diğer hastalar ve yaralanmalar da. Bu güne kadar şükürler olsun ki vukuatsız bir şekilde görevimizi her seferinde yerine getirdik

Sevgiyle yoğruldu hamurumuz umutla mayalandı, önce yaşam adına geldik bir araya, andımız adamaktı, ne zaman, ne şekilde ve her nerede olursa olsun! Adamaktı umut adına.

Umut; Bazen kar motoruyla ulaşmakta zorluk çektiğimiz yine de yılmadan müthiş ekip ruhumuzla birleşip çıktı karşımıza. Kar demeden, kış demeden ulaşmaya çalıştık; yüreklerinde çaresizliği kabul etmiş insanlara… Umut; Bazen de trafik kazalarında takip ettirdi izini, insanlarımız yardım beklerken isyanlar, pişmanlıklar ve ihmalkârlık teslim etmişti trafik canavarına, ancak rotasını değiştirmekse kuvvet, doğan beraberliğimizden geldi ekibimizin. Dualar, teşekkürler ışık tuttu yolumuza. Umut bu kez göçük altına gizlenmişti, düşünebiliyor musunuz yardım eli bekleyen gözleri…

Ve umut 1 Mayıs 2003 sabahında, dahası henüz sabaha gözlerimizi açmadan görünüverdi, o büyük Bingöl Depremi’nde. Bizlere büyük görev düşüyordu, hem de görevlerin en mukaddesi. Bir can değil, birçok insanın hayatı tehlikedeydi, bu kez daha atik, daha pratik ve daha dayanıklı olmalıydık. Nitekim AKUT olarak bir an önce koştuk koordineli bir şekilde umudu, enkaz altında bekleyenlerin yardımına. YİBO’daki minik yavrular bir iki görünürken, gözlerinde kaybolmaya an kalmış sevinci görmeliydiniz.

“ÇARESİZLİK ALIN YAZISI OLMAMALIYDI VE TEK YÜREK OLMAK ESASTI” dedik ve o çirkin çimentoların altından kurtardık insanlarımızı ve gördük ki; bazen küçük bir çocuğun gözyaşları ıslattı yüreğimizi bazen de ihtiyar bir amcanın duaları sağlamlaştırdı adımlarımızı…

69 cankurtaran ekibimize, 19’u Bingöl depreminde diğerleri ise umudun diğer aşamalarında çıkmıştı karşımıza.

Biz ise; çığ demedik, don demedik İBRAHİM’iyle, AHMED’iyle ve MEHMET’iyle baş koyduk bu yola.

Tekimizin varlığıysa diğeriyle anlam, diğeriyle hayat buluyordu mutlaka. Ve mayamızın iyi oluşu ise insan oluşumuzun vermiş olduğu o koskoca özveriyle bir kat daha sağlamlaştırıyordu varlığımızı…

Bu bağlamda ekip çalışmasına inanıp bu bölgedeki insanlarımızın derdine derman olmaya çalışmak adına AKUT Ekibinin kurulmasına vesile olan değerli insan Nasuh Mahruki’ye, AKUT Yönetim Kuruluna ve de ilimizde her zaman yanımızda yer almaya çalışan, desteklerini hiçbir zaman eksik etmeyen sayın Valimiz sayın Vehbi Avuç olmak üzere herkese teşekkür eder, saygılar sunarım.

HAKAN KORKUT;
ANKARA EKİBİ LİDERİ

AKUT Ankara Ekibi’nin en yoğun çalıştığı alanlar nelerdir? Başkentte olmak size başka görevler de yüklüyor mu? Ne tür projeler yürütüyorsunuz?

AKUT Ankara Ekibi, yıllardır çevre illerde meydana gelen kaza ve doğal felaketlerde operasyonel ekibiyle müdahale etmiş ve tüm operasyonları başarıyla sonuçlandırmıştır. Son yıllarda ise operasyonel yeteneğinin yanına eğitim ağırlıklı çalışmalarını da eklemiştir.

Başkentte AKUT’u resmi ve özel kurumlar nezdinde temsil etmek AKUT Ankara’nın vazgeçilmez görevi olmuş, aldığı eğitimleri ve birikimlerini ilköğretim, lise ve üniversitelerde düzenlenen panellerde katılımcılarla paylaşmıştır.

Uzun süredir peşinde olduğu sabit bir alanda merkez oluşturma çabası, Çankaya Belediyesi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda olumlu olarak sonuçlanmıştır.

AKUT Ankara’nın artık düzenli toplanabileceği, enkaz çalışmaları ve tatbikatlar yapabileceği bir merkezi olduğunu gururla açıklayabilirim, yolun çok başında olduğumuzun farkındayız ancak, toplumdaki AKUT sevgisi atacağımız her adımda bize destek olmaktadır.

AKUT Ankara, yaklaşık 120 civarındaki gönüllüsüyle, off-road, ilk yardım, navigasyon eğitimleri ve 2005 yılının sonlarında uygulayacağımız doğa sporları şenlikleriyle etkinliklerini sürdürecektir

İlk projemiz, destekçimiz Çankaya Belediyesinin elemanlarından oluşan bir arama kurtarma timi oluşturmak, bununla aynı zaman içinde uygulamaya koyacağımız ikinci projemizde sayıları 3000 civarında olan sokak köpeklerinin rehabilitasyonu ve sahiplendirilmesi olacaktır.

Aramıza katılan her birey, AKUT kimliğini gururla taşımamızı sağlayacak niteliklerle donatılmış kişilerden seçilecek ve önümüzdeki yıllarda nitelikli eleman sayımızı artırarak toplum için yararlı işler yapan dernek olma geleneğimizi sürdüreceğiz.

AZİZ DOĞAN;
BURSA EKİBİ LİDERİ

Arama kurtarma konularındaki deneyimleriniz nelerdir? AKUT ile ne zaman tanıştınız?

Soruya sondan başlıyalım. AKUT ile tanışmamız aslında AKUT’un kurulmasıyla başladı desem yalan söylememiş olurum. Çünkü AKUT kurulduğundan bu güne kadar gerçekten ülke insanının talebine karşılık vermeye çalışan bir yapı. Böyle bir yapının, bu alanda hizmet etmeye çalışan bir kişinin görüş açısından kaçması zor. Nerede bir arama kurtarma organizasyonu varsa güçleri dahilinde AKUT’un olaylara müdahil olduğunu gördüm. Bu ise benim bu yapıya olan sempatimi körükledi.

17 Ağustos 1999 tarihinden sonra resmen hayatım değişti. Depremden sonra televizyonlara ilk görüntüler düşmüştü. Bir küçük kız çaresiz enkazı elleri ile, tırnakları ile kazmaya çalışıyor ve anne, baba diye bağırıyordu. Bu görüntüleri izlerken gözyaşı seline boğuldum. Kendimi tutamıyordum. Ama az sonra, ağlamanın sızlamanın bir fayda getirmeyeceğini düşünerek, taşın altına elimi koymam gerektiğine inanarak aracıma atlayıp bölgeye gittim. Günlerce aç, suzuz, uykusuz elimden geldiği kadarıyla kurtarma çalışmalarına katıldım. Artık hayat kurtarmanın insana inanılmaz haz veren o duygusunu tatmıştım. Bu benim için artık bir bağımlılıktı.

Bursa’ya döndükten sonra orada tanıştığım kişilerle kontaklar kurduk ve AKUT’u örnek alarak kurulan AKED isimli bir derneğe üye oldum. Bu dernekle 12 Kasım Düzce depremine müdahil olduk ve orada da birçok kurtarma çalışmasında canlar kurtardık.

Bu çalışmanın sonucunda Düzce’de bilfiil çalışmış arkadaşlarla birlikte Bursa merkezli 911 Arama Kurtarma Derneğini kurduk. Bu derneğin Bursa, Mudanya, Bilecik, Düzce, Bandırma şubelerini oluşturduk. Afyon ve Bingöl depremlerine katıldık.

Deneyimli bir dalgıç olmam nedeniyle Bursa ve çevre illerde oluşan sualtı olaylarına müdahil olduk. Bu alanda ekip kendini tanıtma şansı buldu. Yine ekipte oluşturduğumuz dağcılık birimi ile birçok dağ kazasına müdahale ettik.

İşte bu çalışmaların hemen birçoğunda aslında işin ruhunu yakalamış kişiler olarak AKUT ile hep yan yana idik. Hepimiz insan sevgisi ile doluyduk ve ülkemizi seviyorduk. Karşılıksız yardım etmekten zevk alıyorduk. Bu çatının altında birleşen insanların aslında özel insanlar olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?

Bir gün Sn. Nasuh Mahruki tarafından tarafıma Bursa Ekip Lideri olmam teklif edilince; önce ekibim ile durum değerlendirmesi yaptık. Bu değerlendirme sonucunda, ülkemize daha iyi hizmet etmek istiyorsak, bunun yolunun AKUT’tan geçeceğini düşünerek AKUT’a katılma kararı aldık. Bu kararın zor ama yerinde bir karar olduğunu zaman geçtikçe daha iyi idrak edebiliyorum. Çünkü deyim yerinde ise bir çınar ağacının dalı, budağı olmuştuk.

Bir yılı aşkın bir süredir AKUT çatısı altında ülkemize hizmet vermekteyiz. Sosyal sorumluluğumuzun farkındayız. AKUT’un uzun yıllar gönüllü bir şekilde arama kurtarma faaliyetlerinde en etkin bir şekilde yerini alması için elimizden gelen katkıyı vermekten onur ve gurur duymaktayız.

TOLGA GÖZÜM;
MARMARİS EKİBİ LİDERİ

Nasuh Mahruki’nin Everest tırmanışından sonra tanıştım AKUT fikriyle. Dağlarda kaza geçiren arkadaşlarımıza daha organize bir şekilde yardımcı olabilmek amacıyla bir arama kurtarma derneği kurmayı planladıklarını söylüyordu. Çok heveslenmiştim, zaten üniversitede de dağcılık aktivitelerine başlamış olduğumdan konu çok ilgimi çekmişti.

1999 Marmara ve Düzce Depremleri…

Dağlarda kaza geçiren arkadaşlarına yardım etmek amacıyla kurdukları derneği bu kadar kısa bir süre içerisinde afetlerde de faaliyet gösterecek, hayat kurtaracak seviyede bilgiye ve eğitime sahip bir hale getirmişlerdi. Ben de oradaydım, Marmaris’ten iki arkadaşımla birlikte. Özellikle Gölcük Depremi’nde bir enkazdan bir enkaza koşturuyordu AKUT ekipleri. Arama kurtarma konusunda çok büyük bir açık vardı ve hiç kimse ne yapacağını bilmiyordu.

Ama Düzce’de durum farklıydı, bu büyük tehlikenin varlığı kabul edilmiş ve Marmara’da yaşananlardan sonra çoktan yapılmış olması gerekenler farkına varılmış ve harekete geçilmişti. Yani AKUT 3 sene içerisinde dağlarda kurtarma yapmanın yanı sıra Türkiye’nin özellikle de depreme karşı ne kadar hassas bir durumda olduğunun farkına varmış ve gerekli önlemleri almıştı ve de gerçekten bu hazırlıklardan sorumlu olması gerekenlerin ise görevleri hatırlatılmıştı, artık onlar da oradaydılar.

Düzce Depremi benim arama kurtarmaya bakışımı olgunlaştıran bir süreçtir ve hatta hayata bakışımı da değiştirmiştir. Belki de, kurtarılmasında 200 kişinin emeğinin geçtiği 3 kişilik ailenin en ufak çocuklarını enkazdan çekip çıkartmak bana denk gelmişti. O an için ne hissettiğimi anlatamazdım ama artık anlatabilirim…

2000 yılında AKUT Antalya Ekibi’ne bağlı olarak Saklıkent Kanyonu’nda yaptığımız (4 kişi) bir arama kurtarma faaliyetinden sonra 2001 yılında AKUT Marmaris Ekibi’ni kurduk ve bugünlere geldik. 2007 yılı itibariyle orman yangınlarından tutun da, kanyondan insan kurtarmaya kadar 44 tane operasyona çıktık ve şu anda Marmaris’te yaklaşık 30 kişilik kadromuzla çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz.

Telefonumu kapatamıyorum, herkesin Marmaris dışına çıkarken bildirmesi ve gerekli anahtarları teslim etmeleri gerekiyor. Birileri telsizleri devamlı kontrol ediyor, birileri araçları devamlı hazır tutmaya çalışıyor. Malzemelerin bakımları yapılmalı, eğitimler düzenlenmeli… vb. Sanırım bu iş, özellikle Marmaris’te, Pazar günleri deniz kenarında şezlongda oturup denize girmeyi ve dinlenmeyi sevmeyip sabahın üçünde uyandırıldıktan sonra ertesi gün 50 derece sıcakta arazide çalıların içerisinde arama yapmaktan hoşlanan kişiler tarafından yapılabilir. Aslında biz hep buyduk; AKUT yolu açtı. Ertesi gün iş varken gece 23.00’da arazi araması çalışalım diye tutturan adamlardan başka ne beklersin.

Mağarada 13 saat mahsur kaldıktan sonra kurtardığımız iki kişi vardı. Biz başımıza gelen olaylardan hâlâ yaşıyor olabilirler ihtimalini göz ardı etmemeyi çoktan öğrenmiştik. Herkesin ölmüş olduğunu düşündüğü bu insanların yaşadıklarını dışarıda bekleyen insanlara bildirdiğimizde çıkan sevinç çığlıklarını duydum ya, sonuna kadar buradayım artık.

METİN YILMAZ;
OLYMPOS EKİBİ LİDERİ

Turizm açısından çok gözde bir bölgede yer alıyorsunuz. Turistlerle ilgili kaybolma ve kazalara da müdahale ediyor musunuz?

Ben uzun yıllar haberleşme teknolojisi ile ilgili çalıştım. Bir şirket kurup iyi bir kariyer yaptıysam da hafta sonları kaçamakları ile yetinemedim ve İstanbul’dan Antalya’ya gelerek yerleştim. Burada önceleri TODOSK – Toroslar doğa sporları kulübü ile tanıştım sonraları AKUT Antalya Ekip lideri Yılmaz Sevgül’le tanışıp hafta sonu dağcılık etkinliklerimi daha teknik bir platforma alıp Dağcılık Federasyonu eğitimlerine başladım. Şu anda Türkiye Dağcılık Federasyonu eğitmeni ve dağ rehberi olarak özellikle kış aylarında resmi etkinliklere de gidip katkıda bulunmaya çalışıyorum. Aynı zamanda Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu rehberliği ve eğitim konularında profesyonel olarak çalışıyorum. Emergency First Responder eğitmenliği alarak Avrupa Birliği ülkelerince kabul görmüş bir kurs yönetiyor ve elimden geldiğince doğa sporları etkinliklerimizde katılımcıları bilgilendirmeye çalışıyorum.

Yeterli zamana sahip olamayan katılımcıları doğru yerlere yönlendirmeye gayret ederken doğa sporları ve kurtarma dışında insanlara etik değerler aşılamaya çalışıyoruz. Temelde doğada olma sebeplerine araç olan silah zıpkın gibi tehlikeli oyuncakların yerini fotoğraf makinesi ile resim avcılığına çekiyoruz. Kadir abimizin (Kadir KAYA) katkıları ile küçük bir kaya duvarı ile başlayarak bir doğa sporları merkezi haline getirdiğimiz Olympos mevkiinde bulunan Kadir’in Ağaç Evleri içinde öncelikle Akdeniz Üniversitesi’nden olmak üzere birçok genç, dinamik ve her şeyden önemlisi eğitmen statüsünde arkadaşımla çalışıyoruz.

Bulunduğumuz bölgenin ormanlık ve sarp kayalıklarla çevrili olması ve turizm ile içiçe olması rehbersiz gezilerde kaybolmalara veya mahsur kalmalara yol açmakta. İşte bu bağlamda AKUT bölge temsilciliğini yürütüyoruz. Her şeyden önemlisi tehlikeli olarak görülen bu spor dallarının iyi bir eğitimden sonra insan yaşamını nasıl olumlu yönlendirdiğini yıllar ilerledikçe görüyor ve ucundan bir keşfedip sonra eğitmenliğe kadar ilerleyen yerli ve yabancı birçok kişiye köprü olmaktan tarifsiz bir mutluluk duyuyorum. İnsanların doğa ile uyumlu yaşayabileceklerini ve engelleri zevke dönüştürürken edindikleri bilgilerin şehir yaşantısında da kullanılabileceğini görmelerini sağlamaktan ayrıca mutlu oluyorum. Bu mutluluklar zemini kurabilmemiz için bize sonsuz destek veren mütevazı ağabeyimiz Kadir Kaya’ya ve Olympos’un bir spor tırmanış cenneti olmasında insanüstü gayretlerinden dolayı Öztürk Kayıkçı’ya buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Doğada her zaman ama trafikte daha dikkatli olmanız dileklerimle…

AHMET ATEŞ;
BİNGÖL EKİBİ LİDERİ

AKUT’la 10 Kasım 2002 tarihinde tanıştım. Yaşamda asıl olan insan olmaktır felsefesinden yola çıkarak yaklaşık dört yıldan bu yana AKUT Bingöl biriminde Başkan Yardımcılığı görevini üstlendim. Sevgili ve rahmetli ekip başkanımız Veysel AKSOY’u kaybettikten sonra AKUT Bingöl Ekip başkanlığına getirildim. AKUT’u ve AKUT misyonunu rahmetle andığımız ekip başkanımız Veysel AKSOY’dan öğrendik. Ve bundan yola çıkarak AKUT’lu olma sorumluluğu doğrultusunda insan yaşamının kutsallığını göz önünde bulundurarak, yaşadığımız bölgenin doğal zorluklarını içimizdeki insan sevgisi ve tüm samimiyetimizle yok etmeyi başardık.
Bu arzu ve şevkle kar demeden, kış demeden tüm doğal zorluklara rağmen vatandaşlarımızın yardımına koşmayı kendimize bir ilke edindik…
İlimizde tek Sivil Arama ve Kurtarma Ekibi olarak çalışma alanımızı sadece deprem arama ve kurtarma olarak sınırlandırmayıp çalışma alanımızı özgür bırakıp yardıma ihtiyacı olan tüm vatandaşlarımıza yardım elimizi uzattık.
İlimizde çetin ve zorlu geçen kış mevsimine inat ekibimiz emrinde bulunan kar motorumuz ve Land’ımızla dağ köylerinde mağdur olan vatandaşlarımızın yardımına koştuk ve koşmaya da devam ediyoruz. 40 kişilik arama kurtarma ekibimizle sadece Bingöl’ün değil Doğu Anadolu Bölgesindeki bize ihtiyaç duyulduğu anda olay yerine intikal edebilecek kadar profesyonelleştik.

Geçen beş yıllık süreç içerisinde.

AKUT Bingöl Ekibi başkanı olduktan sonra AKUT misyonunu göz önünde bulundurarak ve bana yüklenen sorumluluğun bilinciyle hâlâ AKUT çatısı altındayım. Bu zorlu şehir olan Bingöl’de tek sivil Arama Kurtarma Ekibi olarak tabiî ki zorluklarımız var ama bu zorluğu ben ve ekip arkadaşlarım inandığımız AKUT misyonuyla başardık ve şu an sadece yenmeye çalıştığımız yaşadığımız coğrafyanın çetin kış şartlarını en asgariye indirebilmek ve bu bağlamda da görevimizi layıkıyla bitirebilmektir.

Bu bölgenin zor şartlarında bize inanan bize güvenen ve ensemizde sürekli hissettiğimiz o sıcak nefeslerinden ötürü başta Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ali Nasuh MAHRUKİ ve Yönetim Kuruluna Bingöl halkı adına teşekkür ediyorum. AKUT’lu olmanın vermiş olduğu sorumlulukla üstümüze düşeni fazlasıyla yapabileceğimize inancınızın tam olmasını içtenliğimiz ve samimiyetimizle bildirmek isterim.

Neden AKUT içinde olmayı istediniz ve buna nasıl karar verdiniz?

Neden AKUT? Sorumluluk duygusu olduğu için AKUT.
Karşılıksız yardım olduğu için AKUT.
Yaşamın kutsallığına olan inanç için AKUT.
Anadolulu olmanın getirdiği içsel değerler için AKUT.
Vatan ve millet sevgisi olduğu için AKUT.
Bu nedenleri çoğaltmak mümkün aslında ama AKUT’lu olmak ayrıcalık olduğu için AKUT…

AKUT’la tanışmadan önce medyadan takip ediyordum ve yaptıklarını görünce ve diğer sivil toplum kuruluşları gibi bir yaftalama içinde olmadığını görünce AKUT ferdi olmaya karar verdim ve bu mutluluk ve gururla AKUT dedim.

Bölgenizde gerçekleştirmeyi planladığınız hedefleriniz nelerdir.

Bölgede gerçekleştirmeyi düşündüğüm aslında üç beş kalemle buraya sığmaz diye düşünüyor ve kısaca ifade etmek etmek istiyorum. Öncelikle AKUT misyonuyla birlikte bize yüklenen vatan, millet sevgisini bölgenin %60’ı genç olan topluma adapte etmek bu adaptasyondan sonra sorumlu, ilkeli, vatan ve millet değerlerini benimsetip iç ve dış mihraklara karşı duyarlı bireyler yetiştirmek. Bu bağlamda şahsım olarak tüm çabayı gösteriyor ve buna da başarabileceğime inanıyorum…

AKUT birimi gönüllüsü olarak bölge halkından aldığınız tepkileri neler oldu?

Bölge halkının bize tepkileri her zaman için olumlu ve sıcak oldu ve olmamada devam ediyor. Düşünsenize bir dağ köyüne hasta operasyonuna gidiyorsunuz ve orda hasta yakınları hastayıuUnutup sizinle ilgileniyorlar. Üstümüzdeki AKUT kıyafetlerinden tutun insanı ilişkilerimize kadar gözlemliyorlar ve bize bakış açılarını anlatmak inanın mümkün değil, ki bunu bir şekilde sizler de yaşamış olmalısınız. Örnek vermek gerekirse 26.08.2007 tarihinde Karlıova ilçesinde olan depreme gittiğimizde gece saat 2.30 gibi olay yerine vardık oradaki vatandaşların sıcak çay ikram etmeleri ve ısrarla üst üste çay içmemizi beklemeleri tabii ki bizim sorumluluk duygumuzu fazlasıyla arttırıyor. AKUT’çular geldi demeleri bile bizim için onur, şeref ve büyük bir mutluluktur.

Önümüz kış ve yolumuz uzun bu uzun yolda hep birlikte yürümek dileğiyle.

BİLAL ARSLAN;
BİNGÖL EKİBİ TIP BİRİMİ ESKİ SORUMLUSU

Henüz 9-10 yaşlarındayım, 1984-1985 yılları. Babam dış ülkede çalışıyordu. Giderken beni evin reisi tayin etmişti. Kardeşlerim hatta anneme ben bakacaktım öyle ya evin büyük erkeği bendim.

Korkunç bir kış mevsimi yaşıyorduk, inanılmaz bir kar vardı ki; tek katlı köy evimizde her sabah ilk işimiz pencereleri kapatan karı temizlemekti. Böyle bir günde annem çok hastalanmıştı. Kan kaybediyordu, köylüler toplandılar başına ne yapmaları gerektiğini tartışıyorlardı. Yol yok iki, iki buçuk metre karda her taraf bembeyaz iz dahi yok. İmkansızı denemek zorundaydılar ve iki kalası yan yana getirerek battaniye döşek sarıp sarmaladılar omuzlara alınıp yola koyuldular. Bir aksilik olmasa iki gün sonra hastaneye ulaştırabileceklerdi. Ben çaresizdim acılar içinde annem; ama ben hiçbir şey yapamıyordum gidenlerin ardından ağlamaktan başka. Buğulanmış pencereme annem yazdığımı hatırlıyorum şimdi.

Uzun süre İzmir ve Antalya’da hastanelerde çalıştıktan sonra 2001’de Bingöl’e tayin oldum. 2002’de tesadüfen bir öğretmen arkadaşımla karşılaştım ve bana AKUT diye bir derneğin kurulacağını benim de gelip başkanla tanışmamı istedi. AKUT’u duymuştum ama nedir öğrenmek için toplantılarına gittim. Başkanla tanıştım, sevgili Veyselim’le. Onunla ilk merhabalaşırken bile inanılmaz bir güven duygusuna kapıldım. Heybetli duruşunun yanında yumuşak bir ses tonuyla kendinden emin bir edayla konuşuyordu. Konu insan sevgisi, çaresiz olana, darda kalana karşılıksız ve bilinçli yardım etmek. Yahu!; dışarıda insanlar çıkarı için gözünü kırpmadan insan canına kıyıyorlar bu adam ne anlatıyor böyle… İlgimi çekti bu adamı dinlemeliydim ve bu organizasyonda varolmalıydım. İşin özü; insan sevgisini iliklerime kadar hissetmekti. Sonra teknik bilgiler… eğitimler… vs.

Ve ilk operasyonuma gidecektim.

Bingöl’e 35-40 km uzaklıkta Kanyon Köyü, 48 yaşında bayan kronik TBC hastası. Rota engebeli, her türlü risk mevcut. Doğa şartları, insan (terör) riski, vs. İşin sonucunu düşünüp heyecanlanıyordum. Bu yüzden risklerle ilgilenmiyordum. Gerekli donanımları hazırlayıp yola koyulduk. Yaklaşık 3 saat sonra köye vardık. Bundan 4 yıl önce hastanın eşi yine bir kış mevsiminde şehirden köye dönerken bir vadide tipiye kapılmış ve boğularak ölmüş. Kapıda hastanın 19-20 yaşlarında tek erkek çocuğu bizi karşıladı. Bu genç evin reisiydi, çaresizdi. Yatakta acılar çeken annesiydi; ama o hiç bir şey yapamıyordu. 20 yıl önceki çaresizliğimi hatırladım. Boğazım düğümlendi. Koca 20 yıl geçmiş aynı çaresizlikler yaşanıyor…

Gerekli müdaheleler yapılarak hasta hazırlanıp kızağa alındı, yola koyulduk. 3 saatlik yol boyunca tüm hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Bırak insanlara faydalı olmayı kendime bile faydam olmadığını anladım. AKUT’u tanıdıktan sonra insan sevmeyi öğrendim. Adam gibi adamlığı da Gözüm’den Veyselim’den öğrendim.

NEDİM URCAN;
NİĞDE EKİBİ LİDERİ

Niğde AKUT’un en yeni ekibi. Neden Niğde? Siz ne tür faaliyetler yapmayı hedefliyorsunuz?

Yıllar önce, bir avuç diyebileceğimiz dağcı, bilgi ve tecrübelerinin ışığında dünya ülkelerinin birçoğunda hızla gelişmekte olan doğa sporlarının bir gün ülkemizi de etkisi altına alacağını görebildiler. O dönemlerde az sayıda insan dağlarda tırmanıyordu. Günümüzün ağır iş ortamı, çevre şartlarının olumsuzluğu insanları boş zamanlarında doğal ortamlarda bulunmaya ve sağlıklı bir yaşam kalitesi bulmaya zorlamakta. Dağların sağlıklı ortamı ve doğada bulunma ihtiyacı gün geçtikçe bu sayıyı artırmakta. Buna paralel olarak dağlarda meydana gelebilecek kazaların da artış göstermesi kaçınılmaz bir sorun olarak karşımıza çıkıyor elbette…

Niğde bölgesi coğrafi konumu gereği teknik tırmanışlara, günübirlik ve kamplı olarak yapılan doğa yürüyüşlerine, kuş gözlemciliğine çevresinde bulunan Aladağlar, Bolkar Dağları, Erciyes ve Hasandağı gibi dağlara çok yakın olması nedeni ile ev sahipliği yapmakta. Tabi ki dağlarda bulunan yerli ve yabancı insanların sayısının artması sonucu meydana gelen dağ kazalarındaki artış Niğde Bölgesini yakından ilgilendiriyor. Dolayısı ile ülkemizde ve dünyanın herhangi bir yerinde zor durumda kalan insanlara bir şekilde yardımcı olmaya çalışan gönüllü yüreklere sahip AKUT, bir elini de Niğde Bölgesine uzatarak, tam desteğini ulaştırdı. Dağ arama kurtarma faaliyetleri dağların zor koşullarında, bazen 3000 m. yükseklikte, bazen -30 derece soğukta gerçekleştirilen ve kısa sürede tamamlanması oldukça zor olan faaliyetler. Kimi zaman bir kaya tırmanıcısına, kimi zaman da uzak ülkelerden gelen bir kuş gözlemcisine yardım gerekmekte. İçerisinde barındırdığı karmaşıklık ve zor koşullar gereği, olaylara müdahale edebilecek ekibin yapısı mutlaka üst düzeyde olmalı.

İşte AKUT Niğde Ekibi 8. ekip olarak bu bilgi ve tecrübenin artık bölgede bulunduğuna inanan Yönetim Kurulu’nun kararıyla kuruldu. Bizler ülkemizi seven, ülkemizde ve dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan insanlara ihtiyaç duyduklarında, elimizi şartlarımız ne olursa olsun uzatmaktan çekinmeyen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün evlatlarıyız. AKUT’un bir kolu Niğde’de herhangi bir nedenle ihtiyacı olan insanları kucaklamaya hazır artık. Amacımız amatör bir zihniyet ve dünyadaki en güçlü şey olan gönüllü yüreklerimizle ayırım gözetmeksizin insanların dertlerine ortak olmak ve yardım edebilmek.

NURETTİN ÖZCAN;
KAYSERİ EKİBİ LİDERİ

Benim gözümde AKUT; Bu ülkenin ne anlama geldiğini, Ulus olma bilincini ve karşılıksız yardımseverliği asla unutmamak, Atatürk ilkeleri ışığında, yaz, kış, yağmur, çamur demeden üzerimize düşeni yapmaktır.

AKUT’un Kayseri’de bir ekip kurması fikri 2006 yazında, Niğde Çukurbağ, Kürşat Avcı Dağ evi’nin açılışı sırasında gündeme geldi. Erciyes gibi bir dağa ve hızla büyüyen bir nüfusa sahip Kayseri, gerek Niğde Aladağlar’a yakınlığı ve gerekse göç hareketleri nedeniyle “Anadolu’nun Almanyası” unvanıyla, sivil toplum kuruluşlarına ve özellikle de AKUT’a çoktan hazır haldeydi.

Bununla birlikte, AKUT gönüllüsü ve ekip üyesi olma gerçeği karşıma dikildiğinde, iliklerimizdeki “tırmanıcı” kimliği ilk refleksi vermişti. “Kayseri’de bir AKUT ekibi oluşturmak” gerçekten harika bir fikirdi ama söz konusu olan bu işin içinde ve sorumluluğunun altında olmak olunca, motor düşünce söze dökülüverdi; “Sadece dağ arama kurtarma yapsak?”

Bu belki de işin kolay yanıydı ama AKUT’u konuşmaya başlayınca, resim gittikçe büyüdü, algılarım keskinleşti. Uzun zamandır hem dağ kazalarına müdahale de bulunmuş hem de deprem bölgelerinde çalışmıştım. Ama o zamanlar hep yardımsever dağcı hüviyetindeydim. Oysa şimdi çok daha iyi anlıyordum ki içine girmek üzere olduğum organizasyon, on bir yıl önce kurulduğundaki o “yardımsever dağcı” kimliğinden sıyrılıp, bu ülke ve onun yüce gönüllü insanı için koşulsuz şekilde her ortam ve ihtiyaç duyulan her yerde çalışan, kurumsal kimliğini oturtmuş dev bir kuruluştu.

O halde yapılması gereken de, bu büyük kurumun iç dinamiğinin bir parçası olmak, ülke ve insanımız için elimizden geleni arkamıza koymamak adına var gücümüzle çalışmaktı. Zira AKUT, gönüllülerinin kalplerinden gelen güç ve değerli insanımızın sevgisiyle bugünlere gelmiş, doğada ve şehirde sadece arama kurtarma yapmayıp, toplumda ulus olma, beraber olma ve sırt sırta verebilme bilincini destekleyip yüceltebilmek için çalışmıştı.

Bölgenizde gerçekleştirmeyi planladığınız hedefleriniz nelerdir?

Kayseri’de öncelikli amacımız, dağ ve şehir kurtarma operasyonları için, konularında uzmanlaşmış, etkili ekipler oluşturmaktır. Buna ek olarak, Kayseri Ekibi’nin genel ve en ortak amacı, taşıdığımız sosyal sorumluluk çerçevesinde, her türlü kaza ve afet durumu ve öncesi için, halkımıza farkındalık ve doğru davranış anlayışı kazandırabilmek adına elimizden gelen her şeyi yapabilmektir.

AKUT Ekibi gönüllüleri olarak bölge halkından nasıl tepkiler aldınız?

AKUT Kayseri Ekibi açılışı öncesinde, sırasında ve sonrasında, yüz yüze geldiğimiz herkes, AKUT’un bir ekibine Kayseri’de “sahip” olmanın ne denli önemli ve gurur verici olduğu düşüncesini bizimle paylaştı. Yaptıkları itibariyle, ülkenin önemli yapıtaşlarından biri haline gelmiş olan AKUT’un, Kayseri’de de bu şekilde bağırlara basılması ekip olarak bizlerin de göğsünü kabarttı, mutlu etti.

Merkez binamızın Talas Belediyesi’nden temini ardından, kadirbilir vatandaşlarımızın, inşaat ve tefrişat yönündeki destekleri, bizimle organik bir bağı olmadığı halde, atık su borusunun yenilenip takılması, bayrak direğimizin dikilmesi ve benzeri konularda kazma kürek çalışmaktan çekinmeyen beyefendilerin bu davranışları, AKUT’un Kayseri’de nasıl sahiplenildiğine dair son derece güzel örneklerdi.

Dr. CENGİZ CİNDEMİR;
GİRESUN EKİBİ LİDERİ

Yaşamak güzel! Ne kadar sıkıntımız, kederimiz, acılarımız olsa da. Nefes alabilmek, doğan bir güne merhaba diyebilmek. Umut etmek, yarınlara dair hayal kurabilmek ve bunların hepsine şükredebilmek. En güzeli de bir hayat kurtarmak, kurtardığımız insana bir şans daha verebilmek güzel!!!

Üniversite için tercih formunu doldurduğumda hiç düşünmeden bütün tercihlerimi Tıp Fakültesinden yana kullanmıştım. Amacım en kutsal meslek olarak gördüğüm, insanlara en çok yardımcı olabileceğimi düşündüğüm için idealist bir doktor olmaktı. Çok şükür ki bu amacıma ulaştım. Ama yaşadıkça gördüm ki bu yeterli olmuyormuş. Bu vatana, bu millete daha çok hizmet etmek, bu cennet ülkemizi kalkındırmak ve insanlarımıza daha faydalı olmak için daha büyük hedefler, daha fazla çalışmak gerekiyormuş.

17 Ağustos Depremi’nden sonra bütün Türkiye bir gerçeğin farkına vardı. Felaketler sadece uzaklarda değil, tam yanı başımızda, hatta oturduğumuz binalarda da, yüreğimizde de oluyormuş. Ama biri var ki hatta birileri var ki bu durumun çok önceleri farkına varmış ve hazırlıklıymış. Nasuh MAHRUKİ ve arkadaşları her şeyin önceden farkına varmış ve tedbirini almış ve yüzlerce insana umut, yüzlercesine de hayat olmuş. Ellerinize sağlık!!!

Ben AKUT’u tanıyordum, ama AKUT beni yaklaşık bir yıl önce tanıdı. İyiki de tanıştık!!! Bu millete biraz daha hizmet etmek için bir fırsatım daha oldu. Onlar bizi sevdi, biz onları zaten seviyorduk. Böylece, elim bir dağ kazasında yitirdiğimiz Giresun halkının çok sevidiği Dr. Ali Hakan GÜVENÇ’in anısına AKUT Giresun Ekibini kurduk ve biz bu yüce organizasyon ailesinin bir ferdi olduk.

AKUT bir aile, AKUT bir sevgi, AKUT bir umut, AKUT bir milletin yüce değerlerinin bir yansıması ve yeşermesidir. Allah bu millete bir daha büyük felaket yaşatmasın ama olursa da AKUT ailesi sayesinde daha güvenli, daha huzurlu ve daha umutluyum…

RAGIP PİRSELİMOĞLU;
TRABZON EKİBİ LİDERİ

Neden AKUT Trabzon?

Aslına bakarsanız 1995 yılında başladı bizim maceramız. Trabzon Doğa Sporları İhtisas Kulübü kısaca TRADOST olarak. Her zaman kısaltmamızdaki dost kelimesinin anlamını öne çıkarmaya çalıştık. Doğa dostu olduk, insan dostu olduk. İnsanları aramıza kattık ve dağları, yaylaları gezdirdik. Doğu Karadeniz’de gezmedik yayla, tırmanmadık tepe bırakmadık desek yeridir. Zamanla bu uğraşımızı biraz daha profesyonelleştirelim istedik. Yüksek irtifa tırmanışları düzenledik. Kulübümüz üyeleri Türkiye’nin sayılı dağlarına başarılı tırmanışlar gerçekleştirdi. Artık dağcı yetiştirir bir kulüp haline geldik. Federasyon eğitimleri v.s. gibi eğitimlerle bilgilerimizi geliştirdik pekiştirdik.

Ta ki bir gün AKUT ile tanışana kadar. İlk olarak Gölcük Depremi’nde duyduğumuz AKUT’a var olan sempatimiz, sevgili Nasuh’un bizleri kırmayarak katıldığı çeşitli kulüp etkinliklerimizle daha da artmaya başladı. Bir gün bize AKUT’un büyüme ve yurt sathına yayılma fikrinden bahsettiğinde, aslında üye profilimiz dolayısıyla çok iyi bir altyapımızın olması ve bölgeyi iyi tanıyan, süratle müdahale edecek yeteneklere sahip kadromuzun salt sportif amaçla yaptıkları etkinliklere böylesi insani bir amacı da eklemek bizleri fazlasıyla heyecanlandırmıştı.

Başlarda bizlere ürkütücü gelip, altından kalkamayız düşüncesi oluştuysa da kafamızda, biraz düşününce böyle bir organizasyonun bizim bölgemizde de elzem olduğuna karar verdik. Tam bu ikilem içerisinde olduğumuz günlerde Memo’nun yaptığı SARTECH Eğitimi (Arama Kurtarma Teknisyeni) çağrısıyla artık tereddüte yer olmadığını ve boşa geçireceğimiz her günün Karadeniz’de malesef can kayıplarıyla sonuçlanan birçok felakete müdahale edememek olduğunu düşünerek işe giriştik.

Kulübümüzden 6 kişilik bir ekibi Marmaris’te düzenlenen SARTECH 3 eğitimine yolladık. Müteakip zamanda Trabzon’da, Kocaeli Biriminden arkadaşlardan TAMT eğitimi aldık ve eğitimlere hızla devam etmekteyiz…

Özellikle yaylalarda kaybolma, yoğun yağışlar sonrasında sel ve heyelan vakalarının çok olduğu bölgemizde bugüne kadar eksikliği hissedilen arama ve kurtarma konusunda, rüştünü gerek Türkiye’de gerekse dünyada ispatlamış olan AKUT çatısı altında bu faaliyetleri yürütmek bizim için ayrı bir onur olacak.

Bugüne kadar AKUT’un sergilediği tavır ve davranışlar, bizim yıllar önce doğa ve insan dostu olmak için çıktığımız yolla kesiştiği içindir ki; AKUT TRABZON dedik.

GÜÇLÜ UZUNALİOĞLU;
RİZE EKİBİ LİDERİ

AKUT Rize Ekibi 05.07.2007 tarihinde, 13. birim olarak Rize’nin Fındıklı İlçesinde kuruldu. Bölgede oluşması muhtemel sel, heyelan gibi doğal afetler ile yöremizde son yıllarda artan doğa sporları faaliyetlerinde meydana gelebilecek kazalara müdahale etmek, aynı zamanda bölgemizdeki halkın birçoğu yaylacılık ile uğraşmakta olup, bu zamanlarda meydana gelebilecek olumsuz durumlarda yardımlarına koşarak gerekli sağlık kuruluşlarına ulaştırmak ve yerinde müdahale etmek amacı ile faaliyetine başlamıştır.

Ekibin bina ihtiyacı Fındıklı Kaymakamı Erkan KILIÇ ve Rize Valisi Kasım ESEN’in desteği ile İl Özel İdare binasının kullanılmayan kısmının tahsisi ile çözülmüştür. AKUT Rize Ekibi faaliyetine 20 kişilik ekip ile başlamıştır. Ekip elemanları çeşitli meslek dallarında üniversite eğitimi almış olup aynı zaman da ekibin birçoğu dağcılık kökenli ve yöreyi çok iyi bilen kişilerden oluşmaktadır.

Ekibin kurulmasından kısa bir süre geçmesine rağmen bir trafik kazası ve yaylada meydana gelen yaralanma olayı olmak üzere iki operasyon gerçekleştirmiştir. Ekip bir yandan eğitimlerine hızla devam ederken bir yandan da yörede meydana gelen olaylara müdahale etmek üzere faaliyetlere devam etmektedir.

Neden AKUT içinde olmayı istediniz ve buna nasıl karar verdiniz?

Karadenizin doğu ucunda Rize’de doğup büyüyen eğitimini bölge dışında tamamlayıp iş hayatını yine bölgede sürdüren bir grup oluştu. Bu grup boş zamanlarında bir araya gelmeye, birlikte bir şeyler yapmaya (doğa sporları, çevre temizliği vb.) başladı. Bir süre sonra bölgeye, ülkeye ve tüm dünyaya sistemli, bilimsel ve sivil şekilde katkıda bulunma ihtiyacı hissedildi. Bu ihtiyacı karşılayacak en doğru yerin AKUT olduğu kanısı uyanmaya başladı. Çünkü gönüllülerden oluşan ve karşılıksız yardımı ilke edinen bir yapısının olduğunu, faaliyet gösteren diğer birimlerdeki bazı arkadaşlardan öğrenmiştim. Bir de 17 Ağustos Depremi’ndeki başarıları, tüm kamuoyu gibi bende de ilgi uyandırmıştı. Bütün bunların etkisi ve değişik birimlerindeki insanlarla olan ilişkilerim de birleşince AKUT adresine yönelmek kaçınılmaz oldu.

Bölgenizde gerçekleştirmeyi planladığınız hedefleriniz nelerdir?

AKUT Rize Ekibi’nin hedefi, AKUT’un kazandığı saygınlığı ve ilkeleri koruyarak, meydana gelebilecek doğa olaylarında, kazalarda, yangınlarda, kaybolma vb. olaylarla ihtiyaç duyulan her alanda, her zaman yüksek bilgi birikimiyle ve çağın gerektirdiği bilimsel bütün işlevleri ile olay yerinde bulunup gerekli müdahaleyi yapmak. Bununla beraber bölgedeki herkes tarafından AKUT burada var, bizim ihtiyacımız olduğunda her zaman yanımızda olacak, güvenilir ve işin uzmanı bir ekiptir olgusunu yerleştirip, sürekliliğini sağlamaktır.

AKUT Ekibi gönüllüleri olarak bölge halkından aldığınız tepkiler neler oldu?

AKUT Rize ekibinin kurulmasından kısa bir süre geçmesine rağmen bölgede tanınmaya insanlar tarafından ilgi görmeye başladı. İlk olarak duyanların söylediği en çok şey; “AKUT burada da mı var, ne güzel.” Daha sonra; “telefonu var mı, bende yardım etmek istiyorum, bunun bir eğitimi var mı, şimdi hepiniz gönüllü mü çalışıyorsunuz, dağcılık sporu ile mi ilgileniyorsunuz” vb. gibi sorular, olumlu bir yaklaşım içerisinde sürekli olarak sorulmaktadır. Her geçen gün de pozitif tepkiler artarak devam etmektedir. Bu ilgi bizi memnun etmekle birlikte, bize ağır bir sorumluluk yüklediğinin farkında olarak faaliyetlerimize devam etmekteyiz.

RECEP ŞALCI;
KOCAELİ EKİBİ LİDERİ

1999 depreminin sabahıydı. Bir enkazın yanından iniltiler, imdat sesleri geliyordu. içeri girdiğimde bir anne kucağında bebeğinin cansız bedeni biraz ilerisinde kocası ama çoktan hayatını kaybetmiş. Kadın bebeğini sıkı sıkı sarmış bizden yardım istiyordu. Bütün bina kadının üzerinde ve kirişin altına sıkışmıştı o zaman ne AKUT’u tanıyordum ne de kurtarma biliyordum. O an çaresizlikle tanıştım, birçok insan gibi. O kadının kınalı kuzum diye bebeğine ağıt yakmasını dinledim sadece, çünkü ne kadını kurtaracak ekibim ne de ekipmanım vardı. Daha sonraki günlerde hep aynı soruyu sordum neden hazırlanmadık? Neden tedbirlerimizi almadık?

Türkiye’de yaşıyorsak, hele Kocaeli’de yaşıyorsak afetle yaşamayı öğrenmek yetmiyor, afetlere hazır olmakta gerekiyor bazen birey olarak bazen de ekip olarak; biz ekip olmayı seçtik. AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin Kocaeli Ekibi olarak öğrenme ve öğrendiklerimizi paylaşmaya karar verdik. Birçok genç yürekle başlayan bu yürüyüş daha da olgunlaşarak, daha da güçlenerek devam ediyor. Amacımız ülkemizde olabilecek her türlü afette ya da zor şartta insanımızın elinden tutup ona yardım edebilmek. Bilgi ve tecrübelerimizi paylaşarak onların bu coğrafyada olabilecek afetlere karşı hazır olmalarını sağlamak.

Gönüllülük ilkesi altında yaptığı fedakârlıkları dahi dile getirmeden gece gündüz koşturan, bazen bir dağın tepesinde, bazen buz gibi bir suyun içinde bazen de bir enkazın dibinde her türlü zorluğa karşı koyan, bir yüreğin çarpması için canını dişine takan AKUT’un bir üyesi olmak benim için bir gurur vesilesidir.

Bölgede operasyona çıktığımız zamanlar olay yerine ilk indiğimiz anda insanların bizim için düşündükleri görmek, hissetmek hem çok güzel hem de büyük bir sorumluluk hissi yüklüyor. Onların gözünde umut oluyoruz canlarını geri getirecek, sevdiklerini onlara kavuşturacak ya da başında dua edecekleri bir mezar bile onlar için bir umut. İşte o gözlerdeki umut ve minneti gördükçe yorgunluğumuz bitiyor daha çok, daha çok çalışma isteğimiz geliyor.

Daha yolun başında olduğumuzun farkındayız; yürüyecek çok yolumuz, yapacak çok işimiz var. Bu bilinçle Anadolu insanına ve tüm insanlığa hizmet etmeye devam edeceğiz.

ERDEM AKIN;
KOCAELİ EKİBİ ESKİ LİDERİ

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’ni yaşayanlar olarak; depremi, çaresizliği, kaosu en iyi bilenlerdeniz. Bunun yanında kurtarma ekiplerine olan ihtiyacın ne kadar önemli olduğunu yaşayarak görenlerdeniz. Eğitimsiz, bilinçsiz olmamıza rağmen olayın şokuyla, bölgenin birçok yerinde çalıştık. Daha sonra biz de bu konuda bir şeyler yapmaya, yeni kurtarma ekibi kurmaya karar verdik. Çevremizdeki arkadaşlarımızla beraber ismi SAKAY (Sivil Arama Acil Yardım) olan bir kurtarma ekibi kurduk ve bu ekibi ilerleyen zamanlarda dernek haline getirdik.

SAKAY Derneği’nde bu şekilde 4 yıl görev yaptık. Eğitimler doğrultusunda Türkiye’nin dört bir yanındaki olaylara gücümüzün, eğitimimizin ve malzememizin yettiğince koşup yardım ettik. Bu süre içerisinde AKUT’la sürekli irtibat halindeydik. Gerektiğinde ortak operasyonlara gidiyorduk. Her yaptığımız planda, bir yanlış yapmamak için AKUT’tan Demir Kardaş’la sürekli görüşüp bilgi ve tecrübelerinden yararlanıyorduk. Ancak süreç bizi sistem dışı, öyle bir konuma getirdi ki artık birilerine yardım için gönüllülüğümüzün yeterli olmadığını gördük çünkü her eğitim ve operasyon bize ekonomik olarak çok ağır geliyordu. Derneğin bunu karşılaması imkân dışı bir hale gelmişti. Bu durum, beraberinde bu işe yıllarını veren tüm arkadaşlarımızın gönüllülüğünün de azalmasına neden oluyordu.

Daha sonradan öğrendiğimiz ancak bu süre zarfında bilmediğimiz sürpriz bir gelişme yaşandı: Nasuh Mahruki ve Demir Kardaş bizi 3 yıl boyunca sürekli yakın takibe almışlardı. Türkiye’de yeni bir dönem başlatan 17 Ağustos’u bilfiil yaşayan ildeki arama kurtarma ekibi olarak; Bingöl depremine inanılmaz zorluklarla temin ettiğimiz bir araçla yola çıktık ve 29 saat sonra olay bölgesine varıp var gücümüzle AKUT’la aynı enkazda çalışmaya başladık. İşte burada hiç tahmin etmediğimiz teklif geldi: AKUT’a dahil olma teklifi.

Duygusal düşününce; 4 yıl boyunca çocuğumuz gibi büyüttüğümüz ve 36 operasyon yaptığımız bir yapıyı yok edip AKUT’a geçmemiz gerekiyordu. Amaç can kurtarmaktı ve her geçen gün bu amaçtan uzaklaşıyorduk. Mantıklı bir seçim yaparak AKUT’a geçip AKUT Kocaeli Ekibini kurduk. AKUT Kocaeli Ekibi 19 Temmuz 2003’te kurulmuş ve bu güne kadar 37 operasyon ve 100’ün üzerinde eğitim, tatbikat ve seminer yapmıştır. Ağırlıklı olarak müdahale ettiğimiz operasyon türleri; Deprem, sel, su baskını, arazide kaybolma ve mahsur kalma, boğulma, göl ve denizde arama, göçük, ulaşım araçları kazaları ve sanayi yangınlarıdır.

AKUT Kocaeli Ekibi’nin bu güne kadar olan aktif yapısının ve başarısının nedeni; Ekip içi disipline, hiyerarşik yapıya verdiği önem ve çok genç yaşta bir araya gelmiş, doğru insanların birbirine ve kurumlarına olan inanç ve güvenidir. Bu başarı kişisel değildir, tamamen ekip çalışmasıdır.

Bu işe başladığımızdan bu yana ekip arkadaşlarımın beni lider seçmesi, bunun devam etmesi ve ekipteki diğer arkadaşlarımızın beceri, yetenek ve karakterlerine göre doğru konumlarda verimli çalışmasının sonucu, gerekli sorumlulukları üstlenmesinden ötürü istikrarlı bir şekilde çıtamızı yükseltmekteyiz. Şu an ekibimizin ağırlıklı yaş ortalaması 24 -25’tir. Buna göre ilk oluşumumuzdaki yaşlarımıza bakıldığında, Türkiye’nin en genç arama kurtarma ekibi olarak tespit edildik.

Kökenimizde, bu işe başlarken dağcılık ya da herhangi bir spor dalı yoktu. Bizler bu acıları birebir yaşayan, ailesinden kayıplar veren genç bir kuşak olarak arama kurtarma konularına girdik. Bu yüzden bu işe bakış açımız çok daha farklı anlamlar içerir. Hiç tanımadığımız, belki bir daha asla göremeyeceğimiz kişilere, gözümüz kapalı, yardıma koşmaktayız. Hayatın getirdiği iş, eş, aile, okul gibi engelleri görmeksizin; gerekirse işten atılma pahasına yardıma koşuyoruz çünkü o insanların yaşadığı psikolojiyi ve çaresizliği bizler 17 Ağustos’ta en yakından, bire bir yaşadık. Operasyonlara verdiğimiz bu ciddiyet ve önemi, insanların bilgilenmesi yönünde, eğitim konusunda da göstermeye çalışıyoruz. Her ne kadar amacımız can kurtarmaksa, bir o kadar da kurtarılacak duruma düşmemeleri için insanları bilinçlendirmek ve eğitmektir.

17 Ağustos depremi, afet duyarlılığını artırdı ancak bunun bazı kişi, kurum ve kuruluşlar için hâlâ yetersiz olduğunu söyleyebilirim. Pek çok kişi, o kötü günler hiç yaşanmamışçasına her şeyi unutmuş, çarpık yapılaşmaya ve olabilecek başka afetlere karşı da önlemini almamaktadır.

AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin İstanbul depremine yönelik en somut hazırlık örneği AKUT Kocaeli Ekibi’nin kurulmasıdır. AKUT Kocaeli Ekibi olarak enkaz konusundaki tüm bilgi ve becerimizi tüm Türkiye’deki AKUT Ekipleriyle, kamplar ve tatbikatlar aracılığıyla paylaşmaktayız. Olası İstanbul depremine müdahaleyle ilgili birçok hazırlık planları yapıp ilgili kurum ve kuruluşlarla bunları paylaşmaktayız. Kendi ekibimizi de eğitimlerle sürekli geliştirip her an tetikte, hazır beklemedeyiz. Olası İstanbul depreminin en az zararla atlatılabilmesi için büyük eğitim organizasyonları planlanmaktayız, ilerleyen günlerde bu tür çalışmalarımız devam edecektir. Büyük Önder Atatürk’ün dediği gibi “Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmemiz lazımdır, geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur.”

GÖNÜL MİDESİZ;
AKUT DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ SORUMLUSU

Dış İlişkiler Biriminin görev kapsamında neler var? Neler yapar?

AKUT Dış İlişkiler Biriminin görevi kısaca “AKUT’un yurtiçi ve yurtdışı kurum ve kuruluşlarla ilişkilerini sağlamak, sürdürmek ve korumaktır” diyebiliriz. Dış İlişkiler Biriminin altında Uluslarası İlişkiler, Yayın ve Tasarım, Basın ve Halkla İlişkiler ve Yerel ilişkiler grupları yer almaktadır.

Dış İlişkiler Birimi AKUT’un, yurtiçinde Valilikler, Üniversiteler, diğer STK’lar vb. benzeri tüm kuruluşlarla, yurtdışında AB, BM, yabancı STK’lar ve kurumlarla olan ilişkilerini yürütür. Uluslararası kuruluşların (AB, Dünya Bankası, Vakıflar vb.) Sivil Toplum Kuruluşlarına yaptığı fon programlarını takip ederek, AKUT’un konusu dahilinde proje hazırlanmasını, AKUT içindeki diğer ekipler ve dış kurumlarla koordine eder. AKUT logosu ve ürün kimliğinin kullanılacağı tüm malzeme ve ürünlerin yayınlanması ve çoğaltılmasını sağlar. Yurtiçi ve yurtdışına yapılan toplantılara ve organizasyonlara katılımı koordine eder.

Bu kapsamda gelecekle ilgili planlarınız nedir?

AKUT gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında konusunda iyi tanınan ve başvurulan saygın bir kurum. AKUT pek çok dış kurum ve kuruluştan çeşitli organizasyonlara katılım için davet alıyor ve bu davetler gerek AKUT gerekse Türkiye’nin bu alandaki bilgi birikimini paylaşması ve kendini tanıtması için çok önemli. Bizim hedefimiz AKUT’u iyi olduğu konumdan çok daha iyi noktalara götürmek. Bunu da yurtiçi ve yurtdışındaki diğer arama kurtarma ekipleriyle olan ilişkilerimizi geliştirerek, onlarla ortak çalışmalar yaparak, yurtdışındaki çalışmalara daha yoğun katılarak sağlamayı planlıyoruz. Ancak, AKUT kamu yararına bir dernek ve bağışlarla ayakta durabiliyor. İnsanların hayalleri ve idealleri bitmez. Bizim de pek çok hedefimiz var. Hedeflerimizi gerçekleştirmek için de maddi ve teknik desteğe ihtiyacımız var. Ulusal ve uluslararası kuruluşlardan fon sağlayarak ya da ortak projeler üreterek hedeflerimize ulaşmayı planlıyoruz.

DUYGU GÖKALP;
İNSAN KAYNAKLARI BİRİMİ SORUMLUSU

AKUT’a ilk girdiğimde İnsan Kaynakları Biriminde çalışmaya başladım. Son derece mutluydum. Yeni gelen gönüllü formlarını bilgi bankasına giriyordum. Çok geçmeden bir gün birim başkanım bana dolapların anahtarını uzattı ve artık kendi başıma istediğim zaman giriş yapabileceğimi söyledi. Mutluluktan mı, bana güvenildiğini görmekten mi, yoksa artık AKUT’un bir parçası olduğumu hissettiğimden mi bilmiyorum ama o an gözlerimin içi parladı.

Bu yüzden ben de aramıza yeni katılan gönüllü arkadaşlara kendilerini AKUT’un bir parçası olarak görmeleri için her türlü desteği vermeye çalışıyorum. Onların başarılı ve mutlu olacakları, kendilerini işe yarar hissedecekleri ekiplere yönlendirmeye özen gösteriyorum. İşe yaradığını hissetmek çok önemli bir duygu, özellikle de yeni gönüllüler için.

Yeni gelen gönüllüleri daha kolay adapte olabilmeleri, görev alabilmeleri ve bir yerden başlayabilmeleri için; öncelikle meslekleri, okudukları okullar, bilgi ve becerilerini göz önüne alarak ekiplere yönlendiriyoruz. Zaman ilerledikçe tercihlerini başka ekiplerde de kullanabiliyorlar.

AKUT gibi gönüllük esasıyla çalışan derneklerde insan kaynakları yönetiminin daha zor olduğunu düşünüyorum. İnsanlar yaptıkları işleri, üstlendikleri görevleri herhangi bir maddi kazanç beklemeden yapıyorlar. Bu durumda motive olmaları gerekiyor. Motivasyon sadece eğitimler, tatbikatlar, operasyonlar ve çeşitli aktivitelerle sağlanmıyor. Dediğim gibi işe yaramak, kendini AKUT’un bir parçası olarak hissetmek, insan hayatı kurtarmak üzerine çalışan bir dernekte görev almak… Aslında en büyük motivasyon bu.

AKUT Arama Kurtarma Derneğinin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Ülkeme faydalı olduğumu ve AKUT’un bana çok şey kattığına inanıyorum.

ZEYNEP HEKİMOĞLU;
K9 – KÖPEKLİ ARAMA BİRİMİ ESKİ SORUMLUSU

17 Ağustos’ta büyük afetler karşısında eksikliğini fark ettiğim en önemli iki noktadan biri eğitimli olma, bir diğeri de organize olmaktı… Deprem sabahı elimde köpeklerimle aşağı indiğimde ‘daha verimli ne yapabilirim’in cevabını o kâbus günlerdeki yetersiz çabalardan 3 ay sonra 19 Kasım 1999 da AKUT Köpekli Arama Grubunu kuran, bu amaç etrafında kenetlenen arkadaşlarımla bu göreve başladığımda bulmuştum.

“Arama Köpeği Ekibi” arama kurtarma konusunda çalışan bir ekip için nasıl bir önem arz eder? AKUT’un arama köpeği eğitimleri uluslararası standartlara göre yeterli midir? Bu konudaki planlamalarınız nasıl?

Köpeklerin koku alma yeteneği insanın 55 katı olduğu göz önüne alındığında, doğru seçilmiş ve enkazda canlı insan arama eğitimini tamamlamış köpekli bir ekip, 4500 metreküp hacmindeki bir enkazı 15 dakika içerisinde tarayabilir. Zaman kazandırma ve alan daraltmayı sağladığından Search-cam ve TPL’in kullanımını daha verimli hale getirir. Bu nedenle, Arama Köpeği Ekibi arama kurtarma konusunda çalışan bir ekip için arama işlevinin en önemli unsurudur.

AKUT’un arama köpeği eğitimleri enkaz araması konusunda FEMA standartları baz alınarak yürütülmekte. Yeterlilik sınavlarını da yine bu standartlarda yapmaktayız. Doğada canlı insan arayan köpeklerimizin eğitimini enkaz eğitimlerini tamamladıktan sonra NASAR standartlarına uyumlu olarak sürdürmekteyiz.

Uzun vadeli planlarımız AKUT’un İstanbul dışı operasyonel her bir ekibine 1’er yetişmiş köpekli ekip kazandırmaktır.

AKUT’un Arama Köpeği eğitimleri konusunda yerel ve uluslararası platformda işbirliği içinde çalıştığı kurumlar ve ortak projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Ülkemizde arama kurtarma konularıyla bağlantılı alanlarda çalışan TSK, Sivil Savunma gibi sivil toplum örgütleri, devlet kurumları ile, afetlerde ve diğer zamanlarda, şehirde ve kırsalda, eğitim, tatbikat, bilgi alış verişi konularında işbirliği içinde çalışmaktayız. Yurt dışında ise ABD’de kurulan uluslarası kar amaçsız bir vakıf olan ERK-9 ile ortak eğitim, sınav, bilgi alış verişi konularında işbirliğimiz var. Bu anlamda 2000 yılında 1, 2001 yılında da 2 seminer ve sınav düzenlenmiştir.

AKUT K9 Köpekli Arama Biriminde kaç eğitmen ile görev yapıyorsunuz? AKUT K9 Köpekli Arama Birimi’ndeki eğitimlerinden kimler yararlanabilir? Eğitimlerinizden yararlanmak isteyen kişi ve kurumlar ne yapmalıdırlar?

AKUT K9 Köpekli arama Birimi’nde bu konuda tecrübeli 3 eğitmen ve 8 destek kişi ile görev yapmaktayız. Grubumuzdaki eğitimlerden, insan hayatını kurtarmak için köpekleri ile operasyonlarda görev almak isteyen her gönüllümüz ve kendi bünyelerinde köpekli ekip oluşturmak için bilgi almak isteyen kurum temsilcileri kurumlar arası protokole bağlı olarak yararlanmaktadırlar.

ONUR GÖKSOY;
AKUT ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİ TOPLULUKLARI KOORDİNATÖRÜ

AKUT ile ilk tanışmam bir çok insan gibi 1999 depremi sırasında oldu. Bir avuç insanın, devletin bile çaresiz kaldığı böylesine büyük bir felakette nasıl devleştiğini, ne kadar büyük işler başarabildiğini büyük bir hayranlıkla izledim. O sıralarda küçük, sosyal imkanları son derece kısıtlı bir şehirde, Karabük’te ev-okul-spor üçgeninde yaşayan 16 yaşında bir lise öğrencisiydim. O anki şartlar dahilinde ancak bir gün bu insanlarla aynı çatı altında çalışmanın hayalini kurabiliyordum.

Üniversitedeki ilk yılımın sonunda, Bursa’daki en aktif arama – kurtarma ekibi olan ve bir çok kez insanüstü gayretlerine tanık olduğum Aziz Doğan önderliğindeki “911 Arama – Kurtarma Derneği”ne 2001 yılı sonunda katıldım. Kısa sürede eğitimlerimi tamamlayarak operasyonlarda görev almaya başladım. 2002 yılında Uludağ Üniversitesi’ndeki büyük potansiyeli harekete geçirme kararı aldık. Kurucu başkanlığını üstlendiğim ve 5 sene başkanlığını yürüttüğüm “U.Ü. 911 Arama Kurtarma Topluluğu” ile çok başarılı çalışmalara ve projelere imza attık. Bu süreç içerisinde Kandilli Rasathanesi D.A.E. A.H.E.P. TAG eğitmenliği yaptım. “Kan Bilgi Bankası”, “Organ Bağışına Destek” gibi sosyal sorumluluk projelerinin koordinatörlüğünü yürüttüm. Her seviyeden okullara, her kesimden halka, farklı il, ilçeleri hatta köyleri dolaşarak temel afet bilinci eğitimleri verdik. Bu sırada 2003 Bingöl depreminde ve 2006’da Bursa’da çöken binada AKUT ile aynı enkazda çalışma şansı yakaladım. Tüm bu süreç içerisinde AKUT’u da doğal olarak yakından takip ediyordum. Özellikle arama kurtarma ile sınırlı kalmaksızın sosyal sorumluluk bilinci ile gerçekleşen proje ve faaliyetler, güncel olaylara karşı yapılan basın açıklamaları, aynı zamanda uluslar arası başarıları, AKUT’un tam anlamıyla lider bir sivil toplum kuruluşu niteliği kazandığını gösteriyordu ve benim kafamdaki “STK” kelimesinin de tam olarak karşılığı buydu.

2006 yılında, benim için de milat sayılabilecek bir şekilde, büyüyen hedeflerimiz doğrultusunda hem derneğimizin, hem de üniversite topluluğumuzun AKUT’a katılmasına karar verdik. AKUT ile aynı çatı altında çalışacak olmak bir nevi 16 yaşımda iken kurduğum hayalin gerçekleşmesi anlamına geliyordu. Fakat daha da önemlisi, AKUT ile çalışmak, bize ürettiğimiz proje ve faaliyetleri ulusal ve uluslar arası arenaya çok daha kolay ve etkin taşıma şansını, bununla beraber daha geniş kitlelere ulaşma şansını veriyordu.

Uludağ Üniversitesi AKUT Öğrenci Topluluğu başkanlığımı devrederek Türkiye AKUT Öğrenci Toplulukları Genel Koordinatörlüğü görevine getirildim. Şu an için Uludağ Üni., Haliç Üni., Abant İzzet Baysal Üni. ve Kocaeli üniversitesinde kurmuş olduğumuz AKUT öğrenci toplulukları yanında, 5 üniversitede daha 2007 – Kasım ayı itibariyle AKUT Öğrenci Toplulukları kurulma aşamasındadır. Özellikle “Organ ve Doku Bağışına Destek”, “Küresel Isınma”, “Kan Bilgi Bankası” gibi sosyal sorumluluk projelerimizi ülke geneline yaymak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bununla beraber; sosyal sorumluluk projeleri ve eğitim amaçlı kurduğumuz toplulukları uluslararası alanda farklı üniversite ekipleri ile irtibatlandırmak, faaliyetlerimizi uluslararası alana yaymak adına ciddi girişimlerde bulunduk. 7 farklı Avrupa ülkesinde 15 farklı benzer amaçlı faaliyet gösteren üniversite topluluğunu, U.Ü. AKUT Öğrenci Topluluğu yeni başkanı Sercan Demirbaş ile birlikte ülkelerinde ziyaret ettik ve işbirliği görüşmeleri yaptık. Uzun vadede hedefimiz, mevcut projelerimizi güçlendirerek, bununla beraber yeni projeler üreterek ulusal ve uluslar arası alanda topluma maksimum fayda sağlamaktır.

AKUT ile, yani doğru yerde, doğru insanlarla, ve özellikle “her şeye rağmen” ayakta dimdik durabilen, idealist, vizyonu geniş, eşsiz bir lider “Nasuh Mahruki” ile çalışmaktan onur duyuyorum.

SERHAT AKBEL;
TEKNİK LOJİSTİK BİRİM SORUMLUSU

AKUT Arama Kurtarma Derneği’ne geldiğimde henüz 18 yaşını yeni doldurmuş, yardıma muhtaç insanlar için yararlı işler yapmak isteyen, ancak eğitimsiz bir gençtim. Şu anda 21 yaşına gelmiş ve arama kurtarma konusunda çeşitli eğitimler almış bulunmaktayım.

Henüz lise sıralarında tanıştığım AKUT için uzun yıllar çalışmayı ve bu çalışmalarla ülkeme hizmet etmeyi düşünmekteyim. AKUT Arama Kurtarma Derneği’ne geldiğimden bu tarihe kadar geçen yaklaşık 3 yıllık süre boyunca şu anda birim sorumluluğunu yaptığım Teknik Lojistik Biriminde çalışmaktayım.

AKUT’un 10 yılı aşan sürede operasyonlarında ve eğitimlerinde elde ettiği başarının temelinde iyi eğitim ve profesyonelce çalışan gönüllülerinin özverisinin yanı sıra, çok iyi örgütlenmesinin ve her kademede nitelikli liderlerinin bulunmasının katkısı büyüktür.

AKUT’un güçlü organizasyonunda büyük önem taşıyan unsurlarından birisi de lojistik gücüdür. Arama Kurtarma personellerinin sahadaki başarısını destekleyen, bu iş için eğitim almış güçlü bir lojistik yapıya sahiptir. Sizlere Teknik Lojistik Birimiyle ilgili birkaç bilgi vermek istiyorum; Teknik Lojistik, AKUT Lojistik birimine bağlı olarak çalışan bir birimdir. Faaliyetleri operasyon öncesi,operasyon esnası, operasyon sonrası olarak üç ana başlıkta toplanır.

OPERASYON ÖNCESİ

  • Teknik Lojistik malzemeleri (jeneratörler, kırıcılar, deliciler, kesiciler…) ağır kurtarma araçlarından oluşmaktadır. Tüm bu malzemelerin modern lojistik teknolojisi dikkate alınarak depolanması ve envanter altına alınması.

OPERASYON ESNASI

  • Operasyon esnasında en hızlı şekilde teknik malzemelerin operasyon mahalline ulaştırılması.
  • AKUT SAR (Arama / Kurtarma) ekiplerine teknik malzeme konusunda kusursuz destek verilmesi.
  • Mevcut araç gereçleri koruma ve kollamanın yanı sıra sürekli çalışır durumda kalmalarının sağlanması.
  • Bu ekiplerin yiyecek ve yatacak gibi ihtiyaçlarını karşılamak, ekiplerin çalışmalarının devamının sağlanması.

OPERASYON SONRASI

  • Tatbikat ve operasyon sonrası depodan çıkan malzemelerin sağlam ve eksiksiz yeniden depoya girişleri sağlamak.
  • Operasyon sonrası, malzemelerin bakımlarını yapmak.
  • Kullanılmayacak haldeki malzemelerin tamiratlarının yapılması veya yenilerinin alınmasını takip etmek.
  • Bir sonraki operasyona hazırlıkların devamı şeklindedir.

ÖZGÜR MONKUL;
EĞİTİM BİRİMİ GÖNÜLLÜSÜ

Depremi ben de evimde yaşadım. İlkokulda öğrendiklerimle, gözlerimi zor açarak, şaşkın bir şekilde… Ben de AKUT’u 1999’da tanıdım, takdir ederek, özenerek izledim haberlerde. 17 yaşındaydım AKUT İskender Iğdır Eğitim Merkezi’nin içine ilk adımımı attığımda, Kadıköy Anadolu Lisesi’nin Doğa Sporları Kulübü’nün üyesi ve TAMT (Toplum Afet Müdahale Takımı) eğitiminin kursiyeri olarak. Zaman geçti, artık ben de AKUT’un bir parçasıyım. O aynı eğitim merkezinde zamanımı insanlarla bilgilerimi paylaşarak geçiriyorum, gece gündüz. Eğitim Birimi olarak AKUT’un sadece 1999 depremindeki kırmızı tişörtlüler değil, doğada, selde, heyelanda, çığda, göçükte ve daha fazlasında yer, zaman, şart gözetmeksizin yardım eden insanlar olduğunun bilincindeyiz ve eğer bir operasyonda hayat kurtarılıyorsa, birimde birlikte çalıştığım arkadaşlarımla sarf ettiğimiz bir cümlenin bile bunda pay sahibi olduğunu biliyoruz.

Bu doğrultuda temel amacımız sadece gönlüyle, azmiyle değil, aklıyla ve bilgisiyle kurtaran bireyler yaratmak. Bunun için de gecemizi gündüzümüze katmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.

Akut’un Operasyonel Ekipleri

akut05

OPERASYONEL EKİPLER


EKİP ADI KURULUŞ YILI EKİP LİDERİ E-POSTA TELEFON
İstanbul 1996 Cilasun Mehmet BAYÜLGEN cilasunbayulgen@akut.org.tr 0533 815 02 67
Antalya 1999 Yılmaz SEVGÜL yilmazsevgul@akut.org.tr 0532 256 44 37
Ankara 2000 Hakan KORKUT hakankorkut@akut.org.tr 0549 301 14 28 – 0532 264 69 26
Marmaris 2001 Tolga GÖZÜM tolgagozum@akut.org.tr 0532 261 90 23
Bingöl 2002 Ahmet BUZRUL ahmetbuzrul@akut.org.tr 0530 957 89 48
Kocaeli 2003 Recep ŞALCI recepsalci@akut.org.tr 0533 955 08 02
Olimpos 2004 Metin YILMAZ meto215@hotmail.com 0535 811 56 83
Niğde 2005 Nedim URCAN nedimurcan@akut.org.tr 0533 551 82 43
Bursa 2006 Abdullah NİŞANCIOĞLU abdullahnisancioglu@akut.org.tr 0549 301 14 27 – 0533 517 80 40
İzmir 2006 Alper ÖZKARAKAŞ alperozkarakas@akut.org.tr 0549 747 21 13 – 0542 582 10 66
Giresun 2007 Cengiz CİNDEMİR cengizcindemir@akut.org.tr 0549 301 14 18
Trabzon 2007 Mehmet Ragıp PİRSELİMOĞLU ragippirselimoglu@akut.org.tr 0532 252 64 96
Rize 2007 Ali Güçlü UZUNALİOĞLU gucluuzunalioglu@akut.org.tr 0549 301 14 17 – 0532 410 52 16
Kayseri 2007 Zafer KARAGÜL zaferkaragul@akut.org.tr 0532 738 35 20
Bodrum 2008 Sadettin USLU sadettinuslu@akut.org.tr 0549 301 47 06 – 0532 427 38 55
Bozcaada 2008 Reşit SOLEY rsoley@corvus.com.tr 0532 584 84 84
Gaziantep 2008 Alper TAN alpertan@akut.org.tr 0530 957 89 51 – 0555 860 75 45
Bozüyük 2008 Muharrem Öz muharremoz@akut.org.tr 0530 957 89 54 – 0532 320 67 78
Eskişehir 2010 Mete KIZIL metekizil@akut.org.tr 0543 510 0400
Erzurum 2010 Bünyamin AKBULUT bunyaminakbulut@akut.org.tr 0532 365 40 09
Çanakkale 2010 Hüseyin ŞAHİN huseyinsahin@akut.org.tr 0533 644 68 23
Alanya 2010 Yaşar Yiğit KAÇMAZ yasarkacmaz@akut.org.tr 0535 549 30 77
Denizli 2010 Mustafa ETİMAN mustafaetiman@akut.org.tr 0538 630 45 55
Fethiye 2010 Sadi ÇİDEM sadicidem@akut.org.tr 0530 957 89 52 – 0542 695 75 85
Seferhisar 2010 Vahdi SARIKAYA vahdisarikaya@akut.org.tr 0532 405 91 60
Sarıgöl 2010 Mehmet ZEYBEK mehmetzeybek@akut.org.tr 0549 747 21 26 – 0505 807 92 91
Kuşadası 2012 Tunç TUNCER tunctuncer@akut.org.tr 0532 337 79 66
Manisa 2012 Hakan ÖZCAN hakanozcan@akut.org.tr 0530 957 89 53 – 0533 200 58 10
Tekirdağ 2012 Murat KILIÇ muratkilic@akut.org.tr 0544 913 74 12
Mersin 2012 Hakan TOPAL hakantopal@akut.org.tr 0549 783 36 95 – 0539 570 00 05
Isparta 2012 Ali ŞENKAYNAĞI alisenkaynagi@akut.org.tr 0506 535 46 00
Tokat 2013 İlhan Çağlan ALDEMİR caglanaldem@akut.org.tr 0532 708 81 80
Didim 2013 Steve LAMBERT stevelambert@akut.org.tr 0539 201 08 66
Gökçeada 2014 Önder BOLLUK onderbolluk@akut.org.tr 0532 609 67 67
Afyon 2014 Mehmet Bülent UĞURLUOĞLU mehmetugurluoglu@akut.org.tr 0532 377 32 00 – 0533 938 88 00

Akut’un Tüzüğü

akut04

AKUT ARAMA KURTARMA DERNEĞİ TÜZÜĞÜ


DERNEĞİN ADI

Madde 1

Derneğin adı; ARAMA KURTARMA DERNEĞİ’dir. Kısa adı AKUT’dur.

Dernek 15/01/1999 tarih ve 12304 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu yararına çalışan dernekler arasına alınmıştır.

MERKEZİ

Madde 2:

Dernek merkezi İstanbul’dadır.

Dernek Yönetim Kurulu kararı ile Uluslar arası faaliyette ve işbirliğinde bulunabilir. Yurt içinde ve yurt dışında şube ve/veya irtibat bürosu ve/veya temsilcilikler açabilir, yurt dışında dernek ve/veya üst kuruluş kurabilir. Merkez adresini değiştirebilir. Temsilciliğin adresi yönetim kurulu kararıyla temsilci olarak görevlendirilen kişi ve/veya kişiler tarafından o yerin mülki amirliğine (30) Otuz gün içinde yazılı olarak bildirilir.

AMACI

Madde 3:

Yurt içi ve yurt dışında, doğa sporlarında, doğal afetlerde ve sair arama ve kurtarma gerektiren tüm olaylarda ve kazalarda gönüllü olarak çalışmak, etkin arama kurtarma çalışmaları ve kazaya uğrayan ve/veya kaybolan kişiler için yapılan ihbarların en kısa sürede alınmasına ve değerlendirilmesine ilişkin düzenlemeler yaparak alınan ihbar ile arama ve kurtarma operasyonunu başlatacak haberleşme zincirini oluşturmak yapılacak operasyona katılacak eğitimli ve sertifikalı, uygun yetenekli birim elemanlarını tespit ederek ve yetiştirerek, ekibin en kısa sürede toplanmasını ve olay yerine ulaşmasını sağlayarak etkin arama kurtarma çalışmaları yapmak ve en uygun koşulları yaratmak, gerek üyelerine, gerekse talep halinde üyeler dışında resmi ve özel kurum ve kuruluşlar, eğitim kurumları ile şahıslara ilk yardım / arama kurtarma doğa sporları, alternatif sporlar ve sair hususlarda eğitim ve seminerler vermek, aynı amaçla kurulmuş ve kurulacak yurt içinde ve yasal izin alındığı takdirde yurt dışındaki gerçek ve tüzel kişilerle, vakıf, dernek, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapmak ve danışmanlık hizmeti vermek, AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin arama ve kurtarmadan kaynaklanan giderlerine maddi katkı sağlamak ve amaçları doğrultusunda işbirliği yaparak bu konuda hizmet vermektir.

Ayrıca Anayasa’mızda tanımlanmış bütün özellikleri, kavramları ve değerleri korumak ve kollamak, devletin temel amaç ve görevlerine yardımcı olmak, yürürlükte olan kanunlarla belirlenmiş ve koruma altına alınmış konulara destek vermek amacıyla, Türkiye’nin en etkin ve güçlü sivil toplum örgütlerinden biri olma sorumluluğu ve bilinci ile asıl konusu olan arama ve kurtarma çalışmalarının yanısıra ülkemizde boşluğunu, eksikliğini ve yanlışlığını gördüğü, tarih, kültür, eğitim, sağlık, çevre ve doğa gibi sosyal, kültürel ve toplumsal konularda; toplantı, sempozyum, söyleşi, yürüyüş, etkinlik, imza kampanyaları, kitap, broşür ve benzeri yayın hazırlama ve toplama kampanyaları, kamuoyu oluşturma, toplum bilinçlendirme ve benzeri çalışmalar yapmaktır.

Derneğin misyon cümlesi şudur; Dağ ve doğa koşullarında meydana gelen kaybolma ve kaza olaylarında, deprem, sel gibi doğal afetlerde ve büyük kazalarda, tamamen gönüllü olarak, amatör bir çalışma ve profesyonel bir yaklaşım ile, başı dertte olan kişilere en kısa sürede ulaşmak, yardım için gereken en uygun koşulları yaratmak, doğru arama ve kurtarma çalışması yaparak, kazazedelere temel ilkyardım desteğini sağladıktan sonra emniyetli ortam koşullarına nakillerini sağlamak, bu tür olaylarda can kaybını en aza indirmek ve arama kurtarma konularında toplumu bilgilendirmek derneğimizin temel amacıdır.

Derneğin değerleri şunlardır; Gönüllülük, karşılıksız yardımseverlik, insan hayatına değer vermek, dürüstlük, güvenirlilik.

AKUT Arama Kurtarma Derneği siyasetle uğraşamaz, derneğin amacı hiçbir resmi kurum ve/veya kuruluşun amaçlarına aykırı olamaz.

ÇALIŞMA BİÇİMİ

Madde 4:

Derneğin çalışma biçimi; arama ve kurtarma gerektiren tüm çalışmalarda;

  • İhbarın en kısa sürede alınmasına ilişkin düzenlemeler yapmak,
  • Alınan her ihbar ile arama ve kurtarma operasyonu başlatacak haberleşme zincirini oluşturmak,
  • Operasyona katılacak ekibin en uygun yetenekteki, sertifikalı kişi ve/veya kişilerden oluşmasını sağlamak,
  • Ekibin en kısa sürede toparlanmasını, her birinin görevlerini, arama kurtarma malzemelerini nereden alacaklarını, iletişimin nasıl kurulacağını, hangi araçlardan yararlanılacağını, olay yerine ulaşılmasını, arama ve kurtarmanın niteliğine göre alınan kişiye ilk müdahalenin biçimini, ulaştırılacağı yeri saptamak,
  • Çalışmaya katılacak kişilerin izin sorunlarını çözmek,
  • Ekibin kısa sürede olay yerine ulaşmasını sağlamak,
  • Bu konuda rapor düzenlemek,
  • Bu çalışmaların yapılmasında kamu kurumlarının ve özel kuruluşların desteklerini sağlamaktır.

Bu konudaki ayrıntılar ayrıca çıkarılacak bir iç yönetmelik ile belirlenir.

ÇALIŞMA ALANLARI

Madde 5:

Dernek çalışma alanları doğrultusunda;

  • Arama ve kurtarmaya katılabilecek gönüllü kişileri saptamak,
  • Bu kişilere gerek teşkilatlanmada ve gerekse arama ve kurtarmaya katılacak kişilere yurt içinden ve yurt dışından sağlanan yetkili kişilerin aracılığı ile eğitimler vermek, seminerler düzenlemek, düzenli tatbikatlar yapmak,
  • İlgi alanı içinde kalan konularda araştırma yapmak, araştırma yaptırmak, konferans, panel, seminer, sempozyum düzenlemek, sergi açmak, burs vermek, kitap, broşür, dergi, bülten ve benzeri yayınları çıkarmak, kredi temin etmektir.
  • Merkez idareleri olarak Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ilgili bakanlıklar, Genel Kurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı,
  • Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Dağcılık Federasyonu, Sualtı Federasyonu, Kayak Federasyonu, Telsiz Genel Müdürlüğü, Harita Genel Müdürlüğü, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Türk Hava Kurumu, PTT Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm kamu kuruluşları ile görüşmeler yapmak, ilişkiler kurmak,
  • Üniversite, Fakülte, Akademi, Yüksekokullar, Spor Kulüpleri, Spor Dernekleri, Turizm Firmaları ile görüşmeler yapmak, ilişkiler kurmak,
  • Taşra Teşkilatlarında Valilikler, Kaymakamlıklar, Jandarma Karakolları, Emniyet Müdürlükleri, Bakanlık Teşkilatları, Hastaneleri, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri, İl Dağcılık Temsilcileri ile görüşmeler yapmak, ilişkiler kurmak,
  • Başta bu sayılan kurum ve kuruluşlar olmak üzere amaç ve çalışma biçimine uygun konularda özel kuruluşlar, vakıflar ve dernekler ile ilişki kurmak,
  • Tüm bu sayılan kurumlar dışında da ileride amaçlarına uyan tüm kurum ve kuruluşlar ile ilişki kurmaktır.

Dernek, gerek çalışma biçimi ve gerekse çalışma alanları bakımından, yasa, tüzük ve yönetmeliklere dernek amaç ve doğrultusuna aykırı davranamaz. Hiçbir resmi kurum ve kuruluşun yetki ve görev alanı içine giremez.

DERNEĞİN AMACINI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN YAPABİLECEĞİ İŞ ve İŞLEMLER

Madde 6:

Dernek, amacına ulaşmak için; yasal sınırlamalar içinde,

  1. Yurt içi ve yurt dışından, miktar ve değeri kısıtlanmamış para ve her türlü taşınır ve taşınmaz mallara ihtira hak ve beratlarına, lisans, imtiyaz ve telif haklarına, marka, model, resimlere know-how gibi gayrimaddi ve maddi haklara gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak bağış vasiyet, satın alma ve kiralama suretiyle sahip olabilir ve kullanabilir, sözleşmeler yapabilir ve sözleşmeleri gerektiğinde fesih edebilir.
  2. Derneklere ilişkin yasa hükümleri uyarınca sahip oldukları üzerinde her türlü hukuki tasarrufta bulunabilir taşınır ve taşınmaz malları alıp satabilir, inşa edebilir, ifraz ve tevhit edebilir, devir ve ferağ edebilir; kendi alacakları için başkalarının ve başkalarının alacakları için kendi taşınmazları üzerinde her türlü rehin ve ipotekler, irtifak hakları tesis ve bunları tecdit temdit, tebdil ve fek edebilir, kira akitleri yapıp bunları tapuya tescil ettirebilir, kira sözleşmelerini devralabilir ve/veya devredebilir taşınmazların gelirlerini toplayabilir ve dernek amaçları doğrultusunda harcayabilir.
  3. Dernek mal varlığına giren bir ya da birden çok taşınmaz mal ve/veya gelirlerini bir yada bir çok kez dernek amaçları doğrultusunda yatırımda kullanabilir, dernek amaç ve hizmet konularına aykırı olmamak koşulu ile yapılacak bağış ve vasiyet, satın alma ve diğer yollarla mal ettiği taşınır ve taşınmaz malları ve paraları dernek amaçları doğrultusunda yönetebilir ve bunlara ilişkin tasarrufta bulunabilir dernek amaçları doğrultusunda menkul değerleri alabilir ve derneğin amacı doğrultusunda bunları değerlendirip satabilir.
  4. Derneğin amaçlarına benzer çalışmalarda bulunan yurtiçindeki ve yurtdışındaki dernekler,vakıflar, gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği yapabilir,Mülki İdare Amirliğine önceden bildirimde bulunmak şartıyla bunlardan ayni ve nakdi yardım alabilir, bu yardımı sağlamak için anlaşmalar yapabilir, gerek gördüğünde bu anlaşmaları fesih edebilir taşınmaz malların irtifak, intifa, sükna, üst rehin, ipotek gibi mülkiyetin gayri ayni haklarını kabul edebilir.Nakti yardımlar Bankalar aracılığı ile alınır.
  5. Medeni Kanun hükümleri gereğince kâr ve spekülasyon amacı olmamak ve dernek amaçları doğrultusunda kullanılmak koşulu ile her türlü ayni ve/veya gayri maddi haklarla ilgili her çeşit iltizami ve tasarrufi işlemleri yapabilir, gayrımenkuller üzerinde her türlü ayni ve şahsi irtifaklar tesis edebilir ve bu haklarını kullanabilir, olan ya da olacak gelirleri ile yapacağı sözleşmeler için taşınır ve taşınmaz malların rehin ve ipoteği dahil her türlü güvenceleri alabilir, geçerli banka kefaletlerini kabul edebilir derneğin amaç ve hizmetlerini gerçekleştirmek için gerektiğinde ödünç alabilir, kefalet rehin, ipotek ve diğer güvenceleri verebilir, derneğin amaç ve hizmet konularına uygun olarak yürütülen ve yürütülecek projelerden ve her türlü çalışmalardan dernek amaçları doğrultusunda gelir elde edebilir.
  6. Derneğe amaçları doğrultusunda gelir sağlamak amacı ile olağan işletme ilkelerine göre çalışacak iktisadi işletmeler, ortaklıklar kurabilir, kurulu olanlara iştirak edebilir bunları doğrudan işletebilir ya da denetimi altında bir işletmeciye işlettirebilir, derneğin amaç ve hizmet konularından birinin ya da tümünün gerçekleşmesi için yararlı ve gerekli görülen girişim, tasarruf, mal edinme, inşaat, sponsorluk ve benzeri sözleşmeleri yapabilir, gerektiğinde bunları fesih edebilir, teorik ve tatbiki eğitim veren Eğitim merkezleri açabilir.
  7. Dernek üyelerini, derneğe hizmet sözleşmesi ile bağlı olanları ve derneğin amacını gerçekleştirmesi için gönüllü olarak çalışan kişileri yurt içinde ve yurt dışında masraflarını karşılamak suretiyle eğitime, sertifika programlarına, tatbikatlara gönderebilir, doğa sporlarında, doğal afetlerde ve sair arama ve kurtarma gerektiren tüm olay ve kazalarda yapılabilecek kurtarma çalışmaları ile ilgili dernek amaçlarında gerekli ve kullanılacak geliri sağlama amacıyla eğitim programları düzenleyebilir.
  8. Dernek amaçları doğrultusundaki çalışmalara katkı sağlamak amacıyla; Milli Eğitim Bakanlığından ve sair ilgili merciilerden yasal izin almak koşuluyla ve kanunların dernekler tarafından yapılmasını yasaklamadığı, eğitim ve öğretim faaliyetleri için okul, yuva, kurs, yurt, huzurevi, sağlık kurumları, eğitim ve kültür merkezleri, sportif faaliyetler için spor sahaları, spor salonları, kamplar, tesisler kurabilir ve işletebilir. Her türlü Kara, Deniz ve Hava aracı ile gerekli izinler alınarak yurt içinde ve güncel yasalara uygun olarak izin alındığı takdirde yurt dışı da dahil olmak üzere sivil toplum örgütü olma sorumluluğu ve bilinci ile, temel afet bilinci konularında eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları, ilk yardım ve sair konularda sosyal, kültürel ve eğitim amaçlı çalışmalar ve sağlık taramaları yapabilir.
  9. Dernek amacı doğrultusunda Dergi,gazete,kitap,broşür ve benzeri yayınlar yapabilir ,bu yayınların dağıtımını gerçekleştirebilir,gerekli yasal izinler alınabildiği takdirde görsel ve işitsel medya ve iletişim kanalları ve araçları ile ilgi olarak radyo ve televizyon ve benzeri istasyonları kurarak amaçları doğrultusunda yayınlar yapabilir,sair radyo ve televizyonlar için amaçları doğrultusunda programlar hazırlayabilir.
  10. Derneğin asıl amacı olan arama ve kurtarma çalışmalarında iletişim sağlamak amacıyla yetkili merciilerden gerekli izinler alınarak kendi adına telsiz istasyonları, telsiz sistemi kurabilir anten role, frekans tahsis edebilir, sabit ve seyyar telsiz cihazlarını 2813 sayılı yasa ve/veya bunun yerine geçecek yasalar kapsamında kullanabilir benzeri telekomünikasyon işlemleri yapabilir ve gerek kendi üyelerine gerekse kamu ve özel sektör üçüncü kişilerine telsiz/telekomünikasyon eğitimi verebilmek ve Akut operasyonlarında kullanılmak üzere eğitim ve öğretim kurumları dahilinde amatör telsiz istasyonları kurabilir ve acil durum ve afet operasyon haberleşmesinde bunlardan her türlü istifade edebilir kullanabilir.
  11. Dernek, Arama Kurtarma faaliyetleri yanında, Anayasamızda tanımlanmış bütün özellikleri, kavramları ve değerleri korumak ve kollamak, Devletin temel amaç ve görevlerine yardımcı olmak, yürürlükte olan kanunlarla belirlenmiş ve koruma altına alınmış konulara destek vermek amacıyla, Türkiye’nin en etkin ve güçlü sivil toplum örgütlerinden biri olma sorumluluğu ve bilinci ile asıl konusu olan arama ve kurtarma çalışmalarının yanı sıra ülkemizde boşluğunu, eksikliğini ve yanlışlığını gördüğü, tarih, kültür, eğitim, sağlık, çevre ve doğa gibi sosyal, kültürel ve toplumsal konularda; toplantı, sempozyum, söyleşi, yürüyüş, etkinlik, imza kampanyaları, kitap, broşür ve benzeri yayın hazırlama ve toplama kampanyaları, kamuoyu oluşturma, toplum bilinçlendirme ve benzeri çalışmalar yapabilir.
  12. Dernek ,amacı ile ilgisi bulunan ve kanunlarla yasaklanmayan alanlarda,yönetim kurulu kararı ile Vakıf,Sendika ve Benzeri Sivil Toplum Kuruluşları ile ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere Platformlar oluşturabilir.
  13. Dernek, bu iş ve işlemleri yapmaya Türk Medeni Kanunu’nun 48. maddesinde belirtildiği üzere izinli ve yetkilidir.
  14. Dernek, amacını gerçekleştirmek için yapacağı iş ve işlemlerde Atatürk İlke ve İnkilaplarına bağlı olacak ve siyasetle uğraşmayacaktır.
  15. Dernek, gerek çalışma biçimi ve gerekse çalışma alanları bakımından, yasa ,tüzük ve yönetmeliklere aykırı davranamaz. Hiçbir resmi kurum ve kuruluşun yetki ve görev alanı içine giremez.
  16. Dernek, bu yetki, sorumluluk ve gelirlerini Kanunla yasaklanan amaçlar doğrultusunda kullanamaz

KURUCULAR

Madde 7:

Derneğin kurucuları aşağıda yazılı kişiler olup, kimlikleri ayrıca tüzük altında belirtilmiştir.

  1. Nasuh Mahruki
  2. Feridun Çelikmen
  3. Oral Ülkümen (14.02.1997 tarihi’nde üyelikten istifa ederek ayrılmıştır)
  4. Memet Tanrısever
  5. Nevzat Çetin (05.06.2002 tarihinde üyelikten istifa ederek ayrılmıştır)
  6. Kuvvet Lordoğlu (21.03.2004 tarihinde üyelikten çıkmıştır)
  7. Alper Sesli’dir. (14.02.1997 tarihinde üyelikten istifa ederek ayrılmıştır)

ÜYELİK TÜRÜ

Madde 8:

Gönüllü üyelik, Asil Üyelik ve Onur Üyeliği’dir

Gönüllü üye ve Asil üye: fiil ehliyetine sahip bulunan ve dernek tüzüğünü benimsemiş gerçek kişilerdir.

Onur Üyesi: Onur Üyesi, asil üyelik koşullarını taşıyan, derneğin amaç ve hizmet konularında uygun çalışmalarda bulunan, toplumda sevgi ve saygı duyulan kişiler arasından Merkez Yönetim Kurulu önerisi, Merkez Genel Kurul kararı ile seçilen onursal nitelikteki üyedir.

ÜYE OLMA

Madde 9:

Tüzel kişiler ve Fiil ehliyetine sahip her gerçek kişi Derneğe üye olabilir.

Gönüllü Üyelik Başvurusu, Merkez Yönetim Kurulu ya da Şube Yönetim Kurulu üyelerinden birisi ile dernek üyelerinden birisinin önerisiyle yapılır. Yönetim Kurulu üyelik istemini Gönüllü Üye giriş bildirimdeki bilgileri değerlendirip 30 gün içinde karara bağlayarak sonucu başvuru sahibine yazı ile bildirir.

Gönüllü üyeler, arzu ettikleri takdirde, birim başkanlarının önerisi Merkez Yönetim Kurulunun kararı ile, en az 1 yıl gönüllü üyelikte bulunmuş olmak koşulu ile, derneğin amaçları doğrultusunda çalışabilecek kişiler Asil Üye olabilir. Ancak en az iki Asil üyenin önermesi ve Yönetim Kurulu kararı gereklidir.

Tüzel kişilerin giriş bedeli en az 2.000.-YTL dır. Bir sonraki yılın Tüzel Kişi giriş aidatı yönetim kurulu tarafından belirlenir. Tüzel kişileri dernekte; kendi yetkili organlarının atadığı gerçek kişi temsil eder, genel kurulda oy hakkı yoktur.

Onur üyeleri Genel Kurul kararı ile seçilirler.

Şube Yönetim Kurulu, üyeliğe uygun gördüğü adayların listesini her ayın sonunda Merkez Yönetim Kurulu’na gönderir. Şube üyeliği Merkez Yönetim Kurulu’nun onayı ile tamamlanır.

Üyelere dernekte üstlendikleri göreve göre Üyelik Kartı verilir.

Türkiye’de yerleşme hakkına sahip olan yabancı gerçek kişiler, karşılıklı olmak koşulu ile, derneğe üye olabilirler. Onur Üyeliği için bu koşul aranmaz.

ONURSAL (FAHRİ) BAŞKANLIK

Madde 10:

Derneğin amaç ve hizmet konularında uygun çalışmalarda bulunan, toplumda sevgi ve saygı duyulan, Derneğin 2 dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yapmış olan, Dernek amaç ve çalışmalarına yönelik yayınları bulunan, sosyal ve içtimai konumu itibari ile derneğe maddi ve manevi katkıları olabilecek olan kişiler Yönetim Kurulunun önerisi ve Merkez Genel Kurulunun kararı ile Onursal (Fahri) Başkan seçilirler.

ÜYELİKTEN ÇIKMA

Madde 11:

Üyelikten çıkma:
Her üye Merkez Yönetim Kurulu’na, altı ay önceden verilecek bir yazılı çıkma beyanı ile çıkma hakkına sahiptir. Çıkan üyenin, birikmiş aidat borçlarını ödemesi ve dernek mal varlığına verdiği bir zarar söz konusu ise tazmini ve üzerinde bulunan dernek demirbaşlarını yönetime teslimi zorunludur.

Bir kurum veya kuruluştaki görevi nedeniyle onur üyeliğine seçilenler bu görevlerinin sona ermesi ile birlikte üyelikleri de kendiliğinden son bulur.

ÜYELİKTEN ÇIKARILMA

Madde 12:

Üyelikten çıkarılma;

  1. Merkez veya Şube Disiplin Kurulunca yapılan soruşturmaya göre tüzüğe aykırı hareket ettiği veya dernek aleyhine çalışma yaptığı saptananlar,
  2. En az bir yıllık aidatını ödemeyenler,
  3. Dernekler Yasası ve diğer yasalar ile tüzük hükümlerine göre üyelik koşullarını sonradan kaybedenler,
  4. Üyelik formunda doğru beyanda bulunmayanlar,
  5. Tüzük ve İç Yönetmeliklere göre verilen görevi yerine getirmeyenler, Yönetim Kurulu kararı ile üyelikten çıkarılırlar.
    Şubede kayıtlı üyeler ile ilgili disiplin araştırması, Şube Disiplin Kurulu tarafından yapılır, bu kurulun görüşü Şube Yönetim Kuruluna iletilir. Şube Yönetim Kurulu önerisi ve Merkez Yönetim Kurulu kararı ile üye kaydı silinir.
    Çıkarılan üyenin çıkarılma kararından sonraki ilk Olağan Merkez Genel Kurulu’nda itiraz hakkı vardır.
    C fıkrasına göre üyelikten çıkarılanlar, çıkartma nedeni ortadan kalktığını belgelemeleri ve istekleri olur ise yeniden üyeliğe alınabilirler.
    A ve D bendine göre çıkarılanlar bir daha üyeliğe alınamazlar.
    B bendine göre çıkarılanlar birikmiş borçlarını ve çıkarıldığı süreye ilişkin aidat borçlarını öderler ise yeniden üyeliğe alınabilirler.
    Hangi nedenle olur ise olsun ikinci kez üyelikten çıkarılanlar bir daha üyeliğe alınmazlar.

ÜYELİK HAKLARI

Madde 13:

Hiç kimse üye olmaya ve üye kalmaya zorlanamaz.

Gönüllü Üye; Dernek tüzüğündeki tüm koşulları kabul eden, üyelik haklarından kısmi yararlanan ve her türlü yükümlülükleri üstlenmiş üyedir. Gereken koşulları içermek kaydı ile, derneğin dernek tüzüğünde belirtilen organları haricinde her türlü göreve aday olmaktır. Yükümlülükleri ise, oluşturulan yada oluşturulacak çalışma birimlerine, etkinliklere ve eğitimlere katılmak, dernek amaç ve hizmet konularına bağlı olarak gereken çabayı harcamak ve derneğin toplum içindeki olumlu görüntüsünü sürdürmektir.

Gönüllü üyelerin seçme ve seçilme hakları yoktur. Aidat ödeme yükümlülükleri yoktur, ancak isterlerse ödeyebilirler.

Asil Üye; Dernek tüzüğündeki tüm koşulları kabul eden, üyelik haklarından yararlanan, her türlü yükümlülükleri üstlenmiş üyedir. Gereken koşulları içermek kaydı ile her türlü göreve aday olmak ve oy kullanmaktır.

Yükümlülükleri ise, oluşturulan yada oluşturulacak çalışma birimlerine, etkinliklere, eğitimlere ve genel kurul toplantılarına katılmak, aidatları zamanında ödemek, dernek amaç ve hizmet konularına bağlı olarak gereken çabayı harcamak ve derneğin toplum içindeki olumlu görüntüsünü sürdürmektir.

Onur Üyesi; Onur üyelerinin derneğin hak ve yetkilerini kullanmak ve seçme seçilme hakları yoktur. Aidat ödeme yükümlülükleri yoktur ancak isterlerse aidat ödeyebilirler.

Her asil üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır ve oylar bizzat kullanılır

Çıkan veya çıkarılan üye Dernek mallarında hak iddia edemez.

Kurulu üç asil üç yedek üyeden oluşur. Görev süresi 3 yıldır.

DERNEK ORGANLARI

Madde 14:

Derneğin organları;

  1. Merkez;:
    1. Merkez Genel Kurul,
    2. Merkez Yönetim Kurulu,
    3. Merkez Denetim Kurulu’dur.
  2. Şube;
    1. Şube Genel Kurulu
    2. Şube Yönetim Kurulu
    3. Şube Denetim Kurulu

Merkez Genel Kurul veya Merkez Yönetim Kurulunca gerekli görülen birimler kurulur. Bu birimlerin çalışma esasları bir iç yönetmelik veya yönerge ile belirlenir.Şube dernek faaliyetlerinin yürütülebilmesi için derneğe bağlı olarak açılan Tüzel kişiliği bulunmayan alt birimdir.

MERKEZ GENEL KURULU

Madde 15:

Merkez Genel Kurulu, Derneğin en yetkili organıdır. Merkez Genel Kurulu, Derneğin Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Denetim Kurulu, Merkezde kayıtları bulunan üyeler ile Şube Başkanları ve şubeleri temsil eden delegelerden oluşur. Şubelerde bulunan her 10 kişi için bir delege toplantıya katılır. Delege oyunu kendi kullanır.

MERKEZ GENEL KURUL TOPLANTI ZAMANI

Madde 16:

Merkez Genel Kurul en geç üç yılda bir en geç Nisan ayı içinde olağan olarak toplanır.

Merkez Genel Kurulu, zorunlu görülen durumlarda, Merkez Yönetim Kurulu kararı ile en geç bir ay içinde olağanüstü toplantıya çağrılır.

Ayrıca:

  1. Delegelerin 1/5’inin yazılı ve imzalı başvurusu,
  2. Merkez Yönetim Kurulunun gerek gördüğü konularda alacağı karar,
  3. Merkez Denetim Kurulunun alacağı karar,
  4. Merkez Yönetim Kurulunun (eksilmelerin yedeklerle tamamlanmasına karşın) üye tam sayısının altına düşmesi de diğer çağrı nedenidir.

ÇAĞRI USULÜ

Madde 17:

Genel Kurul Toplantısına hazırlık olarak Yönetim Kurulu toplantıya katılmaya hakkı olanlara ait bir liste düzenler. Toplantıdan onbeş gün önceden toplantının günü, saati, yeri üyelere bir yazı ile bildirilir. Toplantıda çoğunluk sağlanamazsa ikinci toplantının bir haftadan erken olmaksızın erteleneceği gün de belirtilir.

Merkez Genel Kurul Toplantısı, delegelere duyurulmak üzere ayrıca şubelerine de toplantıdan onbeş gün önce yazı ile bildirilir.

Toplantıda çoğunluk sağlanamaması dışında bir nedenle toplantı ertelenir ise erteleme nedeni ikinci bir ilan ile üyelere duyurulur. Yeni toplantı en geç iki ay içinde yapılır.

TOPLANTI YERİ

Madde 18:

Merkez Genel Kurul, dernek merkezinin bulunduğu ilden başka yerde toplanamaz.

TOPLANTI YETER SAYISI

Madde 19:

Merkez Genel Kurul, Tüzüğe göre toplantıya katılma hakkı olan üyelerin yarısında bir fazlasının katılımı ile yapar. Erteleme üzerine yapılan ikinci toplantıda Merkez Yönetim ve Merkez Denetim Kurulu üye tam sayısının en az iki katı kadar üyenin katılımı ile toplantı yapılabilir.

TOPLANTI USULÜ

Madde 20:

  • Merkez Genel Kurul toplantısı ilanda belirtilen yer ve saatte yapılır.
  • Toplantıya gelen üye listeye imza atmakla toplantıya girer.
  • Birinci toplantıda yeter sayı sağlanamaz ise bir tutanak tutularak toplantı, ilan edilen biçimde yeniden toplanmak üzere tutanak tutularak dağılır.
  • Yeterli sayıda üye katılması konumunda toplantı, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinden biri tarafından açılır. Toplantı açılmasından sonra bir başkan, bir başkan vekili ve bir kâtip seçilerek Divan Heyeti oluşturulur. Toplantıyı Divan Başkanı yönetir. Toplantıya ilişkin tutanak Divan Heyeti tarafından imzalanarak Merkez Yönetim Kurulu Başkanına verilir.
  • Hükümet Komiserinin toplantıya katılmaması erteleme nedeni sayılamaz.
  • Toplantıda yalnız gündemindeki konular görüşülür. Ancak toplantıda bulunan üyelerin en az onda birinin yazılı istemi ile belirtilen

  • önerilen konular gündeme alınır ve görüşülür.

MERKEZ GENEL KURULUN GÖREV ve YETKİLERİ

Madde 21:

Merkez Genel Kurulun yetkileri şunlardır:

  1. Merkez Yönetim ve Denetim Kurulunun seçimi,
  2. Tüzük değişikliğine karar vermek,
  3. Merkez Yönetim ve Denetim Kurulları raporlarının, bilançonun, gelir ve gider hesaplarının görüşülmesi ve kurullarının ibrası,
  4. Merkez Yönetim Kurulunun hazırladığı bütçenin, bütçe yönetmeliğinin görüşülmesi, aynen veya değiştirilerek kabulü,
  5. Taşınmaz mal satın alınması veya satılması konusunda Merkez Yönetim Kuruluna yetki verilmek,
  6. Federasyon veya Konfederasyona katılmak ve ayrılmak,
  7. Yurt dışındaki dernek ve kuruluşlara üye ve gözlemci olması ve ayrılması, (Gerekli yasal izinlerin alınması koşulu ile)
  8. Yasa, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri yerine getirmek,
  9. Dernekten çıkarılan üyelerin itirazlarını incelemek ve karara bağlamak, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarılma hakkında son kararı vermek,
  10. Derneğin amaçlarına benzer amaçlı dernek, vakıf, üst birlik ve kuruluşları kurmak, bunlara katılmak veya kurucu olarak katılmak, katılım payını belirleme ve ödeme konularında Merkez Yönetim Kuruluna yetki vermek,
  11. İlgili yasa ve yönetmeliklerde ve Dernek Tüzüğünde Merkez Genel Kurulunca yapılması öngörülen diğer görevleri yerine getirmek, yurt içinde ve yurt dışında şube açılmasına veya kapatılmasına karar vermek
  12. Derneğin üçüncü şahıslara ,Bankalara ve Finans Kurumlarına Borçlanma ve Kredi alması hususunda yönetim kuruluna yetki vermek
  13. Derneğin feshine karar vermek.

OY KULLANMA VE KARAR ALMA YÖNTEM VE BİÇİMLERİ

Madde 22:

Dernek organlarının seçimi gizli oy ve açık sayımla yapılır. Tersine bir Merkez Genel Kurulu kararı olmadıkça, diğer oylamalar açık olarak yapılır.

Tüzükte başkaca bir oran belirtilmemişse Merkez Genel Kurulu kararları, katılan delegelerin çoğunluğu ile alınır. Ancak Derneğin feshi ve tüzük değişikliği ile ilgili kararlar 2/3 çoğunlukla alınır.

MERKEZ YÖNETİM KURULUNUN OLUŞMASI

Madde 23:

Merkez Yönetim Kurulu yedi asil yedi yedek üyeden oluşur. Genel Kurulda gizli oyla seçilir. İlk toplantıda görev bölümü yapar. Görev süresi en fazla 3 yıldır. Görevi sona eren Merkez Yönetim Kurulu üyelerine yeni yapılan Genel Kurulda tekrar görev verilebilir.

Asil üyelerde boşalma olduğunda yedek üyelerin göreve çağırılması zorunludur.

MERKEZ YÖNETİM KURULUNUN GÖREVLERİ

Madde 24:

Merkez Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:

  1. Derneği temsil etmek üzere bir veya birden fazla Merkez Yönetim Kurulu üyesine yetki vermek,
  2. Gelir ve Gider hesaplarını, bilançoyu yapmak, Merkez Genel kurulun onayına sunmak,
  3. Bütçeyi ve bütçe yönetmeliğini hazırlayarak Merkez Genel Kurula sunmak,
  4. T.C. vatandaşı olmayanların üyeliğe kabul edilmesi konumunda Valilik Makamına bildirmek,
  5. Derneğin çalışma alanlarının düzenlendiği Tüzüğün 5. Maddesinde belirtilen görüşmeleri yapmak, sözleşmeler imzalamak,
  6. İç işleyiş yönetmeliklerini hazırlamak ve yürütmek,
  7. Sandık kurmak ve işletme kurmak ve işletmek veya kiraya vermek (Yasal koşullar yerine getirilerek)
  8. Gerekli gördüğünde alt birimler ve kurullar oluşturmak, bu kurulların çalışma koşullarını düzenlemek ve kapatmak,
  9. Dernek adına çalıştırılacak personeli atamak, sözleşme yapmak, personelin ücretlerini saptamak, gerektiğinde işine son vermek,
  10. Merkez Genel Kurulunu gerektiğinde olağanüstü toplantıya çağırmak,
  11. Her türlü satın alma, satma ve harcama işlerini yapmak,
  12. Dernek adına dava açmak, açılacak davalarda taraf olmak,
  13. Dernek Merkez Disiplin Kurulunun görüşü alınarak Dernek Tüzüğüne aykırı hareket eden üyeyi üyelikten çıkarmak,
  14. Dernek çalışmalarının gerektirdiği durumlarda dernek üyelerini görevlendirme kararı almak ve kişilerin görev ve yetkilerini saptamak,
  15. Genel Kurulda alınan kararları yürütmek,
  16. Dernek adına basına ve kamuoyuna açıklamada bulunma kararı almak,
  17. Dernek amacının gerektirdiği çalışmaları yapmak ve bu doğrultuda alınan kararları uygulamak,
  18. Merkez Genel Kurulunun verdiği karar ve yetkiye istinaden yurt içi ve yurt dışında Şubeler açmak ve yetki vermek,
  19. Şubeler arası ve Şube-Merkez iletişimini sağlamak amacı ile bölgesel düzeyde örgütlenme yönergeleri düzenlemek,
  20. Yasa, tüzük ve yönetmeliklerden doğan görevleri yerine getirmek.
  21. Taşınmaz mal kiralamak ve kiraya vermek, satınalmak ve satmak, kira bedellerini tahsil etmek,
    Gayrimenkulleri tapu dairelerinde adımıza şerh ve tescil etmek, üzerinde ipotek ipotek ve rehin hakkı tesis etmek, gerekli vergi ve harçları yatırmak, fazla yatırılmış olanları geri almak, İrtifak hakkı tesis etmek., tüm bu işlemleri takip intac’a,
    ü)Merkez Genel Kurulunun vereceği Yetki ile Derneğin üçüncü şahıslara Bankalara ve Finans Kurumlarına borçlanma ve kredi almak.

MERKEZ DENETİM KURULUNUN OLUŞMASI

Madde 25:

Merkez Denetim Kurulu üç asil üç yedek üyeden oluşur. Olağan Genel Kurulla Görev süresi 3 yıldır. Görev süresi en fazla 3 yıldır. Görevi sona eren Merkez Merkez Denetim Kurulu üyelerine yeni yapılan Genel Kurulda tekrar görev verilebilir. Asil üyelerde boşalma olduğunda yedek üyelerin göreve çağırılması zorunludur.

MERKEZ DENETİM KURULUNUN GÖREVLERİ

Madde 26:

Merkez Denetim Kurulunun görevleri aşağıda belirtilmiştir.

  1. Derneğin hesaplarını ve çalışmalarını, diledikleri zaman veya en geç altı aylık aralıklarla incelemek ve sonuçlarını Merkez Yönetim Kuruluna bildirmek,
  2. Kesin hesap durumunu bir raporla Merkez Genel Kuruluna bildirmek,
  3. Merkez Genel Kurulunu bir ay içinde toplantıya çağırması için gerektiğinde Merkez Yönetim Kuruluna başvurmak, toplantı gerçekleşmezse, toplantının yapılması için yerel Sulh Hukuk Hakimliğine başvurmak.

İÇ DENETİM

Madde 27:

Merkez Denetim Kurulu, Dernek Tüzüğü ve Dernekler Yasası doğrultusunda Derneğin denetimini yapar. Bu konuda gerek görülür ise tüzük hükümlerine göre bir iç yönetmelik hazırlanır.

MERKEZ GENEL KURUL SONUÇLARININ BİLDİRİMİ

Madde 28:

Merkez Genel Kurul seçimini izleyen otuz gün içinde Merkez Yönetim ve Denetim kurulu üyeleri ile Derneğin diğer organlarına seçilen asil ve yedek üyelerin ad, soyad, baba adı, doğum yeri, günü, meslekleri ve ikametgâh adresleri Mülki İdare Amirliğine bildirilir.

ŞUBE

Madde 29:

  1. Şube Genel Kurulu
  2. Şube Yönetim Kurulu
  3. Şube Denetim Kurulu

ŞUBE GENEL KURULU

Madde 30:

Şube Genel Kurulu, Şubeye kayıtlı tüm üyelerden oluşur. Şube Genel Kurulu, Olağan Genel Kurul toplantılarını Merkez Genel Kurul toplantısından en az iki ay önce bitirmek zorundadır. Yeni kurulmuş şubelerde bu koşul aranmaz. Şube Genel Kuruluna Merkez Yönetim Kurulunca bir üye gözlemci olarak gönderilir.

Şubelerin Genel Kurulu Şube Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu, ve Merkez Genel Kurul delegelerini seçer. Şube Yönetim Kurlu önerilerini ve bütçe taslağını görüşür ve karara bağlar, adaylar arasında beş asıl, beş yedek üyeyi Şube Yönetim Kurulu, üç asıl üç yedek üyeyi Denetim Kurulu için seçer. Yasalarda ve Dernek tüzüğünde Genel kurulda yapılması belirtilen diğer görevleri yerine getirir.

Şube Genel Kurulu toplantıları Dernek Yasası ve Dernek Tüzüğündeki Genel Kurul hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilir.

Şube Genel Kurul seçimini izleyen otuz gün içinde şube yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile şubenin diğer organlarına seçilen asil ve yedek üyelerin ad,soyad,baba adı,doğum yeri,günü ,meslekleri ve ikametgah adresleri o yerin mülki idare amirliğine bildirilir..

Şube Genel Kurulu en geç üç yılda bir toplanır.

ŞUBE YÖNETİM KURULU

Madde 31:

Beş asıl beş yedek üyeden oluşur. İlk toplantıda görev bölümü yapar.

Şube Yönetim Kurulu, üyeliğe kabul edileceklerin listesini bir ay içinde Merkez Yönetim Kuruluna bildirmekle yükümlüdür. Merkez Yönetim Kurulunun işleyiş kuralları, Şube Yönetim Kurulu için de geçerlidir.

Şube Yönetim Kurulu, Dernek Tüzüğüne aykırı hareket eden ve dernekler Yasasına göre üyeliğini yitirme durumunda kalan üyeleri, Şube Disiplin Kurulunun görüşünü alarak, karar almak üzere Merkez Yönetim Kuruluna gönderir.

ŞUBE DENETİM KURULU

Madde 32:

Şube Denetim Kurulu üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Merkez Denetim Kurulunun işleyiş kuralları, Şube Denetim Kurulu için de geçerlidir.

GELİRLER

Madde 33:

Dernek gelirleri;

  1. Üye aidatları,
  2. Mal varlığından elde edilen gelirler,
  3. Banka faizleri, devlet tahvili ve benzeri gelirler,
  4. İşletme gelirleri,
  5. Nakit ve ayni yardımlar ile bağışlardır.
  6. Dernekçe yapılan yayınlardan, düzenlenen piyango, balo eğlence, temsil, konser, yarışma ve festivallerden; konferans, sempozyum, sergi, etiket ve gezilerden elde edilen gelirler,
  7. Dinlenme yeri, kitaplık,okul,kurs,yurt,kamp,lokal ve tesislerin işletmesinden elde edilen gelirler,
  8. Yardım toplamayla ilgili yasa ve yönetmeliklere uygun olarak toplanan yardım ve bağışlar,
  9. Devletin, İl Özel İdarelerinin ve yerel yönetimlerin bütçe ve fonlarından aktaracağı yardımlar,
  10. Dernek amacını gerçekleştirmek için Tüzüğün gerektirdiği her türlü çalışmalardan elde edilecek gelirler.
  11. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yerleşik gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliğe haiz olmayan çeşitli özel ve/veya resmi kuruluşlar ile yapılacak sponsorluk anlaşmaları ve buna ilişkin faaliyetlerden elde edilecek gelirler,
  12. İktisadi işletmeler, iştirakler ve ortaklıklardan sağlanacak gelirler,
  13. Gerekli izinler alınmak suretiyle, yurt dışındaki kişi, kuruluş, dernek ve vakıfların yapacağı bağış ve yardımlar.

ÜYELİK AİDATI

Madde 34:

Bir sonraki yılın Asil Üyelik aidatı her yılın kasım ayına kadar, yönetim kurulu tarafından belirlenir ve ilan edilir.
Üyeler bulundukları şubelere veya merkeze aidatlarını öderler. Şubeler, her yılın ilk 3 ayı içerisinde aldıkları yıllık üye aidatlarının %10’nu merkez hesabına aktarırlar. Yeni şubeler ödemelerini kuruluşlarından bir yıl sonra yaparlar.

DERNEK DEFTERLERİ

Madde 35:

Dernek defterleri;

  1. Karar defteri,
  2. Üye kayıt defteri,
  3. Giden ve gelen evrak kayıt defteri,
  4. Gelir –Gider defteri,
  5. Bütçe, kesin hesap ve bilanço defteri,
  6. Demirbaş defteri,
  7. Alındı belgesi kayıt defteri’dir.

DERNEK İKTİSADİ İŞLETMESİ

Madde 36:

Dernek Merkez Yönetim Kurulu kararı ile yasa ve yönetmeliklere göre iktisadi ve işletme kurabilir.

TAŞINMAZ MAL EDİNME

Madde 37:

Dernek amaç ve çalışmaları için gerekli olan taşınmazları Merkez Genel Kurulunun Yetki vermesi üzerine yönetim kurulu kararı ile edinebilir. Satın alınan ve bağış yada vasiyet yoluyla derneğe kalan taşınmaz mallar, Dernek adına tapuya tescilinden itibaren bir ay içinde Mülki İdare Amirliğine bildirilir.

SANDIK KURULMASI

Madde 38:

Dernek, Merkez Yönetim Kurulu kararı ile yasa ve yönetmeliklere göre sandık oluşturabilir.

İZNE TABİ FAALİYETLER

Madde 39:

Dernek, Yönetim Kurulu kararı ile ve bulunduğu yerin en büyük mülki amirliğinden izin alarak Tüzükte gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere,eğitim ve öğretim faaliyetleri için yurt,pansiyon,lokaller, Tesisler açabilir.

TEMSİLCİLİK

Madde 40:

Dernek gerekli gördüğü yerlerde dernek faaliyetlerini yürütmek amacıyla temsilcilik açabilir.Temsilciliğin Tüzel kişiliği ve bünyesinde organları yoktur şube veya dernek genel kurullarında temsil edilemez.Şubeler temsilcilik açamazlar.Temsilciliğin adresi,yönetim kurulu kararıyla temsilci olarak görevlendirilen kişi ve/veya kişiler tarafından o yerin mülki amirliğine (30) Otuz gün içinde yazılı olarak bildirilir.

ULUSLAR ARASI FAALİYETLER,YABANCI DERNEK, KULÜP ve KURULUŞLARLA İLİŞKİ

Madde 41:

Dernek,tüzükte gösterilen amaçları gerçekleştirmek üzere, uluslararası faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir ve yurt dışında Temsilcilik veya şube açabilir.Yurt Dışında Dernek veya üst kuruluş kurabilir veya yurt dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara katılabilir.yabancı derneklerin türkiyede temsilcilik ve şubesini açmak,faaliyetini yürütmek,işbirliğinde bulunmak,üye kabul etmek yetkili merciilerin iznine tabidir…

TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ

Madde 42:

Genel Kurul toplantıya katılanların üçte ikisinin kabul oyu ile tüzük değişikliğine karar verebilir.

FESİH ve SONUÇLARI

Madde 43:

Genel Kurula üyelerin üçte ikisinin katılması ve katılanların üçte iki çoğunluğunun kabul oyu ile feshe karar verilebilir. Birinci toplantıda üçte iki üye hazır bulunmaz ise toplantı ertelenir ve ikinci toplantıda katılan üyelerin üçte iki çoğunluğunun kabul oyu ile feshe karar verilebilir. Feshedilir ise üç kişilik bir tasfiye kurulu oluşturulur. Tasfiye kurulu üç ay içinde gelir ve gider hesaplarını ve ödemeleri yapar. Malvarlığı Genel Kurulun karar vereceği bir derneğe veya vakfa, yoksa Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün önereceği üç dernek veya kulüpten birine bağışlanır. Tasfiye bitince evraklar saklanmak üzere Yönetim Kurulu Başkanı’na verilir.

TÜZÜKTE HÜKÜM OLMAMASI

Madde 44:

Tüzükte yazılı olmayan konularda sırası ile Medeni Yasa, Dernekler Yasası, diğer yasalar, tüzükler ve yönetmeliklere göre sorun çözülür.

KURUCU ADI Baba Adı Ana Adı Doğum Yeri D. Yılı Uyruğu Adresi
Nasuh Mahruki Cafer Ümit İstanbul 1968 TC Yanarsu Sok. 8/1 ETİLER
A.Mehmet Tanrısever Naim Sonje İsveç 1966 TC Bostantüccarı sok. 7/22 BOSTANCI
Nevzat Çetin Ahmet Sevim Ankara 1952 TC Bekar sok. 16/3 BEYOĞLU
M.Feridun Çelikmen Osman Fatma Diyarbakır 1961 TC İbrahimağa sok. 4/21 BOSTANCI
Oral Ülkümen Yaşar Yaprak İstanbul 1958 TC Bağdat cad. 3/2 Şumnu iş hanı KIZILTOPRAK
Alper Sesli Mehmet Tülin Ankara 1967 TC Ethemefendi cad. 12/2-15 ERENKÖY
Kuvvet Lordoğlu A.İhsan Fatma İstanbul 1952 TC Örnek Mh. Esin Sit. E-1 Bl. D:29 ÜSKÜDAR

Akut’un Disiplin Ve Etik Yönetmeliği

akut03

AKUT’UN MİSYONU ve ETİK DEĞERLERİ

AKUT, dağ ve diğer doğa kazalarında, doğal afetlerde, yetki ve imkanı dahilinde tüm koşullarda, zor durumda kalmış, yardıma ihtiyacı olan, yardım talep eden herkesin yardımına koşan; bunu yaparken eğitimli, disiplinli, standartları yüksek ekip ve ekipmanlar kullanan, toplumu bilgilendiren, eğiten, siyaset ile uğraşmayan, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir sivil toplum kuruluşudur.

AKUT’UN DEĞERLERİ

  • Gönüllülük
  • Karşılıksız
  • İnsan hayatına değer vermek
  • Dürüstlük
  • Güvenilirlik

ETİK ve ETİK DEĞERLERİMİZ

AKUT başlangıçta dağ ve doğa kazalarında kazazedelere yardım edebilmek amacı ile az sayıda dağcı tarafından kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. Başlangıçta birbirleriyle uyum içinde ve birbirlerini yakından tanıyan bu insanlar, kendi aralarında tartışarak, konuşarak kendilerine göre bir ETİK ve MİSYON tayin etmişlerdir. Yazılı olmasa da kafalarında yerleşmiş olan bu ETİK ve MİSYON herkes için aşağı yukarı aynı ve belirlenmiş idi. Ancak Adana-Ceyhan depremi ile başlayan ve 17 Ağustos depremiyle devam eden süreçte, AKUT’un misyonu ile birlikte, üye sayısı artmış ve üye profili de değişikliğe uğramıştır. Dolayısı ile insanların ve fikirlerin çoğaldığı bir ortamda, kavram kargaşasının yaşanabileceği, etik, ilke ve amaçların kaybolabileceği, değişebileceği düşüncesi göz önüne alınarak, katılacak yeni üyelere ve kamuoyuna, Vakfın ve Derneğin ETİK değerlerinin, İLKE ve AMAÇLARININ doğru anlatılabilmesi için, bu değerlerin tespit edilerek yazılı hale getirilmesi amacıyla bu Disiplin ve etik yönetmeliğinin düzenlenmesi zorunlu olmuştur. Doğaldır ki bu süreç ve değişen dünya düzeni içersinde, etik değerlerde ve amaçlarda değişiklikler olabilecektir. Önemli olan yukarıda saydığımız “Gönüllülük, Karşılıksız, İnsan hayatına değer vermek, Dürüstlük, Güvenilirlik” gibi temel ilkelerinde bir sapmanın ve uzaklaşmanın olmaması, tüm üyelerin bu asgari müştereklerde birleşmeleridir.

  • İnsan hayatını kurtarmak AKUT’u var eden birinci ETİK değerimizdir. Geriye dönüp baktığımızda AKUT’un varoluşunda arkadaşlarını dağ kazalarında kurtarmak ve onlara yardım etmek isteyen dağcıların çabalarını görürüz ve bu AKUT’un kurulma amacıdır. Daha sonra bu misyon genişleyerek doğal afetleri de içine alarak büyümüş ve AKUT’u uluslararası bir düzeye taşımıştır.
  • Gönüllülük ve karşılıksız yardımseverlik: Dağ ve doğa kazalarında, doğal afetlerde ya da yardım gereken herhangi bir kazada insanlara yardım etmeyi amaçlayan AKUT’un, bunu yaparken MİSYONU gönüllülük esasına dayalı olup, hiçbir bir maddi ya da manevi menfaat beklentisi yoktur. Bu da AKUT’un ikinci ETİK değeridir.
  • Dürüstlük ve güvenilirlik: Herhangi bir çıkar gözetmeksizin gönüllü olarak insan hayatını kurtarmayı amaç edinmiş AKUT üyesi, afet zamanı kazazedelere, normal hayatta birbirlerine ve kamuoyuna karşı her ne sebeple olursa olsun dürüst, tutarlı, güvenilir olmak zorundadır. Bu da üçüncü ETİK değerimizdir.
  • Bağımsızlık: AKUT maddi ve manevi bakımdan bağımsız olmalıdır. AKUT’un, hayatını idame ettirebilmesi ve operasyon, eğitim, tatbikat, mal ya da malzeme ihtiyacı vs. gibi giderlerini karşılayabilmesi için, bağış ya da sponsorluk antlaşmalarına ihtiyacı vardır. Ancak AKUT bu anlaşmaları yaparken, kendini bağlayıcı, kısıtlayıcı, taraf yapıcı, engelleyici anlaşmalardan kaçınmalıdır. AKUT sadece Atatürk İlke ve İnkılaplarına, Reformlarına, T.C. kanunlarına, Türk halkına, örf ve adetlerine bağlı kalmalı, onu sadece ülke çıkarları ve temel insani değerler sınırlayabilmelidir; yani bağımsızlık önemli ETİK değerlerimizden biri olmalıdır.
  • Medyatik olmamak: AKUT varlığını sürdürürken, bazen tanıtım amaçlı, bazen kamuoyuna bilgi vermek, bazen de eğitim amaçlı medya ile ilişkiye girecektir. Bu ilişkiler belirlenmiş, görevlendirilmiş kişiler tarafından yapılmalıdır. Hiçbir zaman kişiler ön planda değil, sadece AKUT ön planda olmalıdır. Hiçbir AKUT üyesi AKUT’u kullanarak kendine bir menfaat sağlamamalıdır. AKUT adının ve AKUT’lu kimliğinin zedelenmesi önlenmelidir. Medyaya bilgi verirken doğru, dürüst, yayıncılık ilkelerine uygun davranılmalı, karşı taraftan da aynı dürüstlük beklenmeli ya da istenmelidir. Medya ile her zaman ölçülü ilişki sürdürülmeli, gereksiz sürtüşmeye tartışmaya girilmemelidir. Operasyonlarda medyaya verilecek ya da arşive koyulacak fotoğraf, film, dia vs. gibi çekimler görevlendirilmiş kişiler tarafından yapılmalı, tek elde toplanmalı ve tek elden, yetkili kişiler tarafından dağıtılmalıdır. Yani AKUT’un bir etik değeri, medya ile doğru biçimde ve yan yana olmak, medyatik olmamaktır.
  • Açıklık: AKUT ve AKUT üyeleri, her zeminde açık ve şeffaf olmalıdır, hiçbir şey gizli ya da saklı olmamalıdır. Bu hem kamuoyuna karşı hem de üyelere karşı geçerlidir. Halkımızın ve devletimizin desteğiyle varolduğumuza göre, yaptığımız her iş için hesap vermeye açık olmalıyız. Üyeler de birbirlerine karşı açık ve dürüst olmalı, hesap verebilmelidir. Açıklanamayan, tanımlanamayan gizli gruplaşmalar, AKUT’un birlik ve bütünlüğünü tehlikeye atan ilişkilerdir.
  • Amacımız gelir sağlamak olmamalıdır: Bilindiği gibi AKUT halkın, devletin ve sponsorların bağışları ve yardımları ile hayatını idame ettirmektedir. Ancak bu bağış ve yardımlar hayatını idame ettirebilmek için yetmemektedir. İleride kanuni olanakların elde edilmesi durumunda, belki ticari işletmeler kurulacak, ticaret yapılacaktır. Ancak bu işletmelerin amacı salt AKUT’a gelir elde ettirmek değil, operasyonlara gidebilmek, yaşamasını idame ettirmek, halka eğitim vermek gibi kuruluş ve etik değerlerindeki amaçlarını gerçekleştirebilmek amacı ile gelir elde edebilmektir.

AKUT ARAMA KURTARMA DERNEĞİ ve AKUT VAKFI DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ

AMAÇ

AKUT Arama Kurtarma Derneği ve AKUT Vakfı dağ ve doğa kazalarında, doğal afetlerde, yetkin olduğu tüm koşullarda ihtiyaç duyan herkes için, eğitimli, disiplinli kadrosu ve ekipmanları ile gönüllü olarak arama kurtarma yapmak, topluma eğitim vermek bilinçlendirmek amacı ile kurulmuş, kamu yararına çalışan, tamamı ile gönüllülük ilkesiyle ve siyasetle uğraşmayan bir kurumdur. AKUT’un bir misyonu, vizyonu ve etik kuralları vardır. Disiplin Kuralları, bu vizyon, misyon ve etik kuralları korumak, AKUT’un iç huzurunu sağlamak, disipline etmek, yönetim kurulu ve birimler tarafından alınan kararların düzgün yürütülmesini ve işleyişini sağlamak, işlenen suçları cezalandırmak amacı ile hazırlanmıştır. Disiplin Kurulu da bu kuralların işleyişini sağlamak, üye haklarını ve AKUT’un haklarını korumak, huzuru sağlamak, üye şikayetlerini dinlemek, soruşturmak, incelemek ve verilen kararı Yönetim Kurulu’na gerekenin yapılması için iletmektir.

AKUT Disiplin Yönetmeliği, Gerek Dernek Gerekse Vakıf üyesi olan AKUT üyeleri tarafından işlenebilecek, disiplin suçu olarak kabul edilen eylemleri tanımlar. AKUT Disiplin Kurulu’nun yetkilerini belirler. AKUT Disiplin Yönetmeliği, asil üyelerini bağladığı ölçüde, henüz asil üyeliğe geçmemiş, ancak kendi isteği ve insiyatifi ile gönüllü müracaat formunu doldurmuş, AKUT faaliyetlerine aktif olarak katılan, ADAY ve GÖNÜLLÜ ÜYELERİ de aynı ölçüde bağlamaktadır. Yani gönüllü formunu dolduran her aday, bu disiplin yönetmeliğini kabul etmiş sayılacaktır. Yönetmelikde geçen “AKUT” adı, Arama Kurtarma Derneği’ni ve AKUT Vakfını “DERNEK” sözcüğü AKUT Arama Kurtarma Derneği’ni,”VAKIF” AKUT Vakfını “ÜYE” sözcüğü AKUT Arama Kurtarma Derneği ve AKUT Vakfının asil üyelerini, aday üyelerini ve gönüllü üyeleri ifade etmektedir. “AKUT’UN KURUMSAL KİMLİĞİNİ TEMSİL EDEN NESNELER” ifadesi üzerinde AKUT logosunu, amblemini, temsili renklerini taşıyan ve AKUT’u ifade eden eşyaları, “DERNEK MALLARI” AKUT’a ait taşınabilir ya da taşınmaz malları, “İYİ NİYET” kavramı T.C. Medeni Kanunu’nda tarif edilen iyi niyet kavramını ifade etmektedir. Bu yönetmelik 2010-2012 döneminde görev yapan YÖNETİM KURULU’nun talebi üzerine, DİSİPLİN ve ETİK KURULU tarafından hazırlanmış, Eylül 2011 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir.

YETKİ

AKUT Disiplin Kurulu, kendi arzusu ile ya da bir üyenin yazılı şikayeti üzerine, bu yönetmelik maddelerini esas alarak üye hakkında disiplin soruşturması açabilir. Disiplin Kurulu soruşturmasını tamamladıktan sonra, görüşlerini ve kararlarını YÖNETiM KURULU’nun onayına sunar. Yönetim Kurulu verilen kararı veya Disiplin Kurulu’nun görüşlerini onaylamak, değiştirmek ya da reddetmek hakkına sahiptir.

KURULUN OLUŞUMU

Disiplin Kurulu 3 asil 1 yedek üyeden oluşur. Bu üyeler Yönetim Kurulu tarafından atanır ya da görevden alınır, üyelerden birinin istifa etmesi ya da eksilmesi/ölmesi halinde yerine YK tarafından yenisi atanır. Kararlar oy birliği ya da oy çokluğu ile alınır. Asil üyelerden birinin eksilmesi halinde yedek üye onun yerini alır ve oy kullanabilir. Toplantı üyelerin çoğunluğunun katılımıyla yapılır. Disiplin Kurulu kendi içinde ya da YK tarafından seçilen bir başkan tarafından yönetilir. Başkan, toplantıyı idare eder ve YK ile teması sağlar. Seçilecek bir sekreter de yazışmaların yürütülmesini sağlar. Disiplin Kurulu üyelerinden herhangi biri hakkında bir disiplin soruşturması açılması Yönetim Kurulu kararı ile mümkündür. Bu durumda YK, soruşturma açılan üyeyi soruşturma bitene kadar görevinden alır, yerine bir başka üye atar. Soruşturma sonunda üye hakkındaki karara göre yeniden görevine iade eder ya da azleder.

ÇALIŞMA BİÇİMİ

Disiplin Kurulu kendi isteği yada yazılı bir şikayet üzerine soruşturma açar. Hakkında soruşturma açılan ya da şikayet dilekçesi verilen üyeyi, yazılı ya da sözlü olarak davet eder. Daveti kabul etmeyen ya da savunma vermek istemeyen üye hakkında, Disiplin Kurulu bir karar vererek kararını Yönetim Kurulu’na sunar. YK bu kararı onaylamak, değiştirmek, ya da reddetmek hakkına sahiptir. Disiplin Kurulu, soruşturma esnasında adı geçen başka üyelerin de görüşüne başvurabilir. Karar, Yönetim Kurulu tarafından üyeye bildirilir ve hakkında verilmiş olan ceza insan kaynakları bölümüne bildirilerek siciline işlenir.

HÜKÜMLER

Aşağıda tanımlanan eylemler disiplin suçu sayılacaktır.

  1. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına karşı gelmek, suç olarak tanımlanan eylemlerde bulunmak, ceza almak.
  2. AKUT’u temsil ederken, ya da AKUT’un kurumsal kimliğini temsil eden nesneleri taşırken veya kullanırken AKUT’a zarar verecek, prestijini sarsacak hareketlerde bulunmak.
  3. AKUT’a ait mal, malzeme ve araçları, özel işlerinde kullanmak, korumamak, hor kullanmak, kaybetmek, bunlara zarar vermek ve zamanında iade etmemek.
  4. AKUT’a ait mal, malzeme, araç ve gereçleri, evrakları, birimin ya da sorumlusunun izni olmadan almak, kullanmak, yerini değiştirmek, depolama düzenini bozmak, AKUT dışına çıkarmak, üçüncü şahıslara göstermek ya da vermek.
  5. Yetkili birim ve kişilerin haberi ve izni olmadan bağış kabul etmek, alınan bir bağışı yada AKUT’a ait para yada malzemeyi zimmete geçirmek,hesabını verememek.
  6. Bilerek ve isteyerek, AKUT adını ya da AKUT kurumsal kimliğini temsil eden nesneleri (giysi, kartvizit, kimlik, amblem, logo, araç, çıkartma vb.) kullanmak suretiyle maddi ya da manevi çıkar elde etmek.
  7. AKUT ile ilgili herhangi bir konu ya da kişi hakkında, AKUT içinde ya da dışında, kamuoyuna karşı prestijini zedeleyecek konuşmalar yapmak, asılsız, haksız, gerçeklerle bağdaşmayacak eleştirilerde bulunmak, AKUT’a zarar vermek.
  8. Yetkisi ve görevi olmadığı halde, ilgili birimin sorumlusu ya da görevlendirilmiş kişinin izni olmadan, kişi, kurum ve kuruluşlarla AKUT adına görüşmeler yapmak, taleplerde bulunmak, bağlayıcı sözler vermek, anlaşmalar yapmak vb davranışlarda bulunmak.
  9. İlgili birim ya da görevlinin izni olmadan basın kuruluşları ile görüşmek, AKUT adına açıklamalarda bulunmak, demeç vermek, yorum yapmak.
  10. İyi niyet kavramıyla bağdaşmayacak şekilde hareketlerde bulunmak, genel ahlak ve terbiye kurallarına uymamak.
  11. Bir başka üye hakkında mesnetsiz, ispatsız, rencide edici, karalayıcı, küçük düşürücü konuşmalar yapmak, suçlamak, iftira atmak, sataşmak, taciz ya da tehdit etmek, küfretmek, yalan söyleyerek zor durumda bırakmak.
  12. AKUT içinde ya da AKUT ile ilgili bir ortamda, siyasi, ahlaki, vicdani hayat görüşünü, üyeleri rahatsız edecek ve derneğe zarar verecek şekilde açıklamak, empoze etmeye çalışmak, tartışma ortamı yaratmak vb. hareketlerde bulunmak.
  13. AKUT sınırları içinde ya da AKUT ile ilgili bir ortamda, ateşli silah taşımak, teşhir etmek, arama kurtarma faaliyetlerinde ve operasyonlarda kullanılacak aletlerin dışında kesici, yaralayıcı ve öldürücü sayılabilecek, kanunen suç sayılan aletleri bulundurmak, taşımak veya teşhir etmek.
  14. AKUT sınırları içinde yada AKUT ile ilgili bir ortamda, üzerinde AKUT kıyafetleri yada sembollerini taşırken sigara içmek, alkol almak ya da alkollü dolaşmak.
  15. Tıbbi zorunluluk haricinde uyuşturucu ve keyif verici gibi maddeler kullanmak.
  16. Üzerine aldığı yetki ve sorumlulukları aşmak, ihmal etmek, kötüye kullanmak, suistimal etmek, baskı ve iltimas aracı olarak kullanmak.
  17. Üzerine aldığı görevleri mazereti olmaksızın geciktirmek, yavaşlatmak, işleri engellemek.
  18. Sanal ortamlarda,AKUT’a zarar verecek yorumlar yapmak,tartışmalara girmek,AKUT’u ilgilendiren fotoğraf veya videolar yayımlamak vb hareketlerde bulunmak.
  19. Yetkili birim ya da kişilerce alınmış kararlara belirlenmiş kurallara ve işleyişlere uymamak, karşı gelmek, değiştirmeye çalışmak.
  20. Bir üye ya da gönüllünün AKUT içinde ya da birimlerde çalışmasını, görev ve sorumluluk almasını geçerli bir nedeni olmadan engellemek, engellemeye çalışmak.
  21. Herhangi bir birim ya da sorumludan bilgi almak isteyen üyeye bilgi vermemek, engellemeye çalışmak, kasıtlı olarak yanlış bilgi vermek, yalan söylemek.
  22. Şikayet hakkını suistimal etmek, kötüye kullanmak, bu hakkı diğer üyeler üzerinde küçük düşürücü ve baskı aracı olarak kullanmak.
  23. AKUT ile ilgili herhangi bir konuda açıklanamayan, tanımlanamayan gizli toplantılar yapmak, gruplaşma ve hizipleşmelere neden olmak.
  24. AKUT içinde şahsi kin ve kızgınlıklarını ön plana çıkarmak, bu durumunu AKUT işlerine karıştırarak derneğe zarar vermek.
  25. Disiplin Kurulu soruşturmasında disiplin kurulunu oyalamak, kurula yalan beyanda bulunmak.
    Belirlenen yazılı disiplin kuralları dışında herhangi bir disiplin suçunun işlenmesi durumunda, Disiplin Kurulu ve Yönetim Kurulu’nun yapacağı ortak değerlendirme sonucunda vereceği karar geçerli olacaktır.
    Yukarıda yazılı Disiplin Kurallarına ek madde konması, çıkarılması ya da değiştirilmesi, DK ve YK’nın yetkisi dahilindedir. DK ve YK istediği takdirde karar alarak ek madde koyabilir, maddeleri değiştirebilir ya da kaldırabilir. Disiplin suçu işlenmesi durumunda verilecek cezalar aşağıda belirtilmiştir.

    1. Uyarı (sözlü yada yazılı)
    2. İhtar
    3. Kınama
    4. Uzaklaştırma (1 ile 6 aya kadar)
    5. İhraç (Yönetim Kurulu’nun onayına sunulmak üzere tavsiye kararı alarak)
  26. AKUT Disiplin ve Etik Yönetmeliği 23 maddeden oluşmakta olup 15.Eylül.2011 Tarihinde hazırlanarak yürürlüğe girmiştir.

DİSİPLİN KURULU

Akut’un Misyon Ve Değerleri

akut02

AKUT’UN MİSYONU

Dağ ve doğa koşullarında meydana gelen kaybolma ve kaza olaylarında, deprem, sel gibi doğal afetlerde ve büyük kazalarda, tamamen gönüllü olarak, amatör bir çalışma ve profesyonel bir yaklaşım ile, başı dertte olan kişilere en kısa sürede ulaşmak, yardım için gereken uygun koşulları yaratmak, doğru arama ve kurtarma çalışması yaparak, kazazedelere temel ilkyardım desteğini sağladıktan sonra emniyetli oram koşullarına nakillerini sağlamak, bu tür olaylarda can kaybını en aza indirmek ve arama kurtarma konularında toplumu bilgilendirmek derneğimizin temel amacıdır.

AKUT’UN DEĞERLERİ

  • Gönüllülük
  • Karşılıksız yardımseverlik
  • İnsan hayatına değer vermek
  • Dürüstlük
  • Güvenilirlik

Akut’un Tarihçesi

akut01

1994 senesinde Bolkar Dağlarında kaybolan 2 üniversite öğrencisinin 14 gün arandığı ve sonuçsuz kalan arama çalışmalarının akabinde, dağları iyi bilen fakat arama kurtarma konusunda bilgileri sınırlı olan bir grup dağcı bir araya gelerek 1995 senesinde AKUT’u kurmuştur. Bu grup, aynı yıl AKUT ismi altında,  Uludağ’da ilk kurtarma faaliyetini gerçekleştirmiştir. Dernek 14 Mart 1996 yılında “AKUT Arama Kurtarma Derneği” adı altında resmî kuruluşunu tamamlamıştır.

Kuruluşunun başında hedefi, dağlarda ve diğer zorlu doğa koşullarında doğru ve etkin arama kurtarma faaliyetleri düzenlemek olan AKUT 1997 yılının Ocak ayında deprem eğitimini, Haziran ayında ise ilk sel eğitimini alarak, talep edildiği takdirde doğal afetlerde de ilgili resmî kurumlara yardımcı olabilir hale gelmiştir. 1998 senesinde, Adana-Ceyhan depreminde gösterdiği yararlılıklar nedeniyle, Bakanlar Kurulu kararıyla 19 Ocak 1999’da “Kamu Yararına Dernek” statüsü almıştır.

AKUT, Arama kurtarma operasyonlarına ve kendi içerisindeki yapılanmasını sürdürmeye devam ederken, 17 Ağustos 1999 tarihinde Marmara Depremi meydana gelmiştir. Bu süreçte AKUT 150 gönüllüsü ile çalışarak 200’ün üzerinde insanın hayatını kurtarmıştır. 17 Ağustos 1999 öncesinde ülkemizde arama kurtarma konusuna odaklanmış tek gönüllü dernek olan AKUT, birçok sivil toplum örgütü ile kamu ve özel sektör kuruluşlarının arama kurtarmaya bakış açılarını, yaklaşımlarını değiştirerek yeni atılımların da öncüsü olmuştur.
AKUT yalnızca Türkiye’de değil yurt dışında da bilgi ve birikimini faydaya dönüştürmek ve insan hayatı kurtarmak için faaliyetlerde bulunmuştur. Marmara Depreminin hemen ardından gelen Yunanistan-Atina depreminde, arama kurtarma çalışmalarında aktif olarak görev almıştır. Atina depreminin ardından yine 1999 yılında Tayvan, 2001 yılında Hindistan, 2003 yılında İran,  2005 yılında Pakistan, 2010 yılında Haiti depremlerinde arama kurtarma; 2000 yılındaki Mozambik selinde ise tıbbi destek çalışmaları gerçekleştiren AKUT, uluslararası alanda konumunu günbegün geliştirmiştir.

1999 yılından beri Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında bulunan Arama Kurtarma Danışmanlık Grubu INSARAG’ın üyesi olan AKUT, tüm dünyada uluslararası standartlara uygun, arama kurtarma ekipleri içinde deprem konusunda en deneyimli ve bilgili ekiplerden biri haline gelmiştir. INSARAG standartlarına göre “Ağır Arama Kurtarma Ekibi” (Heavy) ve “Orta Ölçekli Arama-Kurtarma Ekibi” (Medium) olmak üzere gerçekleşen sınıflandırma içerisinde AKUT, “Sınıflandırılmış Orta Seviye Ekip” grubunda Türkiye’de bu sertifikayı alarak ilk olmuştur.
Gücünü vatan ve insan sevgisinden alan AKUT bugün ülke genelinde 35 ekibi ve kurulma çalışmaları devam eden yeni ekipleriyle, sayısı her geçen gün artan gönüllüleriyle, çalışmalarına özveri ve kararlılıkla devam eden bir arama kurtarma grubudur.

Türkiye’nin en güvendiği kurumlardan biri olan AKUT, sosyal sorumluluk anlayışıyla toplumumuzu bilinçlendirmeye yönelik faaliyetlerine de aralıksız devam etmektedir. Seminer birimimiz bu kapsamda yılda ortalama 2.000 oturumla, 100.000 kişiye ulaşarak “Temel Afet Bilinçlendirme” ve “Deprem Bilinçlendirme” seminerleri vermektedir.

Yine “Hayata Devam Türkiye” projemiz kapsamında AKUT tırımız Anadolu’yu karış karış gezerek 5 yılda 60.000 km. yol kat etmiş 52 il, 174 ilçede toplamda 5,5 milyon kişiye ulaşarak ve “Deprem Bilinçlendirme” semineri vermiştir.

AKUT Çocuk Akademisi, AKUT Spor Kulübü, AKUT Kültür Sanat Kulübü, AKUT Kent Gönüllüleri, AKUT Öğrenci Toplulukları, AKUT Vakfı gibi yapılanmalarıyla, her yaş grubundan bireye ulaşmayı hedefleyen AKUT, % 100 gönüllülük esasıyla işleyişine devam etmekte; bağışlar ve kurumlara verdiği eğitimlerle mali kaynak sağlamaktadır.

AKUT, kurulduğu günden bugüne dek gerçekleşen 1736 operasyonda 1997 kişiyi, 326 hayvanı kurtarmış ve 286 ex bireyi de bulundukları yerden kurtararak sağlık ekiplerine teslim etmiştir.